?>
?>
Antalya merkezli hava yolu markası Corendon Airlines, şehrin turizm ve marka gücüne değer katma amacıyla düzenlenen Antalya Markalar Kongresi’ne katılım sağladı. Kongre kapsamında düzenlenen bir panelde konuşan Corendon Airlines İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Berna Oskay, “Turizmde Markalaşmanın Anahtarı: İnsana Yatırım ve Z Kuşağı Gerçeği” başlıklı sunumuyla dikkat çekti. Oskay, turizmde sürdürülebilir markalaşmanın yalnızca fiziksel yatırımlarla değil, insan kaynağına yapılan stratejik yatırımlarla mümkün olduğunu vurguladı. Sektörde görev alan her çalışanın, sadece operasyonel bir aktör değil; markanın yüzü, elçisi ve müşteri deneyiminin temel taşıyıcısı olduğunu belirten Oskay, nitelikli insan kaynağını merkeze alan bir anlayışın artık kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.
Konuşmasında özellikle Z kuşağının sektördeki dönüşümde belirleyici rol oynadığına dikkat çeken Oskay, bu neslin; anlam odaklı, dijital uyumlu, kapsayıcı ve esnek çalışma ortamları talep ettiğini belirtti. Z kuşağının beklentilerine cevap veren kurumların yalnızca yetenek kazanımıyla sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda geleceğin güçlü işveren markaları arasında yer alacağını söyleyen Oskay, “Z kuşağına yapılan yatırım, turizmin geleceğine yapılan yatırımdır” mesajını verdi.
Sektör temsilcileri arasında bilgi ve deneyim paylaşımına olanak tanıyan kongrede Antalya Valisi Hulusi Şahin de bir konuşma yaptı. Ayrıca farklı sektörlerden liderler, marka hikâyelerini ve Türkiye’den dünyaya uzanan büyüme stratejilerini katılımcılarla paylaşarak etkinliğe değer kattı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Corendon Airlines İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Berna Oskay: “Z kuşağına yapılan yatırım, turizmin geleceğine yapılan yatırımdır” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Gençlerle her fırsatta bir araya gelmeyi önemseyen Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman, “Biz Bize Gençlik Buluşmaları” çerçevesinde Kocaeli Hayrettin Gürsoy Spor Lisesi öğrencileriyle buluştu. Öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılanan Başkan Kocaman, gençlerin fikirlerine, enerjisine ve hayallerine verdikleri önemi vurgulayarak, “Gençlerin katkıları bizim için büyük bir değer taşıyor” ifadelerini kullandı.
YABANCI DİL ÖĞRENMELİSİNİZ
Başkan Kocaman, gençlere yaptığı konuşmada, büyük başarılara, özveriyle çalışarak ulaşılabilineceğini vurguladı. “Eğitim hayatınızın çok kritik bir dönemindesiniz. Lise eğitiminizin ardından, geleceğinize yön verecek önemli bir adım atacaksınız. Unutmayın ki hayat, sosyal medya gibi sanal bir ortam değil. Hayat, mücadelelerle dolu bir yolculuktur ve bu yolculuğa hazırlanırken daha donanımlı olmalısınız. Başarıya ulaşmak için İngilizce öğrenmek de büyük bir gereklilik. Hepimizin ihtiyaç duyduğu bu dili mutlaka öğrenmelisiniz. Ayrıca hayatınızda mutlaka spora zaman ayırmaya özen gösterin.” ifadelerine yer verdi.
SİZLER İÇİN YAPILDI
Kartepe Genç Akademi’yi hayata geçirdiklerini belirten Başkan Kocaman, Kartepe Dil Merkezi (KADİM) kapsamında ortaokul ve lise öğrencilerine ücretsiz yabancı dil eğitimi sunduklarını ifade etti. Fen Bilimleri, Teknoloji, Matematik ve Mühendislik alanlarına olan yoğun ilgiyi vurgulayarak, bu merkezin mutlaka görülmesi gerektiğini dile getirdi. Ayrıca Kent Meydanı’nda hizmete açılan Kartepe Kütüphanesi hakkında bilgi vererek, burada 17 bin kitabın yanı sıra 30 farklı türde sürekli yayın bulunduğunu aktardı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Kocaman, “Yapılan Her Yatırım Sizler İçin” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İnegöl Belediyesi şehrin mimarisini olumsuz etkileyen ve kontrolsüz şekilde yapıldığı için ciddi tehlike de arz eden kaçak yapılara karşı yürütülen çalışmalar kapsamında bu yapıları tespit edip, ilgili kanunlar çerçevesinde yıkarak imha ediyor.
Son olarak Yeniceköy Mahallesinde tarla vasfında bulunan arazi üzerinde inşa edilmiş çelik konstrüksiyon yapının yıkımı için harekete geçildi. Söz konusu bölgede ruhsatsız olarak kaçak yapı ve imalatların yapıldığının tespit edilmesi üzerine, 3194 sayılı imar kanununun 32. Maddesinin 6. Fıkrası gereği İnegöl Belediye Encümeni tarafından yıkım kararı verildi. Kaçak yapının çelik konstrüksiyon kısmı yer sahibi tarafından kaldırıldı. Temel betonu ile idari bina kısmı ise İnegöl Belediyesi ekipleri tarafından yıkıldı.
İL TARIM MÜDÜRLÜĞÜ DE TAKİPTE
Ayrıca bölgedeki kaçak yapılara ilişkin İl Tarım Müdürlüğü’nün de tarım arazilerine zarar verdiği ve kaldırılmasına dair İnegöl Belediyesi’ne yazı gönderdiği ifade edildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tarım Arazisine Yapılan Kaçak Yapı Yıkıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
9 GÜNDEM MADDESİ
Kartepe Belediyesi’nin Şubat Ayı olağan meclis toplantısı, Belediye Başkanı Av. Mustafa Kocaman yönetiminde belediye meclis salonunda gerçekleştirildi. Toplantıda gündemde yer alan 9 madde ele alınıp karara bağlandı.
OY BİRLİĞİ İLE KABUL EDİLDİ
Meclis gündeminde görüşülen evsel katı atık bertaraf tarifesi için ek süre talebi, sözleşmeli personelin ücretinin belirlenmesi, Şevkatiye ve Maşukiye Mahallelerindeki uygulama imar planı değişikliği ile Zabıta personeli için 2025 yılı aylık maktu fazla çalışma ücretinin tespiti maddeleri oy birliğiyle onaylandı.
KOMİSYONA HAVALE EDİLDİ
Meclis gündemine gelen Hibe araç (Çöp kamyonu), hibe araçlar maddeleri oy çokluğu ile kabul edilirken, Kartepe planlama bölgesi uygulama imar planı plan hükmü teklifi maddesi İmar Komisyonu’na havale edildi. Boş kadro derece ve unvan değişikliği maddesi de oybirliği ile kabul edildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kartepe Belediye Başkanı Av.M.Mustafa Kocaman, başkanlığında yapılan Kartepe Belediyesi Şubat Ayı meclis toplantısında 9 gündem maddesi görüşülerek karara bağlandı. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Prof. Dr. Serdar Ceylaner, bir çok kişinin akraba evliliği yapmadığını düşünerek genetik hastalıklar için bir risk taşımadığını düşündüğüne dikkat çekerek, “ Aynı köye yada yakın köyden yapılan evliliklerdeki genetik benzerlik bazen tahmin edemeyeceğiniz kadar yüksek olabilmektedir” dedi.
Aynı köyden evliliklere dikkat
Küçük kasabalarda veya köylerde yıllarca yaşayan toplumlarda aynı gen havuzundan gelen bireyler bulunduğunu ifade eden Prof. Ceylaner, aynı köyden evlilik yapan bireylerde özellikle genetik hastalıkların bir grubu olan otozomal resesif hastalıkların riski artırdığını belirtti. Prof Ceylaner şöyle devam etti : “ Biz tüm genleri çift doz taşırız. Birisini annemizden diğerini babamızdan alırız. Her ikisinden de mutasyon olan gen alınması durumunda hastalık ortaya çıkar. Bu sebeple normalde nadir görülen bu hastalıkların akraba evliliği yapan kişilerde riski artmaktadır. Aynı şekilde aynı köy veya yakın köyden evli kişilerde de risk artmaktadır.”
Resmi Verilerde Genetik Tehlike
Türkiye’de akraba evliliği oranlarına bakıldığında tespit edilen rakamlar ve otozomal resesif hastalıkların Türkiye’de tahmin edilenden çok daha yüksek olduğunu vurgulayan Ceylaner, “Aile’nin hasta bir çocuğu olduğunda “eşinizle akrabalığınız var mı?” sorusu daha detaylandırılmalıdır. “Uzaktan da olsa akrabalığınız var mı?” “aynı köylü müsünüz?” hatta “eşinizle yakın köylü müsünüz?” diye sorulmalı ve “evet” cevabı alınırsa otozomal resesif bir hastalık olabileceği akılda tutulmalıdır.” Dedi
Evlenmeden Önce Genetik Danışmanlık Alınmalı
Akraba evliliği yapan çiftlerin veya aynı köy ile yakın köyden evlilik yapan çiftlerin sağlıklı çocuklarının olabileceği bilgisini veren Ceylaner, genetik hastalık riskinin bu ailelerde çok arttığı için bu ailelerin çocuk sahibi olmadan bir genetik merkezine başvururlarsa taşıdıkları önemli hastalıkları tespit edilebileceklerini ve gebeliklerinde bu hastalıkların olmasının önlenebileceğini söyledi. Ceylaner, “Neredeyse akraba evliliği yapan her üç aileden birisinde eşlerin her ikisi de önemli bir hastalık taşımaktadır. Bu ailelere gebelik öncesi bilgi verip gerekirse tüp bebek yöntemi uygulanarak preimplantasyon genetik tanı yapılabilmekte ve önceden saptanan riskli hastalığın çocuklarında çıkmaması sağlanabilmektedir.” Şeklinde konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Aynı köyde veya yakın köyden yapılan evlilikler genetik hastalık riskini arttırıyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Eğitim hizmetlerinin daha güvenli ve huzurlu bir ortamda gerçekleştirilmesi adına Sivas Belediyesi tarafından okullara güvenlik görevlisi temin edilecek.
Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun ve İl Milli Eğitim Müdürü Necati Yener arasında imzalanan protokol gereği ilk etapta kentteki ortaöğretim kurumları için 30 güvenlik görevlisi temin edilecek.
“OKULLARIMIZIN GÜVENLİĞİNİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ”
Protokol imza göreninde konuşan Başkan Uzun, okulların güvenliğini çok önemsediğini belirterek “Ortaöğretim okullarının güvenlik temini konusunda bir protokol imzaladık. Bu çerçevede 30 güvenlik görevlisi Sivas Belediyesi tarafından Milli Eğitim Müdürlüğümüzün hizmetine verilecek. Önümüzdeki hafta itibariyle çalışmalarımıza başlayacağız. En geç 15 Aralık’a kadar güvenlik personelimiz okullarda görevlerine başlamış olacaklar. 20 Haziran 2025 tarihi itibariyle de görevleri tamamlanacak. Okullarımızın güvenliğini çok önemsiyoruz. En önemli paydaşlarımızdan birisi olan Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile daha birçok çalışmayı inşallah önümüzdeki sene itibariyle başlatmış olacağız. Bu protokolün başta şehrimiz olmak üzere, ortaöğretim okullarındaki öğrencilerimize, öğretmenlerimize, okul yöneticilerimize ve velilerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” dedi.
“BAŞKANIMIZA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ”
Çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getiren Milli Eğitim Müdürü Necati Yener ise “Okullarımıza sağlanan bu önemli katkıdan dolayı Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Bizler de okullarımızın güvenliğini, düzenini ve estetiğini çok önemsiyoruz. Bu çalışmanın da okullarımıza ciddi anlamda katkı sağlayacağını düşünüyorum. Bu ortak paydada buluştuğumuz için Başkanımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum, hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sivas Belediyesi ve Milli Eğitim Müdürlüğü arasında yapılan protokol ile kent merkezindeki okulların güvenliği Belediye’ye emanet edildi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“Kalite Yalnızca Sistemlerin Varlığıyla Sağlanamaz”
2000’li yılların başından itibaren üniversitelerde kalite güvencesi sistemlerinin oluşturulmasında önemli adımlar atıldığını ifade eden Prof. Dr. Mehmet Durman; bu süreçlerin sürdürülebilir hale gelmesi ve kurum kültürü olarak benimsenmesi için daha fazla çaba sarf edilmesi gerektiğinin altını çizdi. “Kalite yalnızca sistemlerin varlığıyla sağlanamaz,” diyen Prof. Dr. Durman, kalitenin sürdürülebilir olması için sistem ve kültürün bütünleşmesi gerektiğini vurguladı. Yükseköğretimde bu anlayışın benimsenmesinin, kalite çıtasını daha da yukarı taşıyacağını belirtti.
Üniversitelerde kalite kültürünün gelişmesi için odaklanılması gereken alanlara da değinen Prof. Dr. Durman, şu önerilerde bulundu:
• Liderlik: Üniversite yönetimlerinin kalite süreçlerine her aşamada aktif liderlik yapması, bu süreçlerin tüm paydaşlar tarafından sahiplenilmesini sağlar.
• Katılımcılık: Akademik ve idari kadroların yanı sıra başta öğrenciler olmak üzere tüm iç ve dış paydaşların kalite süreçlerine dahil edilmesi, sürecin daha bütünsel bir yapıya kavuşmasına katkı sunar.
• Sürdürülebilirlik: Kalite sistemlerinin kalıcı olması için kaynakların etkin kullanımı ve uzun vadeli stratejiler geliştirilmesi gerekir.
“Üniversitelerimiz Uluslararası Düzeyde Daha da Parlayacak”
Kalitenin, tüm paydaşlar arasında ortak bir anlayış ve bilinç oluşmasıyla arzu edilen seviye ulaşabildiğini belirten Prof. Dr. Durman, mevcut sistemlerin güçlendirilmesi ve daha kapsayıcı bir kalite yaklaşımının benimsenmesiyle üniversitelerin uluslararası düzeyde de daha rekabetçi bir yapıya kavuşacağını ifade etti. Üniversitelerde kaliteye yapılan yatırımın, geleceğe yapılan en önemli yatırım olduğunu sözlerine ekledi.
Kalite Güvencesi Sistemleri, eğitim, araştırma ve idari süreçlerin ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde düzenlenmesini ve sürekli iyileştirilmesini sağlayan mekanizmalardır. Amaç, öğrencilere kaliteli bir eğitim sunmak, bilimsel araştırmaları desteklemek, paydaş memnuniyetini artırmak ve kurumları küresel ölçekte rekabetçi hale getirmektir. Ana unsurları, stratejik hedeflere uygun kalite politikalarının belirlenmesi, iç ve dış değerlendirme süreçleriyle performans takibi, geri bildirimlerle süreçlerin geliştirilmesi, eğitim ve araştırma kalitesinin ulusal/uluslararası tanınırlığıdır.
Kalite Kültürü, üniversitedeki akademik ve idari personelin, öğrencilerin ve diğer paydaşların kalite süreçlerine gönüllü olarak katıldığı ve bu süreçleri benimsediği bir anlayışı ifade eder. Kalite kültürü, kalite güvencesi sistemlerinin etkin bir şekilde işlemesi için gereken temel değerdir. Barındırdığı özellikler; tüm bireylerin kaliteyi bir sorumluluk olarak görmesi, kalite süreçlerinin yalnızca sistem düzeyinde değil, bir kurumun temel değerleri arasında yer alması, tüm paydaşların kalite süreçlerine aktif olarak katılmasıdır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Prof. Dr. Mehmet Durman: “Üniversitelerde Kaliteye Yapılan Yatırım, Geleceğe Yapılan En Önemli Yatırımdır!” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye’nin çeşitli illerinden 691 sporcunun katılımıyla Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi’nde yapılan yarışlarda, Genç Erkekler kategorisinde koşan Nevşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü sporcusu Mert Hanifi Odacı Türkiye ikincisi oldu.
Odacı, madalyasını düzenlenen törenle aldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Nevşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü sporcusu Mert Hanifi Odacı, Ankara’da yapılan Atatürk’ü Anma Koşusunda Türkiye ikincisi oldu. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İstanbul’da düzenlenen fuarda konuşan Genel Müdür Ali Sağlık, sürdürülebilir gelecek için yenilikçi su yönetimi ile Kocaeli’de suyun gelecek nesillere kaliteli bir şekilde aktarılması için yapılan çalışmalarla ilgili tecrübelerini paylaştı.
Altyapı ve Kazısız Teknolojiler Derneği (AKATED) tarafından organize edilen 8. Su Kayıp ve Kaçakları Forumu, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşti. Etkinliğe, birçok su ve kanalizasyon idarelerinin yanı sıra yerli ve yabancı sektör temsilcileri de katılım gösterdi.
‘SUYUN VE ATIK SUYUN GELECEĞİ: LİDERLİK VE POLİTİKALAR’ OTURUMU YAPILDI
Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdür Yardımcısı Göktuğ İlter’in başkanlığını yaptığı ‘Suyun ve Atık Suyun Geleceği: Liderlik Ve Politikalar’ konulu oturuma konuşmacı olarak İSU Genel Müdürü Ali Sağlık ile beraber İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa, ASKİ Genel Müdür Yardımcısı Muhammed Ercan, Adıyaman Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özgür Özdemir katıldı.
ALİ SAĞLIK: “KÜRESEL ISINMA SU KAYNAKLARINI OLUMSUZ ETKİLİYOR”
Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin uygulanmasında suyun, çok önemli bir role sahip olduğunu söyleyen İSU Genel Müdürü Ali Sağlık: “Suyun verimli ve sürdürülebilir bir şekilde işletilmesi, kalkınmanın temel taşlarından biridir. İklim değişimi, hızlı kentleşme ve artan nüfus gibi değişkenler, suyun her zamankinden daha değerli ve hassas bir kaynak haline gelmesine yol açmıştır. Su yönetiminde artan talebi karşılamak için yeni kaynaklar geliştirme kararı almadan önce, eldeki mevcut suyu en verimli şekilde kullanma anlayışını uygulamaya koymak gerekiyor. Bu kapsamda, suyun özellikle endüstride kullanımında arıtıldıktan sonra çevrim içi tekrar kullanımı da sürdürülebilir su kullanımı için çok önemli bir adım olacaktır.” dedi.
“SU KITLIĞI İLE MÜCADELEDE SU KAYIPLARININ ÖNLENMESİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”
Falkenmark Su Kıtlığı İndeksi’ne göre su zengini ve su fakiri ülkelerin, kişi başı yıllık su potansiyeline göre belirlendiğini ifade eden İSU Genel Müdürü Ali Sağlık: “Türkiye, kişi başına düşen yıllık 1.313 m³ su miktarı ile su stresi yaşayan ülkeler kategorisinde yer alıyor. Marmara havzası için bu indeks değeri mutlak su kıtlığı seviyesinde. Bu noktada su kayıplarının önlenmesi de büyük önem taşıyor. Ülkemizdeki içme suyu temin ve dağıtım sistemlerindeki su kayıp oranı % 33,54 seviyesinde. Mevzuat gereği 2033 yılına kadar bütün belediyelerde su kayıpları oranının %25, 2040 yılına kadar %10 seviyesine düşürülmesi hedefleniyor. İSU Genel Müdürlüğü olarak 2004 yılında %72 olan su kayıp kaçak oranını kent genelinde yaptığımız çalışmalar ile %24 seviyesine indirdik. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün 2028 yılı için hedeflediği %25 kayıp kaçak oranından daha iyi bir noktaya getirmiş olduk. Hedefimiz 2028 yılında bu oranı %20’nin altına düşürmek olacak.” diye konuştu.
“GERİ KAZANIM SUYU İLE 2023 YILINDA SANAYİYE 15,1 MİLYON M³ SU VERDİK”
Kocaeli’de yapılan çalışmalar ile suya ikinci bir görev verdiklerin söyleyen Genel Müdür Ali Sağlık: “ İSU, arıtılmış atık suların endüstri tarafından kullanımını teşvik ederek yeraltı suları ve şebeke suyu kullanımını azaltmayı ve böylece su kaynakları üzerindeki baskıyı hafifletmeyi hedeflemektedir. Geri kazanım suyu, yeraltı su kaynaklarının korunması ve çevresel ayak izinin küçültülmesi açısından da kritik bir role sahiptir. İklim değişikliğinin etkileriyle başa çıkmak için önemli bir çözüm olan geri kazanım suyu, su yönetiminde sürdürülebilir ve etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Kocaeli genelinde 2023 yılında sanayinin kullandığı toplam 42,9 milyon metreküp suyun 15,1 milyon metreküplük kısmının geri kazanım suyundan sağladık. 48 milyon metreküp geri kazanım suyu sağlama kapasitemiz ile bu oranı daha da yukarıları çıkararak su üzerindeki baskıyı gelecek yıllarda daha da azaltmayı planlıyoruz.” dedi.
“GELECEK NESİLLERE, TEMİZ İÇME SUYU SAĞLAMA SORUMLULUĞU TAŞIMALIYIZ”
İSU Genel Müdürü Ali Sağlık: “ Sürdürülebilir su yönetimi stratejileri oluşturarak, su kaynaklarını koruyarak, su tasarrufunu teşvik ederek, teknolojiyi iyi kullanarak, ulusal ve uluslararası iş birlikleri yaparak, su kriziyle mücadele için etkili politikalar uygulayarak, gelecek nesillere temiz içme suyu sağlama sorumluluğunu taşımalıyız.” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İstanbul’da düzenlenen fuarda konuşan Genel Müdür Ali Sağlık, sürdürülebilir gelecek için yenilikçi su yönetimi ile Kocaeli’de suyun gelecek nesillere kaliteli bir şekilde aktarılması için yapılan çalışmalarla ilgili tecrübelerini paylaştı.
Altyapı ve Kazısız Teknolojiler Derneği (AKATED) tarafından organize edilen 8. Su Kayıp ve Kaçakları Forumu, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşti. Etkinliğe, birçok su ve kanalizasyon idarelerinin yanı sıra yerli ve yabancı sektör temsilcileri de katılım gösterdi.
‘SUYUN VE ATIK SUYUN GELECEĞİ: LİDERLİK VE POLİTİKALAR’ OTURUMU YAPILDI
Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdür Yardımcısı Göktuğ İlter’in başkanlığını yaptığı ‘Suyun ve Atık Suyun Geleceği: Liderlik Ve Politikalar’ konulu oturuma konuşmacı olarak İSU Genel Müdürü Ali Sağlık ile beraber İSKİ Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa, ASKİ Genel Müdür Yardımcısı Muhammed Ercan, Adıyaman Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özgür Özdemir katıldı.
ALİ SAĞLIK: “KÜRESEL ISINMA SU KAYNAKLARINI OLUMSUZ ETKİLİYOR”
Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin uygulanmasında suyun, çok önemli bir role sahip olduğunu söyleyen İSU Genel Müdürü Ali Sağlık: “Suyun verimli ve sürdürülebilir bir şekilde işletilmesi, kalkınmanın temel taşlarından biridir. İklim değişimi, hızlı kentleşme ve artan nüfus gibi değişkenler, suyun her zamankinden daha değerli ve hassas bir kaynak haline gelmesine yol açmıştır. Su yönetiminde artan talebi karşılamak için yeni kaynaklar geliştirme kararı almadan önce, eldeki mevcut suyu en verimli şekilde kullanma anlayışını uygulamaya koymak gerekiyor. Bu kapsamda, suyun özellikle endüstride kullanımında arıtıldıktan sonra çevrim içi tekrar kullanımı da sürdürülebilir su kullanımı için çok önemli bir adım olacaktır.” dedi.
“SU KITLIĞI İLE MÜCADELEDE SU KAYIPLARININ ÖNLENMESİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”
Falkenmark Su Kıtlığı İndeksi’ne göre su zengini ve su fakiri ülkelerin, kişi başı yıllık su potansiyeline göre belirlendiğini ifade eden İSU Genel Müdürü Ali Sağlık: “Türkiye, kişi başına düşen yıllık 1.313 m³ su miktarı ile su stresi yaşayan ülkeler kategorisinde yer alıyor. Marmara havzası için bu indeks değeri mutlak su kıtlığı seviyesinde. Bu noktada su kayıplarının önlenmesi de büyük önem taşıyor. Ülkemizdeki içme suyu temin ve dağıtım sistemlerindeki su kayıp oranı % 33,54 seviyesinde. Mevzuat gereği 2033 yılına kadar bütün belediyelerde su kayıpları oranının %25, 2040 yılına kadar %10 seviyesine düşürülmesi hedefleniyor. İSU Genel Müdürlüğü olarak 2004 yılında %72 olan su kayıp kaçak oranını kent genelinde yaptığımız çalışmalar ile %24 seviyesine indirdik. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün 2028 yılı için hedeflediği %25 kayıp kaçak oranından daha iyi bir noktaya getirmiş olduk. Hedefimiz 2028 yılında bu oranı %20’nin altına düşürmek olacak.” diye konuştu.
“GERİ KAZANIM SUYU İLE 2023 YILINDA SANAYİYE 15,1 MİLYON M³ SU VERDİK”
Kocaeli’de yapılan çalışmalar ile suya ikinci bir görev verdiklerin söyleyen Genel Müdür Ali Sağlık: “ İSU, arıtılmış atık suların endüstri tarafından kullanımını teşvik ederek yeraltı suları ve şebeke suyu kullanımını azaltmayı ve böylece su kaynakları üzerindeki baskıyı hafifletmeyi hedeflemektedir. Geri kazanım suyu, yeraltı su kaynaklarının korunması ve çevresel ayak izinin küçültülmesi açısından da kritik bir role sahiptir. İklim değişikliğinin etkileriyle başa çıkmak için önemli bir çözüm olan geri kazanım suyu, su yönetiminde sürdürülebilir ve etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Kocaeli genelinde 2023 yılında sanayinin kullandığı toplam 42,9 milyon metreküp suyun 15,1 milyon metreküplük kısmının geri kazanım suyundan sağladık. 48 milyon metreküp geri kazanım suyu sağlama kapasitemiz ile bu oranı daha da yukarıları çıkararak su üzerindeki baskıyı gelecek yıllarda daha da azaltmayı planlıyoruz.” dedi.
“GELECEK NESİLLERE, TEMİZ İÇME SUYU SAĞLAMA SORUMLULUĞU TAŞIMALIYIZ”
İSU Genel Müdürü Ali Sağlık: “ Sürdürülebilir su yönetimi stratejileri oluşturarak, su kaynaklarını koruyarak, su tasarrufunu teşvik ederek, teknolojiyi iyi kullanarak, ulusal ve uluslararası iş birlikleri yaparak, su kriziyle mücadele için etkili politikalar uygulayarak, gelecek nesillere temiz içme suyu sağlama sorumluluğunu taşımalıyız.” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı