?>
?>
Efes Selçuk Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısı, Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’in katıldığı ikinci oturumla tamamlandı. Gündem maddelerin görüşüldüğü meclis toplantısının dilek ve temenniler kısmında konuşan Başkan Ceritoğlu Sengel İftar Kart, Green Destination ödülü, çarşıda devam eden altyapı çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Yaptığı konuşmada 8 Mart’ın bir anma ve mücadele günü olduğuna dikkat çeken Başkan Ceritoğlu Sengel; “8 Mart, bir direnişin tekrardan ifade edilişidir. Çünkü 8 Mart’ta binlerce kadın haklı taleplerini ifade ederken üzerlerine kilitlenen kapılardan dolayı çıkan yangın sonucunda hayatlarını kaybetmiştir. Kadın yaşamın içinde mücadeledir. Sosyal hayatın içinde mücadeledir. Evde o tencereyi kaynatmak için mücadele eden yine kadındır. Ekonominin içerisinde var olma savaşı verendir kadın. Kadın siyasette de var olma savaşı verendir. 8 Mart’lar benim aklıma Hasan Tahsin’i getirir. Hasan Tahsin, Türkiye’nin ilk kadın hakları savunucusu erkek yazarıdır. Ve kadın haklarını bir erkek aslında İzmir’de ilk defa savunmuştur ve ifade etmiştir, bunun vesilesidir ki İzmir’de Konak Meydanı’nda ilk defa kadınlar çıkıp kadınlar ekonominin kötü gidişatına bağlı olarak ekmek parasının artması nedeniyle eylem yapmışlardır. Kadın mücadelecidir. Ekmek parasının derdini de tencerenin kaynamasının sıkıntısını da kadınlar çeker. Var olma savaşı verirken Türkiye Cumhuriyeti’nin fabrika ayarlarına getirecek olan öncelikle kadınlar olacaktır” dedi.
GREEN DESTINATION ORTAK ÇALIŞMALARIMIZIN SONUCUDUR
Dünyanın en önemli, en uzun soluklu, en büyük turizm fuarlarından biri kabul edilen ITB Berlin Turizm Fuarı’nda Efes Selçuk’a verilen Green Destination Sertifikasının değişen turizm anlayışı doğrultusunda Efes Selçuk’un kazandığı bir başarı olduğunu belirten Başkan Ceritoğlu Sengel; “Green Destination sertifikası gerçek anlamda hepimiz için büyük bir gurur. Pandemiden sonra turizm anlayışı ve ziyaretçilerin beklentileri değişti. Değişen bu beklentilerin içerisine agro turizm, çevresel olarak sürdürülebilir projeler, 2019 yılından bu yana Efes Tarlası Yaşam Köyü ile başlattığımız kooperatifleşme, Efesium gibi el emeğini değerlendirebildiğimiz, aynı zamanda bütün yeşil atıklarımızı kompost gübreye dönüştürerek üreticilerimizle paylaşmamıza kadar kurul üyelerinin buraya gelip tek tek yapmış olduğu değerlendirmeler sonucu bu sertifikayı almaya hak kazandık. Bu noktada aynı vizyonla ortaklaşa yaptığımız çalışmaların sonucu olan bu sertifika için sivil toplum örgütlerimize, Efes Selçuk halkına, belediye emekçilerimize ve bu yolu açan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz” dedi.
ÜST YAPI ÇALIŞMALARI BAŞLIYOR
Çarşıda devam eden altyapı çalışmalarının bitmesiyle üstyapı çalışmalarının da başlayacağı bilgisini veren Başkan Ceritoğlu Sengel; “Yakın bir zamanda da altyapı çalışmalarının bitmesiyle birlikte ihalemizi yapmış olduğumuz müteahhit firmamız çarşıya girerek üst yapı da başlayacak. Daha öncesinde bunu söylemiştim ama tekrardan izah etmek lüzumu içerisindeyim. Bize düştüğü kadar pergolesinden tutun da tabelasının şekline kadar esnafa da düşecek kimi yükümlülükler var. Hiçbir siyasi partiye geçmeden herkesin bu konuda aynı hassasiyeti göstererek halkı da teşvik edebileceklerini düşünüyorum. Bildiğim kadarıyla önümüzdeki hafta içerisinde müteahhidimize mevcut olan teslimatı yapacağız, mevcut olan üst yapının da döşemesine de başlanılacak” dedi.
Efes Selçuk Belediyesi’nin Ramazan aylarına özgü sosyal belediyecilik uygulaması olan İftar Kart uygulaması ile sosyal desteğe ihtiyaç duyan ailelerin yanı sıra kent esnafına da katkı sunulduğunu belirten Başkan Ceritoğlu Sengel, Ramazan ayı dolayısıyla 2019 yılından bu yana camilerin temizliğini yapan belediye emekçilerine de teşekkür etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Sengel’den 8 Mart vurgusu: “Kadın yaşamın içinde mücadeledir” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında kutlanan Deprem Haftası kapsamında kurumun doğal afetlere yönelik gerçekleştirdiği çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulundu. Deprem gibi büyük afetlere karşı alınan önlemler ve yapılan hazırlıkların önemine dikkat çeken Başkan Taban, güvenli bir yaşam için önemli adımlar attıklarını söyledi.
AFETLERLE SINANMIŞ BİR BÖLGEYİZ
İnegöl’ün Bursa’nın yüzölçümü en büyük 3’üncü kenti olduğuna dikkat çeken Başkan Taban, aynı zamanda nüfus olarak da Bursa’nın 4’üncü büyük şehri olduğunu ifade etti. Ülkemizin ve İnegöl’ün deprem bölgesi olduğunu ve bu gerçekle yaşamayı öğrenmek gerektiğini vurgulayan Belediye Başkanı Alper Taban, “Sadece deprem değil, şehrimizde geçmişten bu yana farklı doğal afetler de yaşandı ve yaşanma riski taşıyor. 1960, 1963 ve 2003 yıllarında; Çiftlik, Eskibahçekaya ve Turgutalp mahallelerimizde 3 ayrı sel olayı meydana geldi. Bu afetlerde toplam 85 konut etkilendi. Yine şehrimizde 1956-2015 yılları arasında 33 kırsal mahallemizde 72 heyelan yaşandı. Toplam 1594 konut etkilendi. İnegöl 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan Marmara depremini de çok şiddetli şekilde hissetmişti. Dolayısıyla afetlerle daha önce sınanmış bir bölgeyiz. Bu doğrultuda İnegöl Belediyesi olarak attığımız adımlar, aldığımız tedbirler var” dedi.
KENT MEYDANI VE YENİ YAŞAM ALANI İÇİNDEKİ BİNALAR AFET SIRASINDA ÖNEMLİ ROL ÜSTLENECEK
Doğal afetlerle mücadele noktasında en önemli çalışmanın şehrin Doğal Afet ve Riski İle Mücadele Eylem Planının hazırlanması olduğunu ifade eden Başkan Alper Taban, “2019 yılı Kasım ayında Belediyemiz ile birlikte dış paydaşlar; AFAD, Bursa Teknik Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi, İnegöl İlçe Tarım Müdürlüğü, İnegöl Kent Konseyi, İNDAK, İHH, İTSO, Türk Kızılayı ve Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nden uzmanların yer aldığı 11 kişilik bir kurul oluşturuldu. Kurul kısa, orta ve uzun vade planlamaların yer aldığı 193 maddelik eylem planı çalışmasını 2020 yılı Eylül ayında tamamladı. Bu plan doğrultusunda da devamında farklı çalışmaları ortaya koyma fırsatımız oldu. İç ve dış paydaşlarla koordineli bir şekilde ortak Afet Koordinasyon Merkezimizin kurulması için çalışmalarımızı tamamladık. Şehrimizin Yeni Yaşam Alanı ve Kent Meydanı içerisinde bulunan hizmet binasında C Blok, bu kapsamda Koordinasyon Merkezi olarak tanımlandı. Bu bloğumuzda Kentsel Dönüşüm Müdürlüğümüz ile birlikte toplantı salonumuz bulunmaktadır. Ayrıca A Blok’ta bulunan İzleme ve Değerlendirme Merkezimizde Koordinasyon Merkezimize bağlı hizmet vermektedir. Bu şekilde olası bir afette, Yeni Yaşam Alanı içerisindeki binalarımız önemli bir rol üstlenecekler” diye konuştu.
İNEGÖL’DE 125 TOPLANMA ALANI, 14 ÇADIR KENT ALANI VE 8 KONTEYNER KENT ALANI VAR
Toplanma alanlarıyla ilgili de çalışmalar yapıldığını ifade eden Başkan Taban, şöyle devam etti: “Şehrimizde 125 toplanma alanı bulunuyor. Bu alanların toplamı 194 bin 600 m2 alana sahip. Toplanma alanlarının; tabelalarının revize edilmesi, elektrik, içme suyu vb. hatlarının yapılması, mobil uygulama ve diğer platformlara entegrasyonunun sağlanması gibi çalışmalarımız ise sürekli olarak devam ediyor. Ayrıca çadır kent ve konteyner kent alanlarıyla ilgili de ciddi bir çalışma var. Şehrimizde olası bir afete yönelik belirlediğimiz 575 bin m2 alana sahip 14 Çadır Kent alanımız bulunmakta. Yine 551 bin 900 m2 alana sahip 8 Konteyner Kent alanımız bulunuyor.”
DİJİTAL BİNA RİSK HARİTASI OLUŞTURULUYOR
“Bir yandan da şehrimizin mevcut yapı stoğuna ilişkin çalışmalar yürütüyoruz. İmar İşleri Müdürlüğümüz tarafından bu alanda Dijital Bina Risk Haritası çalışmaları devam ediyor. Hayata geçirilecek olan proje ile 1970’li yıllardan itibaren şehrimizde bulunan yapılara ait ruhsat belgeleri üzerinden mahalle, cadde ve sokak bazlı bina yaşı haritalarının oluşturulması sağlanıyor. Yapıların harita üzerinde yerleşim planları türlerine ve özelliklerine göre renklendirilerek gösterilmiş olacak ve dolayısıyla yıkıma elverişli veya Kentsel Dönüşüm kapsamına girecek olan riskli binalara dijital ortamda anlık olarak erişim sağlanarak kararlar alınabilecek.”
GÖNÜLLÜ ARAMA KURTARMA EKİPLERİNE TAM DESTEK
“Doğal afetlerle ilgili önemli başlıklardan biri de şehirde gönüllü arama kurtarma ekiplerinin oluşumu ve gelişimleri için desteklenmeleri. Bu noktada 2020 yılında O Kahraman Benim sloganıyla başlattığımız gönüllülük hareketimiz şehrimizde geniş yankı buldu. Bu kapsamda; İNDAK, İHH AKUK, ANDA gibi STK’larımız faaliyetlerini aktif bir şekilde sürdürmektedir. Gönüllü organizasyonlarımızla sık sık bir araya gelerek birlikte süreklilik arz edecek şekilde bireysel tedbirler farkındalığı etkinlikleri gerçekleştirmekteyiz. Yine gönüllü STK’larımız ile iş birliği içerisinde ülkemizde bir ilk olarak doğal afetlere hazırlık amacıyla yapay enkaz alanı oluşturduk. Bu alanda gönüllü ekiplere; enkazda hafif arama kurtarma eğitimi ve ilkyardım eğitimi gibi çeşitli temalarda eğitimler düzenleniyor.”
FARKINDALIK ÇALIŞMALARI
“Süreci bir yandan kurumsal hazırlıklarla sürdürürken bir yandan da vatandaşlarımızda da farkındalık oluşturacak çeşitli etkinliklerle devam ettiriyoruz. Yıkımı yapılan binalarda deprem tatbikatlarından farkındalık oluşturmak adına yapılan bisiklet turu, sergi gibi etkinliklere, seminer ve eğitimler gibi çeşitli farkındalık çalışmaları yapıyoruz. Ayrıca Bilgi İşlem Müdürlüğümüz Afet Çantası isimli bir mobil uygulamayı hayata geçirerek kullanıma sundu. Afet öncesi, afet anı, afet sonrasında yapılacaklarla birlikte güvendeyim, güvende değilim ve acil yardım butonu gibi birçok modülün yer aldığı uygulama Türkiye’nin her yerinde kullanılabiliyor.”
TÜM BİRİMLER ÜZERİNDEN DOĞAL AFETLERE YÖNELİK ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
“Kurumumuzda tüm birimlerimiz bu alanda elinden gelen çalışma ve gayreti ortaya koyuyor. Önemli çalışmalarımızdan biri de Felaket Kurtarma Merkezi. Kurumumuzun olası bir afet sonrasında mevcut BT hizmetlerinin en az kayıp ile tekrar çalışabilmesini sağlayacak şekilde hazırlanmış bir merkezdir. Belediyemiz bünyesinde Felaket Kurtarma Merkezi kurulması yönünde çalışmalarımız devam ediyor. Aynı şekilde BTK ile iş birliği içerisinde kentimizde bulunan Belediyemiz Ek Hizmet Noktalarının iletişim hatlarının daha sağlıklı ve daha verimli çalışması sağlamak, doğal afet meydana geldiği durumlarda mevcut baz istasyonlarının hasar görmesi sonucu iletişim alt yapısını güçlendirmek adına 2 adet Omurga Baz İstasyonu ve 9 noktada baz istasyonu planlandı. Yine Sosyal Yardım Yönetimi noktasında planlama ve çalışmalarımız yapıldı, geliştirme adına çalışmaya devam ediyoruz. Zabıta Yönetimi alanında tespit, planlama ve çalışmalarımız yapıldı. Belirli aralıklarla tatbikatlarımız gerçekleştirildi ve gerçekleştirilmeye devam ediyor. Bir yandan da İçişleri Bakanlığı tarafından başlatılan İl Afet Risk Azaltma Planı kapsamında idaremize tanımlanan hedeflere yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Örneğin planda İnegöl’e dair yer alan; İnegöl’de DSİ-BBB tarafından 11 derenin ıslahının yapılması, Mezit bölgesinde yaban hayatı koruma köprüsü yapılması, afete maruz bölge sınırları içerisindeki yapıların yıkılması, ilçe geneli tüm özel/kamu işletmelerinde tahliye tatbikatlarının yapılması vb. öngörülen eylemlere dair çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Şehrimizin afete maruz bölge haritaları, onaylı yerleşik alan sınırları ile birlikte görüntülenebilecek hale getirilmiştir. Afetten etkilenen tüm parsellerin tapu kayıtlarına bu husus şerh olarak düşülmüş durumdadır. Yapı tespiti ile ilgili işlemleri devam etmektedir. Afet Duyarlılık Haritası çalışmaları, İmar Planı Analizi Çalışmaları, AFAD Lojistik Deposu, Mobil Çözüm Merkezi, Mobil Şarj İstasyonları, GES İle Yenilenebilir Enerji, Ruhsatsız veya Ruhsata Aykırı Yapıların Tespiti, Mobil Telsiz Sistemi başlıklarını içeren çalışmalarımız da devam ediyor.
KENTSEL DÖNÜŞÜM EN ÖNEMLİ SİLAHIMIZ
“Tüm bu çalışmalarla beraber, depreme karşı elimizdeki en güçlü silahımız Kentsel Dönüşüm. Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesini Bursa’da alan ilk ilçe belediyesiyiz. Turgutalp Mahallesi Kentsel Dönüşüm çalışmamız da bu kapsamda olgunlaşarak uygulamaya geçti. Bölgede daha önce duyurduğumuz üzere 1. Etap çalışmaları başladı. 7 ayrı etapta 153 bin m2 alanda İnegöl’ün ilk yerinde kentsel dönüşümünü tamamlamış olacağız.”
TOPLU KONUT PROJELERİ
“Bir yandan da TOKİ marifetiyle yapılan çalışmalar var. 3. Etap 805, 4. Etap ise 480 olmak üzere toplam 1285 konut ile merkezi konut yoğunluğunu azaltmaya yönelik Bakanlığımızla önemli bir çalışmaya imza attık. Konut arzına güçlü bir çözüm olan yapım tekniği itibariyle doğal afetlere dirençli yapılar olan TOKİ konutlarını vatandaşlarımızın hizmetine sunmaya devam ediyoruz. 3. Etaptaki 805 konutumuz hak sahiplerine teslim edildi. 4. Etap için de temel kazı çalışmaları başladı. Devamında yeni toplu konut projeleri için de çalışmalarımız var.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İnegöl’de Güvenli Yaşamın Adımları Atılıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Sağlıklı beslenme ve klinik beslenme alanındaki derinlemesine uzmanlığıyla tanınan Klinik Beslenme Uzmanı Uzman Diyetisyen Nilay Keçeci, ikinci kitabı Yeni Bir Başlangıç’ın tanıtımını Raffles İstanbul’da gerçekleştirdi. Etkinliğe, cemiyet dünyasının önde gelen isimleri ve ünlü simalar büyük ilgi gösterdi. Yeni Bir Başlangıç, sağlıklı yaşamı sadece bir trend değil, sürdürülebilir bir yaşam biçimi haline getirmeyi amaçlayan okuyucular tarafından büyük beğeniyle karşılandı.
Kitap, sağlıklı beslenme konusunda bilgi sahibi olmak isteyenlerden, beslenme düzeninde köklü değişiklikler yapmak isteyenlere kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. Nilay Keçeci, kitabında, yalnızca sağlıklı beslenmeye dair teorik bilgiler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda danışanları için hazırladığı özel beslenme listeleri, etkili detoks tarifleri ve sağlıklı yaşam önerileriyle de okuyucularına pratik çözümler sunuyor.
Kitapta, danışanlarından gelen ilham verici mektuplara da yer verilerek, gerçek yaşam hikayeleriyle okuyucuya ilham veriliyor. Bu yönüyle Yeni Bir Başlangıç, sağlıklı yaşam yolculuğunda yalnız olmadıklarını hissettirmeyi amaçlıyor.
Nilay Keçeci, Yeni Bir Başlangıç ile sağlıklı yaşama adım atmanın en doğru zamanının şimdi olduğunu vurguluyor ve okuyucularına dönüşüm yolculuklarında destek olacağını belirtiyor. Kitap, yalnızca sağlıklı beslenme konusunda bir rehber değil, aynı zamanda hayatında değişim yapmak isteyen herkes için ilham kaynağı olmayı hedefliyor.
Nilay Keçeci, ilk kitabı Diyet Hakkında Her Şey ile beslenme dünyasında önemli bir farkındalık yaratmıştı. Yeni Bir Başlangıç ise, okurları daha sağlıklı bir yaşam tarzına yönlendirirken, bu yolculukta onları yalnız bırakmıyor.
Davete katılanlar arasında Enis Arıkan, Çağla Şikel, Ayça Çağla Ilıcalı, Cenk Eren, Banu Ilıcalı Ceyhun, Aslıhan Güner, Müge Boz, Caner Erdeniz, Amor Garibovic, Öznur Serçeler, Onur Buldu yer aldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Nilay Keçeci ile ‘Yeni Bir Başlangıç’: Sağlıklı Yaşamın Kapılarını Aralayın! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Kemal Paksoy, günümüzde en sık karşılaşılan sorunlardan biri olan postür bozukluğu hakkında bilgi verdi.
Her yaş gurubunda postür bozukluğu görülebiliyor
Postür bozukluğunun, vücudun doğru duruş pozisyonunu kaybetmesi sonucunda oluşan bir durum olduğunu hatırlatan Op. Dr. Kemal Paksoy, “Bu, omurgada, kaslarda ve eklemlerde aşırı strese neden olabilir ve zamanla ağrıya, hareket kısıtlılığına ve diğer sağlık sorunlarına yol açabilir.” dedi.
Postür bozukluklarının genellikle modern yaşam tarzı, uzun süre oturma, yanlış oturma pozisyonları, zayıf kas yapısı ve fiziksel aktivite eksikliğinden kaynaklandığını ifade eden Op. Dr. Kemal Paksoy, belirtilerin ise sırt, boyun ve bel ağrısı, kaslarda sertlik ve gerginlik, yorgunluk, eklemlerde ağrı ve sertlik, omurga eğrilikleri ve baş ağrısı şeklinde görülebildiğine dikkat çekti.
Op. Dr. Kemal Paksoy ayrıca postür bozukluğunun doğru duruşa ve omurganın ergonomik yapısına önem gösterilmeyen her yaş gurubunda görüldüğü gibi özellikle çocuklarda daha sık görülebildiğini vurguladı.
Postür doğal eğriliğinde olmalı…
Doğru postürün, vücudun her bölgesinin dengeli bir şekilde hizalanmasını ve kasların minimum stres altında olmasını sağladığını dile getiren Op. Dr. Kemal Paksoy, “İyi bir postür, hem otururken hem de ayakta dururken önemlidir.” dedi.
Ayakta doğru postür nasıl olması gerektiğine değinen Op. Dr. Kemal Paksoy, “Baş dik olup, çene yere paralel hale gelmeli. Omuzları geride ve rahat olmalı, göğüs hafifçe öne doğru çıkartılmalı. Karın kasları hafifçe sıkılı olup bel desteklenmeli ve pelvis nötr bir pozisyonda tutulmalı. Omurga doğal eğriliğinde olmalı, ne çok içe ne de çok dışa kavisli bir pozisyonda tutulmalı.” şeklinde konuştu.
Yatarken de postürü korumak gerekli…
Otururken başın dik tutulması gerektiğine dikkat çeken Op. Dr. Kemal Paksoy, “Bilgisayar kullanırken ekranın göz hizasında olmasına dikkat edilmeli. Omuzlar ve sırt kısmı rahat ve geride tutup, öne doğru kambur durmaktan kaçınılmalı. Sırt bölgesi sandalyenin sırtlığına yaslanılmalı ve bel desteklenmeli. Kalça sandalyeye tamamen yerleştirilmeli, sırtın alt kısmı ve sandalyenin arasında boşluk kalmamalı. Dizler 90 derece açıda bükülü olmalı ve ayaklar yere düz basmalı.” dedi.
Yatarken de postürün doğru tutulması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Kemal Paksoy, şöyle devam etti:
“Sırt üstü yatarken, boynu desteklemek için uygun bir yastık kullanılmalı ve bel boşluğu doldurularak bir destek yerleştirilmeli. Yan yatarken, dizler hafifçe bükülmeli ve bacaklar arasına yastık konulmalı. Bu, omurganın doğal eğrisini korumaya yardımcı olur. Yüz üstü yatmak genellikle önerilmez, ancak bu şekilde uyumak zorundaysanız, başınızın altına düşük profilli bir yastık koyup ve pelvis altına bir yastık yerleştirerek omurga üzerindeki baskı azaltılmalı.”
Postür bozukluğu kamburluğa gidebilir…
Postür bozukluğunu önlemede en önemli adımlardan birinin günlük aktivitelerde duruş bilincini artırmak olduğunu söyleyen Op. Dr. Kemal Paksoy, “Doğru oturma, ayakta durma ve yürüme pozisyonlarına dikkat edilmeli.” uyarısını yineledi.
Eğer doğru bir şekilde postürümüzü koruyamazsak en sık karşılaşılan omurga bozukluğunun kamburluk olduğuna vurgu yapan Op. Dr. Kemal Paksoy, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kamburluk, sırtın üst kısmının aşırı derecede öne eğilmesi durumudur. Aynı zamanda bel kısmında lordoz artışına bağlı olarak belde normalden fazla içe kavis oluşur. Diğer önemli bir bozukluk skolyozdur. Omurganın ‘s’ ya da ‘c’ şekli eğriliğidir. Uzun süreli postür bozukluğu omuzların öne ve aşağıya doğru düşmesine sebep olabilir.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Modern yaşamın getirdiği dezavantaj: Postür bozukluğu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>