?>
?>
Rüyada tarihi bir yapı görmek, geçmişe yönelik nostaljik bir yolculuğu simgeler. Kimi zaman, bu tür rüyalar hayatınızdaki belirli bir dönemle hesaplaşmanız gerektiğine dair bir çağrı olabilir. Belki de geçmişte yaptığınız bir seçimle yüzleşmenin zamanı gelmiştir. Bu yapılar, adeta bir zaman makinesi gibi çalışarak, geçmiş günlerinizi hatırlatır. Kendinizi o anın içinde bulmak, sizi düşündürtebilir.
Kişisel Gelişim ve Farkındalık
Tarihi yapıların rüyanızdaki varlığı, kendinizi ve hayatınızı sorgulamanız için bir fırsat sunar. Belki de hayatınızda bazı şeyler yolunda gitmiyor ve bu yapı, size geleceğiniz için sağlam bir temel oluşturma çağrısı yapıyor. Unutmayın ki, tarihin derinliklerinde gizli dersler vardır ve bu rüyalar, hayatınızı yeniden şekillendirmek için size bir fırsat sunuyor olabilir.
Kültürel Bağlar ve Geçmişle Yüzleşme
Bu tür rüyalar, aynı zamanda kültürel kimliğinizle de bağlantılıdır. Tarihi yapılar, ait olduğunuz toprakların ve toplumun geçmişine işaret eder. Rüyanızda böyle bir yapıyı görmeniz, köklerinizi keşfetme arayışınızın bir parçası olabilir. Belki de atalarınıza ait bir hikaye ya da unutulmuş bir kültürel unsuru anlamaya yönelik bir istek içerisindesinizdir.
Kısacası, rüyada tarihi yapı görmek, yalnızca bir görüntü değil; geçmişle, kendinizle ve geleceğinizle kurduğunuz bağların derinliklerinde yatan zengin bir anlam barındırır.
Birçok insan rüyasında, Ayasofya gibi muazzam bir yapının önünde duraklar. Nedenini merak ediyor musunuz? Tarihi yapılar, kolektif hafızamızda yer etmiş anılara kapı aralar. Rüyanızda gördüğünüz her bir taş, bir hikaye anlatır, duygularınızı harekete geçirir. Bir çağın tanığı olan bu yapılar, geçmişteki olayların sırlarını saklar. Belki de rüyanızda karşınıza çıkan bir katedral, içsel huzursuzluklarınızı simgeliyor.
Gözlerinizi kapattığınızda bir kale veya tapınak gördüğünüzde, bu yapılar yalnızca fiziksel varlıklardan ibaret değildir. Onlar, benliğinizi temsil eden sembollerdir. Bir kütüphane, bilgiye açılan kapıyı gösterebilirken, bir saray, kişisel başarı ve güç arzusunu simgeler. Rüyalarımızdaki bu semboller, gelecekteki seçimlerimize de ışık tutar. Sıklıkla deniz kenarındaki bir liman gibi, yaşam yolculuğumuzda durak noktalarımızı işaret eder.
Tarihi yapılar rüyalarımızda yalnızca dekoratif öğeler değildir. Her biri, geçmişin derinliklerinden gelen hikayeleri ve duyguları taşır. Rüyalarımızda bu yapılarla karşılaşmak, geçmiş ile bugün arasında köprüler kurmamızı sağlar. Unutmayalım ki, her rüya bir anlam ve mesaj taşır; bu mesajları çıkarmak ise bizim elimizde. Rüyalar, hayatın karmaşasında kaybolmamamız için bizi yönlendiren küçük fısıldamalardır.
Bir rüyada tarihi bir yapı, geçmişin yankılarını dinlediğimizin işareti olabilir. Bu tür bir rüya, sadece mimarisiyle değil, aynı zamanda bizlere anlattığı hikayeleriyle de önem taşıyor. Mesela, bir kalenin duvarlarında binlerce yılın hikâyesi saklıdır. Belki de bu, sizin de hayatınızdaki mücadelelerin ve dirençlerin bir yansımasıdır. Yani, rüyada gördüğünüz şeyler, doğrudan ruhunuzun derinliklerindeki savaşları veya başarıları temsil ediyor olabilir.
Heykeller, surlar ve taşların anlamı nedir? Taşlar, dayanıklılığı ve kalıcılığı simgeler. Rüyanızda bir heykel görüyorsanız, hayatınızdaki kalıcı değerleri sorguluyor olabilirsiniz. Belki de geçmişte yaşadığınız bir olayın izlerini hala taşıyorsunuz ve o anları yeniden yaşamak istiyorsunuz. Sur, bir koruma mekanizmasıdır; bu nedenle bu tür rüyalar, psikolojik bir savunma mekanizmasının sembolü olarak algılanabilir. Geçmişten gelen yaralarınıza karşı koymak veya onlarla barışmak isteğinizin bir göstergesi olabilir.
Bu tür rüyalar, sadece kişisel anlamda değil, toplumsal ve kültürel anlamda da derin bir içgörü sunar. Geçmişteki olayların ve deneyimlerin bilinçaltınıza nakşedildiği bu rüyalar, tarihin canlı birer yansıması gibidir. İster bir anı, ister bir ders olsun, bu yapılar geçmişin izlerini taşır ve insanın içsel yolculuğunda önemli bir yer tutar. Her bir taş, her bir duvar, belleklerimizin anımsatıcılarıdır.
Rüyalar ve yapılar arasındaki bağ, soyut düşünceler ile somut ifadeler arasında bir köprü kurar. Düşünsenize, eski bir caminin ihtişamında sevdiklerinizle geçirdiğiniz keyifli anları yeniden yaşamak. Bunu sağlamak, rüyalarımızda o tarihi yapının gölgesinde yaşamakla mümkün. Gözlerinizi kapattığınızda, yapının mimarisi sizi geçmişe götürürken, hayali bir zamanı yeniden inşa ediyorsunuz. İnsanın doğası gereği, geçmişteki olayları etkileyici nesnelerle bağdaştırma ihtiyacı içindeyiz. Eski bir yapının etkileyici silueti, ruhumuzu sarmalar ve tarihimizin özünü bir nebze olsun hissetmemizi sağlar.
Sembolik yük, hem bireysel hem de toplumsal hafızanın bir parçası olarak karşımıza çıkar. Rüyalardaki tarihi yapılar, bize ait olan ya da ait olmak istediğimiz zaman dilimlerinin bir yansımasıdır. Bu yapılar, kültürel kimliğimizin ve geçmişimizin önemli parçalarıdır. Ancak sadece görsel bir deneyim değil; aynı zamanda duygusal bir yolculuktur. Bir kapıdan geçmek, geçmişin kokusunu almak gibidir. Anneyi, babayı, eski bir dostu hatırlatır. Rüyalar, işte bu yüzden çok değerlidir; zira onlar aracılığıyla kendimizi, köklerimizi ve geçmişimizi yeniden keşfederiz. Geçmişin gölgesinde ilerlemek, belki de bugünün anlatmak istediklerinin en iyi yoludur.
İnsan zihni, uyku esnasında gerçeklikle hayal arasında ince bir sınırda dans ederken, rüyalar adeta bir sığınak gibi karşımıza çıkar. Rüyalarımız, geçmişin tarihi yapılarıyla bezenmiş birer penceredir; geçmişin izlerini günümüze taşıyan, ruhsal durumumuzu yansıtan derin bir anlam barındırır. Peki, rüyalarımızda gördüğümüz tarihi yapılar neden bu kadar önemli?
Bir kaleye, bir antik tiyatroya veya ihtişamlı bir saraya girerken hissettiğiniz duygular, sadece o anın değil, geçmişin de yankılarıdır. Bu yapılar, hayatı yaşarken belki de hiç farkında olmadığımız duygusal derinlikleri ortaya çıkarır. Rüyalarımızda bu yapılar belirdiğinde, kendimizi o anın içinde bulmak, adeta kendi geçmişimize bir yolculuk yapmaktır. Hayatın getirdiği karmaşanın içinde, ruh çağıran bu yapılar, içsel yolculuklarımızda bize rehberlik edebilir.
Rüyada gördüğümüz bu yapılar, bilinçaltımızın bir yansıması olarak da düşünülebilir. Belki de o tarihi kalenin içinde kaybolmak, derinlerdeki korkularımızla yüzleşmektir. Ya da o antik tiyatrodan sahne alıp, kendi hikayemizi yazmak. İşte bu, ruhsal bir arınma fırsatı sunar. Rüya âleminde geçmişle günümüz arasında kurduğumuz bu bağlar, içsel huzurumuzu bulmamıza yardımcı olabilir.
Her rüyada karşımıza çıkan bir tarihi yapının arkasında, unutulmuş bir hikaye yatar. Belki de hiç bilinmeyen bir savaş, kaybedilen bir aşk ya da kazanılan bir zafer… Bu hikayeler, sadece geçmişin izleri değil, aynı zamanda bugünkü hayatımızın da şekillendiricileridir. Rüyalar, bize bu hikayeleri hatırlatarak, içsel mücadelelerimizi anlamamıza yardımcı olur. Hayal dünyasında aradığımız sığınaklar, geçmişin ve bugünün iç içe geçmiş gerçekleridir.
Birçok insan, bir rüyasında muazzam bir kale ya da görkemli bir mabetle karşılaştığında, bunun sadece bir hayal olduğunu düşünür. Ama daha derinlere inersek, bu tür yapılar aslında hangi duygularla başa çıktığımızı gösteren işaretlerdir. Rüyada bir tarihi yapının içinde bulunduğunuzda, belki de geçmişte yaşadığınız bazı deneyimlerin ya da unutulmuş anıların sizi çağırdığını hissediyorsunuz. Bize hatırlatılan bu anılar, geleceğimizi şekillendiren temelleri oluşturur.
Tarihi yapılar, pek çok kültürde olduğu gibi, bizde de güçlü semboller taşır. Bir kaleyi görmek, belki de kendinizi bir savaşın içinde hissettiğinizi simgeler. Zira kaleler, savunmanın ve kararlılığın sembolüdür. Diğer yandan, bir cami ya da kilise görmek, ruhsal bir aydınlanma ya da inanç arayışı içinde olduğunuzu gösterebilir. Hayal dünyasında bu yapılar, aslında zihin yolculuğu yapmanın kapılarını aralar.
Peki, rüyada tarihi bir yapıda neden bulunuyoruz? Kimi zaman yalnız hissettiğimiz anlarda, bu yapılar geçmişteki sıcak anları hatırlatabilir. Unutmayalım ki, tarihî yapılar aslında zamansızdır; bize geçmişle bugün arasında bir bağlantı sunar. Bu, yaşamda yol bulma çabamızın bir parçası olabilir. Rüyalar, bize belirsizliklerimizi hatırlatırken, aynı zamanda güçlenme fırsatımızı da sunar. O yüzden, bir rüyada karşılaştığımız tarihi yapıları dikkatlice incelemek, hayatın içindeki sırları açığa çıkarmak için harika bir fırsattır.
Rüyada tarihi yapı görmek, geçmişe olan özlemi, kültürel değeri ve kökleri sembolize eder. Bu rüya, aynı zamanda kişinin hayatında köklü değişimler, dönüşüm ve yeni başlangıçlar yaşayacağına işaret edebilir. Ayrıca, rüya sahibinin kültürel mirasına duyduğu bağlılığı da yansıtabilir.
Rüyada tarihi yapı görmek, genellikle geçmişe dair öğretiler, kökler ve kültürel mirasla ilişkilendirilir. Bu rüya, kişinin geçmişiyle barışması veya geçmişten gelen bilgeliği anlaması açısından olumlu bir işaret olarak değerlendirilebilir. Ancak rüya sahibinin duygu durumuna ve yapının niteliğine bağlı olarak farklı yorumlara açık olabilir.
Tarihi yapılar rüyada, geçmişe duyulan özlemi, köklerimize bağlılığı veya geçmişte yaşanan önemli olayların bilincimizi etkilediğini simgeler. Bu tür rüyalar, kişisel tarihimizle yüzleşme ihtiyacını veya geçmişin izlerini anlama çabasını temsil edebilir.
Tarihi yapılar, rüyalarımızda geçmişe olan bağlılığımızı, köklerimizi ya da anılarımızı simgeler. Rüyada tarihi bir yapı görmek, geçmişteki olayların veya duyguların bilinçaltımızda yankı bulduğunu ve bunların yaşamımızda önemli bir yer tuttuğunu gösterir. Ayrıca, bu tür rüyalar, geçmişteki deneyimlerin gelecekteki kararlarımız üzerinde etkili olabileceğine işaret edebilir.
Rüyada tarihi bir yer ziyareti, geçmişe olan özlemi ve bilinçaltındaki derin izleri sembolize eder. Bu tür rüyalar, kişinin kökleriyle bağlantı kurma arzusunu, kültürel mirasa duyulan saygıyı ve yaşanmış olaylara ilişkin öğrenim süreçlerini simgeler. Rüya, aynı zamanda bireyin içsel keşif yolculuğuna ve geçmiş deneyimlerin yaşamına etkisine işaret edebilir.
Rüyada Tarihi Yapı Görmek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir yaşam alanları yaratma stratejisi kapsamında başlattığı Türkiye’nin en kapsamlı deprem araştırmaları ve risk azaltma projeleri çok yönlü olarak sürüyor. Yapı envanteri, depremsellik-tsunami araştırması ve mikrobölgeleme etüt çalışmalarını birlikte yürüten Büyükşehir Belediyesi, tüm çalışmalardan elde edilen verilerle Deprem Master Planı’nı tamamlayacak.
Çalışmalar iki etap halinde tamamlandı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, 30 Ekim 2020 İzmir depreminin en çok etkilediği Bayraklı ve Bornova’da başlattığı yapı envanteri çalışmasını iki ilçede de tamamladı. Bilimsel yöntemlerle konut niteliğindeki yapıların olası bir deprem esnasında davranışları belirlendi. Yaklaşık 100 bin yapının bina kimlik belgesi oluşturuldu. Bina kimlik belgesiyle o bina hakkındaki ruhsat, mimari proje, en yakın toplanma alanı gibi bilgilere hızlı ve doğrudan erişim sağlandı. Çalışmalar 2 etap halinde sahada görev alan yaklaşık 200 inşaat mühendisi ile sürdürüldü. Bayraklı’da 200 gün Bornova’da da 300 gün süren çalışmaların ardından, yapıların durumu belgelendi.
İleri analiz yapılması gereken binalar belirlendi
İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, kentin deprem açısından riskli bir konumda olduğunu anımsatarak, “950 binin üzerinde yapı var. Bayraklı ve Bornova’da yapı stokunu inceledik. Yaklaşık 100 bin yapının incelemesini tamamladık. Bu incelemeler hem gözlemsel hem de belediyelerin arşivindeki bilgiler ışığında yapıldı. Çalışmalar kapsamında Bornova’da 2 bin 830 yapı, Bayraklı’da da 1014 yapının, diğer yapılara oranla daha öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirledik. Bu binalarda ileri analiz yapılması gerekiyor” dedi.
Yurttaşlar bundan sonra ne yapacak?
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmaların sonuçları hakkında ilçe belediyelere yazı gönderildiğini ifade eden Eylem Ulutaş Ayatar, yurttaşların bundan sonraki süreçte izleyeceği yolu şu sözlerle anlattı: “İlçe belediyeleri, o binalarda yaşayan yurttaşlara bu konuda bilgilendirmelerini yapıyor. Apartman yönetimleri de bir araya gelerek çıkan sonuca dair karar verecek. Bizim yaptığımız çalışma, binaların önceliklendirilmesi konusundaydı. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ve 6306 sayılı yasa kapsamında belirtilen analizin birebir aynısı değil. Ama onunla uyumlu bir çalışma. Binaların taşıdığı riskler açısından, yapıların önceliklendirilmesini sağladık. Yaptığımız analizler ve gözlemsel tespitler, öncelikle kendi içerisinde bir sıralamayı ortaya koyuyor. Çalışma kapsamında ‘Bu bina riskli veya değil’ diyemeyiz. Bunu diyebilmemiz için mevzuatta tanımlı yöntemler var. Biz burada hangi yapı daha öncelikli olarak incelenmeli, bunu belirledik. Çalışmanın sonucunda yurttaşların ilgili analizleri yaptırması gerekiyor. Çünkü bir yapının güvenliğinden bahsedebilmek için ana kılavuzumuz Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ve 6306 sayılı yasa.”
Binalar güçlendirilecek veya yeniden yapılacak
Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği ve 6306 sayılı yasa kapsamında yapılacak çalışmalarda, binadan karot alınacak ve beton dayanıklılığı tespit edilecek. Binaya ilişkin analizler yapıldıktan sonra 6306 sayılı yasa kapsamında bina “riskli” veya “riskli değil” diye tanımlanacak. Riskli tespit edilen yapılarda yasal süreç başlayacak. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği kapsamında yapılacak deprem performans analizi çalışmalarında ise bu yapıların can güvenliği açısından riskleri değerlendirilecek. Çalışmaların ardından yapıların güçlendirilmesi veya yıkılarak yeniden yapılması netlik kazanmış olacak.
“Yurttaşlar çalışmalarımızı önemsemeli ve yapılarını ileri analize tabi tutmalı”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, “Eline belge geçen hemşehrilerimiz ilgili mühendislik bürolarına başvurarak performans analizi yaptırabilir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş firmalar da var. Bu firmalara giderek yapılarını 6306 sayılı yasa kapsamında analiz ettirmeleri gerekiyor. Yapı stokumuz oldukça fazla. Deprem yönetmeliklerindeki köklü değişimlerin yanı sıra yapı denetim sisteminin belirli bir tarihten sonra yürürlüğe girmiş olması, mevcut yapılarımızın ileri analizlere tabi tutulması gerektiğini ortaya koyuyor. İzmir deprem kuşağında yer alan bir kent. Bu nedenle yapılarımızı olası bir deprem riskine karşı daha güvenli hale getirmemiz lazım. Yurttaşlarımızdan yaptığımız ön değerlendirme çalışmalarını dikkate almalarını bekliyoruz. Böylece daha güvenli yapılara kavuşacağız” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bornova’da 2 bin 830 Bayraklı’da 1014 yapı için hayati karar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Antalya Büyükşehir Belediyesi Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürlüğü, bünyesinde kurulan Yapı Malzemeleri Laboratuvarı ile altyapı ve üstyapı da kullanılan malzemelerin kalite kontrol deneyleri yapılarak, son 6 yılda yaklaşık 500 milyon TL’lik kamu zararının önüne geçildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü bünyesinde 2019 yılında kurulan ve Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) ile Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından onaylanan Yapı Malzemeleri Laboratuvarı, altyapı ve üstyapı projelerinde kullanılan malzemelerin kalite kontrolünü sağlayarak kamu kaynaklarının korunmasına büyük katkı sağlıyor. Termoplastik, taze beton, betonarme çelik, zemin-agrega, sıcak asfalt ve yapı malzemeleri olmak üzere 5 ana bölümden oluşan laboratuvarda 150’ye yakın deney yapılıyor. YAPI MALZEMELERİ LABORATUVARINDA KAMU KAYNAKLARI KORUNUYOR Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Yapı Malzemeleri Laboratuvarı’nda görev yapan inşaat teknikeri Volkan Esertaş “2019 yılında kurulan laboratuvarımız, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ve Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından belgelendirilmiş, uluslararası standartlarda hizmet veren bir laboratuvardır. Laboratuvarımızda 5 ana bölümden 150 farklı deney gerçekleştiriyoruz. Bunlardan 21 tanesi TÜRKAK tarafından akredite edilmiş durumda. Yaptığımız testlerin asıl amacı, hem kendi kurumumuz olan ASAT’ın hem de diğer kamu kurum ve kuruluşlarının altyapı ve üstyapı yatırımlarında kullanılan malzemelerin standartlara uygun olup olmadığını belirlemektir. Hizmet verdiğimiz kamu kurumlarından gelen malzeme örneklerini, onların teknik şartnamelerine göre inceliyor ve standart dışı malzemelerin kullanılmasını engelliyoruz” dedi. 500 MİLYON TL’LİK KAMU ZARARININ ÖNÜNE GEÇTİK Laboratuvarın açıldığı günden bu yana yaklaşık 450 km’lik boru ve birçok standart dışı malzemenin projelerde kullanılmasını önlediklerini aktaran Laboratuvar Şefi Volkan Esertaş, “500 milyon TL’lik kamu zararının engellendi. Yapılan çalışmaların altyapı projelerinde kaliteyi artırarak kamu kaynaklarının en verimli şekilde kullanılmasına katkı sunuyoruz” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yapı Malzemeleri Laboratuvarı 6 yılda 500 milyon TL’lik kamu zararını önledi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İnegöl Belediyesi şehrin mimarisini olumsuz etkileyen ve kontrolsüz şekilde yapıldığı için ciddi tehlike de arz eden kaçak yapılara karşı yürütülen çalışmalar kapsamında bu yapıları tespit edip, ilgili kanunlar çerçevesinde yıkarak imha ediyor.
Son olarak Yeniceköy Mahallesinde tarla vasfında bulunan arazi üzerinde inşa edilmiş çelik konstrüksiyon yapının yıkımı için harekete geçildi. Söz konusu bölgede ruhsatsız olarak kaçak yapı ve imalatların yapıldığının tespit edilmesi üzerine, 3194 sayılı imar kanununun 32. Maddesinin 6. Fıkrası gereği İnegöl Belediye Encümeni tarafından yıkım kararı verildi. Kaçak yapının çelik konstrüksiyon kısmı yer sahibi tarafından kaldırıldı. Temel betonu ile idari bina kısmı ise İnegöl Belediyesi ekipleri tarafından yıkıldı.
İL TARIM MÜDÜRLÜĞÜ DE TAKİPTE
Ayrıca bölgedeki kaçak yapılara ilişkin İl Tarım Müdürlüğü’nün de tarım arazilerine zarar verdiği ve kaldırılmasına dair İnegöl Belediyesi’ne yazı gönderdiği ifade edildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tarım Arazisine Yapılan Kaçak Yapı Yıkıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu’nun (İEKKK) 133’üncü toplantısı, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ev sahipliğinde yapıldı. Ege Genç İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (EGİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer yönetimindeki toplantıda, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu “Teknik Komite Misyon Belirleme Çalışması İlerleme Durumu” ve “Kemeraltı Araştırma Programı” başlıklı bir sunum yaptı. Toplantıda ayrıca İzmir Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Mehmet Yavuz da “Hafıza İzmir” başlığında yapılan çalışmaları sundu.
Tugay: Türkiye’de ilk olacak
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir için deprem konusunda ciddi çalışmalar yapılması gerektiğini belirterek “Bayraklı ve Bornova’daki binalar dayanıklılık açısından tarandı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile İnşaat Mühendisleri Odası’nın beraber geliştirdiği bir yöntemle, dışarıdan gözlemle ve basit testlerle bu tarama yapılıyor. Bununla beraber ‘benim binamı kontrol eder misiniz’ diyen kişilerin binalarını da eklediğinizde 4 bin 100 civarında bina, depreme dayanıksız olarak değerlendirilmiş. Ama bizim kanunlarımıza göre bu şekilde karar veremiyorsunuz. Yapıların riskli olup olmadığını belirlemek için performans testleri var, kanuna göre onları yaptırmanız gerekiyor. Ancak bu bulgu büyük ihtimalle doğru. Gözlem ve basit testlerle elde edilen bulgunun doğru olma ihtimali çok yüksek. Bu binaların riskli olduğunu düşünüyoruz. O nedenle bina sahiplerine, orada oturan insanlara bunu bildirme kararı aldık. İlçe belediyelerine yazıldı. İlçe belediyeleri bina sahiplerine bildirecek, sonra da 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi hakkındaki kanuna göre riskli yapı kararı alınıp alınmaması açısından performans testleri yapılacak. Testler kötü çıkarsa riskli yapı kararı verilecek. Ardından bu binaların 2 ay içinde boşaltılmasını ve sonra da yeniden yapılmasını isteyeceğiz. 4 bin 100 binada ortalama 10 hane olsa, bu 40 bin ev demek. Bunların yeniden yapılması ya da güçlendirilmesi için bir süreç yürüteceğiz. Bu gerçekleştiğinde Türkiye’de bir ilk olacak, çünkü bugüne kadar böyle bir şey yapılmadı. Riskli olduğunu saptadığınız binaları uzaktan seyredemezsiniz. Mutlaka bir yenilenme ya da güçlendirme sürecine sokmanız lazım. Biz de bu süreci başlatacağız” dedi.
“Hangi bölgeye öncelikli bakmamız gerektiğini biliyoruz”
Zemin araştırmasının da sürdüğünü hatırlatan Tugay, “Zemin de önemli bir sorun. Hangi bölgeye öncelikli olarak bakmamız gerektiğini biliyoruz. Alüvyon zemin üzerine yapılmış olan yapılara daha dikkatli bakmalıyız. Bayraklı ve Bornova süreci ilerlerken bir taraftan da Karşıyaka’da, daha sonra Halkapınar civarında zeminin problemli olduğunu düşündüğümüz yerlerde bina envanter çalışması, binaların muayenesini yapacağız. Öyle ya da böyle bu dönemde bu binaların yenilenmesini sağlayacağız. Zor olabilir, sıkıntılı olabilir ama yapılması imkansız değil. İstanbul’da ‘yarısı sizden, yarısı bizden’ diye hükümetin yapmış olduğu bir çalışma var. Bu, İzmir’de rahatlıkla olabilir. Koruma plan notu gibi kararları yeniden alabiliriz, emsal artışlarını kullanabiliriz. Onun dışında dışarıdan kaynak bulunabilir. İzmir’in yapı stoku ile ilgili konuyu halletmesi lazım. Tıpkı altyapı sorunu, ulaşım, trafik sorunu gibi” şeklinde konuştu.
“Gözle görülür bir düzelme var”
İzmir Körfezi’ndeki çalışmaların sonuç verdiğini açıklayan Başkan Dr. Cemil Tugay, “Son yapılan ölçümlerde değerler iyi çıktı. Hızla bir düzelme görüyoruz. Hiç öyle zannedildiği gibi kötüye giden bir şey yok. Gözle görülür bir düzelme var. Arıtma iyi çalışıyor. Nisan ayında 4. faz da bitecek. Dereleri ve Gediz’i biraz daha yakından inceleyeceğiz. Oralardaki kirletici deşarjları yakalayıp durduracağız. Körfez’in hiç kimsenin tahmin etmediği kadar hızlı temizleneceğini düşünüyorum” dedi.
“Kültür olmadan kalkınma olmuyor”
İzmir’in Avrupa Komisyonu’nun iklimle mücadele konusundaki çağrısına kabul edilerek AB üyesi kentler dışında “AB Şehirler Misyonu Etiketi” unvanını alan ilk kent olduğunu hatırlatan Tugay, 2030 sıfır karbon hedefine yönelik çalışmaları hızlandırdıklarını, enerji verimliliğiyle ilgili bir çalıştay yapacaklarını belirtti. Tugay, insan kaynağını çok önemsediklerini de ifade ederek, sanayi sitelerinde çalışan çırak çocuklarla ilgili çalışma başlattıklarını belirtti. Tugay, “Kültür olmadan kalkınma olmuyor. Gelişmeyi, kalkınmayı kültür eşliğinde sağlayabiliyorsunuz. Kültür sadece bu salonda konuşan insanlarla değil, sanayi sitelerinde çıraklık yapan çocuklarla da gelişecek. Kültürün bu şehrin bütün insanlarını kapsıyor olması lazım. Arkadaşlarımız kapı kapı gezip dezavantajlı mahallelerde ‘sizin için ne yapabiliriz’ diye soruyor. Böyle bir yerel yönetim süreci yürüyor” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Tugay: Yapı stoku problemini halledeceğiz yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek’in başlattığı “Alt yapı seferberliği” yalnızca kent merkeziyle sınırlı kalmayarak tüm ilçelere yayılıyor. Bu kapsamda, MASKİ Genel Müdürlüğü, vatandaşlara kaliteli ve sorunsuz hizmet ulaştırmak adına Manisa’nın 17 ilçesinde 7 gün 24 saat çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. MASKİ Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Özgür Avşar, MASKİ daire başkanları, şube müdürleri ve yetkili personellerle birlikte Akhisar’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. İlk olarak İlçe Şefliğinde görevli personelleri ziyaret eden Avşar, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. İlk olarak İlçe Şefliği’nde görevli personelleri ziyaret eden Avşar, çalışmalar hakkında bilgi aldı. Avşar ve beraberindekiler, Akhisar Belediye Başkanı Besim Dutlulu’yu ziyaret ederek tamamlanan projeler ve devam eden yatırımlar üzerine görüş alışverişinde bulundu.
SORUNLAR İŞ BİRLİĞİ İÇERİSİNDE ÇÖZÜLÜYOR
MASKİ Genel Müdürlüğü’nün, 17 ilçede titizlikle çalıştığına dikkat çeken Doç. Dr. Özgür Avşar, “Manisa’nın alt yapı adına hiçbir sorun yaşamaması için yoğun bir gayret içerisindeyiz. Alt yapı sistemlerinin eksiksiz ve sorunsuz işlemesi, tüm ilçelerimizdeki çalışmalarımızın temel amacını oluşturuyor. İlçelerimizde yürüttüğümüz her çalışmayı da yakından takip ediyoruz. Belediyelerimiz ile istişareler halinde olarak ihtiyaç odaklı iş birliklerimiz ile sorunlara daha hızlı ulaşmaya çalışıyoruz. Bu kapsamda Akhisar Belediye Başkanımız Besim Dutlulu’nun da destekleriyle ilçemizde oluşan alt yapı sorunlarını çözme adına projeler geliştirerek hayata geçiriyoruz” dedi.
ALTYAPI İHTİYACI OLAN YERLER İNCELENDİ
Belediyelerle yapılan iş birliğinin ilçelerdeki altyapı ihtiyaçlarının giderilmesindeki önemine dikkat çeken Doç. Dr. Özgür Avşar, Akhisar Belediye Başkanı Besim Dutlulu eşliğinde, ilçede alt yapı çalışması yapılacak yerleri yerinde inceledi. Akhisar’ın hızla büyüdüğüne dikkat çeken Avşar, “Akhisar da diğer ilçelerimiz gibi gün geçtikçe gelişen ve büyüyen bir ilçemiz. Bu doğrultuda alt yapının eksiksiz ve sorunsuz hizmet vermesi gerekiyor. Yağmur suyu, kanalizasyon hattı, içme suyu ihtiyacı olan veya mevcut hatların yenilenmesi gereken bazı bölgeler var. Bu bölgelerde yetkili personelimiz ile inceleme yaptık. İncelemelerimizde yurttaşlarımızın görüşlerini de aldık. Akhisar ilçemizin ihtiyaçlarını çözüme kavuşturmak adına proje geliştiriyor ve hızlı bir şekilde uygulanması gereken tüm çalışmaları yapıyoruz” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Akhisar’ın alt yapı ihtiyacı iş birliği ile çözülecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>MASKİ’nin alt yapı hizmetlerinin kalitesini artırmak ve daha güvenli bir çalışma ortamı sağlamak amacıyla Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğiyle düzenlenen eğitimler devam ediyor. Son olarak düzenlenen eğitim kapsamında, Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı personellerine yönelik ‘Kanal Açma İş Ekipmanları Operatörlüğü Eğitimi’ verildi.
17 İLÇEDE GÖREVLİ PERSONELLERE EĞİTİM
Prof. Dr. Turan Gündüz, Öğr. Gör. Zeki Diril ve Prof. Dr. Gültekin Sınır tarafından verilen eğitimler sayesinde MASKİ çalışanları, modern kanal açma ekipmanlarını etkin bir şekilde kullanmayı öğrenerek, alt yapı çalışmalarında daha verimli ve güvenli bir ortamda görev yapacak. Teorik eğitimler, Akhisar ve Salihli’de olmak üzere, toplam 17 ilçedeki tüm personelin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalışanlar, modern ekipmanlarla donatılmış eğitim alanlarında, pratik bilgilerini pekiştirme fırsatı da buldu.
Eğitim sayesinde; çalışanlar, kanal açma işlemlerinde gereken tüm becerileri kazanarak, yurttaşlara daha profesyonel bir hizmet sunacak. Modern ekipmanların doğru kullanımıyla iş kazalarının önüne geçilecek ve çalışanların güvenliği sağlanacak. Eğitim sayesinde iş süreçleri optimize edilecek ve alt yapı çalışmalarında hızlı sonuçlar alınacak. Daha iyi eğitimli personeller sayesinde yurttaşlara daha kaliteli hizmet sunulacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
MASKİ alt yapı hizmetlerinin kalitesini daha da ileri taşıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
7 yaş üzeri çocuklar ve yetişkinlerin katılabileceği atölye çalışmasında, tarımsal atıklardan elde edilen boyar maddeler ile kâğıt üzerinde kompozisyonlar yaratılacak. Nar kabuğu, mor soğan kabuğu, dut yaprağı, ısırgan ve ceviz kabuğunun birer mürekkep hammaddesi olarak kullanılacağı atölyede, bir boyar maddeden birden fazla renk alternatifinin nasıl elde edileceği de incelenecek. Atölyen kapsamında düzenlenecek küratör eşliğindeki sergi gezisinde, doğal boyar maddelerin ve Türkiye’nin renk paletinin üzerine sohbet ederken, iklim üzerine de konuşulacak. Etkinliğin sonunda ise katılımcılara tüm tariflerin olduğu, kapsamlı bir derleme kitabı olan “Bir Çiftçinin Renkleri -Doğal Mürekkep Yapımı” hediye edilecek.
Çiftçilerin doğal boyar maddelerden oluşan paletleriyle tasarımı buluşturan Yeryüzü Renkleri sergisi, 12 Şubat 2025’e kadar Pazar-Pazartesi günleri hariç, 11:00-19:00 saatleri arasında Yapı Kredi bomontiada GALERİ’de gezilebilir.
Atölye biletleri Biletix üzerinden satışa sunulmuştur.
Mekan: Yapı Kredi bomontiada GALERİ
Tarih: 1 Şubat 2025, Cumartesi
Saat: 13:00 – 14.00
Yapı Kredi bomontiada Adres: Merkez Mah., Silahşör Cad., Birahane Sok. Tarihi Bomonti Bira Fabrikası No:1, Şişli
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yapı Kredi bomontiada’da Yeryüzü Renkleri Sergi Atölyesi: “Doğal Mürekkep Yapımı” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>MASKİ Genel Müdürlüğü, daha yaşanılabilir bir Manisa için il genelinde alt yapı ihtiyaçlarını hızlı bir şekilde çözmek adına çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından Akhisar Hürriyet Mahallesi 123 Sokak’ta yeni kurulan sanayi sitesinde yer alan iş yerlerinin alt yapı sıkıntısı çekmemesi amacıyla bin 100 metrelik ilave kanalizasyon hattı çalışması yapıldı. Sanayi esnafının talepleri doğrultusunda hareket eden MASKİ ekipleri, çalışmayı kısa sürede tamamladı. Hürriyet Mahallesi Muhtarı Sevgi Eşim taleplerinin, hızla yerine getirilmesini sağlayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek’e teşekkür etti.
“SANAYİ SİTESİNDE ALTYAPI SORUNU KALMAYACAK”
MASKİ Akhisar İlçe Şefi Ali Tekinol, “Yeni sanayi sitesinde ana kolektör hattından aldığımız ve sanayinin büyük kısmını kaplayan 400 metrelik ana hat çalışması yapıldı. Devamında da yeni yapılan blokların arasında bulunan 7 ayrı sokakta 700 metrelik hat çalışması gerçekleştirdik. Toplamda bin 100 metrelik hattımızı Akhisarlı yurttaşlarımızın hizmetine sunduk. Çalışma ile buradaki altyapı ihtiyacını da gidermiş olduk” dedi.
“TALEP EDİLDİ, ANINDA ÇALIŞMA YAPILDI”
Muhtarı Sevgi Eşim de “Mahallemizdeki yeni kurulan sanayi sitesinin alt yapısı için talepte bulunduk ve hızla ekipler gelip çalışmayı tamamlandı. Yurttaşlarımızın taleplerini hızlı bir şekilde yerine getiren başta Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek olmak üzere tüm MASKİ çalışanlarına çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yeni Sanayiye Sağlam Alt Yapı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Turgutlu ilçesi İstasyonaltı Mahallesi’nde geçtiğimiz aylarda yaşanan yoğun yağışlar sonrası ana kolektör hattında meydana gelen çökme nedeniyle 1500 metrelik 800’lük kanalizasyon hattında başlatılan çalışmalar aralıksız sürüyor. Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürü Talat Postacı, çalışmaları yerinde inceledi.
MASKİ Genel Müdürlüğü Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı tarafından Turgutlu ilçesine bağlı İstasyonaltı mahallesinde yürütülen çalışmalar 10 milyon TL’lik yatırımla hayata geçiriliyor. Proje kapsamında hemzemin geçidinde yürütülen 40 metrelik yatay delgi çalışmalarına da başlandı. Bu önemli alt yapı hamlesi, Turgutlu’nun yüzde 30’luk atık suyunu sağlıklı bir şekilde Turgutlu Atık Su Arıtma Tesisi’ne taşıyacak ve mahallede büyük bir rahatlama sağlayacak. MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı, yapılan çalışmaları yerinde inceleyerek çalışanlardan bilgi aldı. Postacı’ya, MASKİ Genel Müdür Yardımcısı Bülent Çamur, Kanalizasyon Dairesi Başkanı Şahika Orhan, MASKİ Turgutlu ilçe Şefi Hüseyin Yelkenci ve teknik personel eşlik etti.
“ATIK SULARI DAHA SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE TAŞIMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı, “Geçtiğimiz aylarda meydana gelen yoğun yağışlar sonrasında Turgutlu ilçemize bağlı İstasyonaltı Mahallemizden geçen kanalizasyon hattında bir göçme meydana gelmişti. Turgutlu’nun yüzde 30’luk atık suyunu taşıyan hattımızda zor şartlar altında bir çalışma yürüttük. Özellikle üç mahallemizi yakından ilgilendiren çalışmamızın tamamlanmasıyla atık suları arıtma tesisine daha sağlıklı bir şekilde taşıyacağız. Bugün de çalışmamızın bir diğer ayağı olan ve ekiplerimizin titizlikle yürüttüğü hemzemin geçidinde 40 metrelik yatay delgi çalışmasına başladık. Çalışmalarımızın tamamlanmasıyla birlikte bölge halkının yaşadığı alt yapı sıkıntıları sona erecek” dedi.
“BÜYÜK BİR SORUNUMUZ ORTADAN KALKACAK”
Mustafa Kemal Mahalle Muhtarı Mehmet Temel ise “Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek ve MASKİ Genel Müdürlüğümüz mahallemizin en büyük sıkıntılarından biri olan kanalizasyon hattı sorununu gidermek için yoğun çaba sarf ediyorlar. Kış aylarında yağışların şiddetli olması nedeniyle alt yapı konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyorduk. Kanalizasyon hatlarında tıkanmalar ve taşmalar meydana geliyordu. Ekipler çok güzel bir çalışma yürütüyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla büyük bir sorunumuz ortadan kalkacak. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
MASKİ’den Turgutlu’ya Alt Yapı Atağı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>