?>
?>
TARİHİN EN BÜYÜK DENİZ KAZASI
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en ölümcül sivil deniz kazası olan Üsküdar Vapuru faciasının acısı, aradan geçen yıllara rağmen Kocaeli’nde tazeliğini koruyor. İzmit ile Değirmendere arasında sefer yapan “Üsküdar” adlı vapur, 1 Mart 1958’de şiddetli lodos nedeniyle batmış ve bu korkunç kazada 392 kişi hayatını kaybetmişti. O gün, sadece 39 kişi hayatta kalabilmişti. Bu facia, Cumhuriyet tarihinin en büyük deniz kazalarından biri olarak kayıtlara geçmişti.
KAYBEDİLEN CANLAR UNUTULMAYACAK
Büyükşehir, kazada yaşamını yitirenlerin anısını yaşatmak için İzmit 1 Mart İskelesi’nin bulunduğu alana yaptığı anıtın inşaatında sona geldi. Anıtın, kazanın 67. yıldönümü olan 1 Mart Cumartesi günü saat 12.30’da yapılacak anma törenine yetiştirilmesi planlanıyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan bu anlamlı anıt, 1 Mart 1958’de kaybedilen hayatları unutturmamayı ve bu trajedinin hatırlanmasını sağlamak için önemli bir adım olarak tarihe geçecek.
ANITTA HUMMALI ÇALIŞMA
Büyükşehir Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı’nca İzmit 1 Mart İskelesi’nin önünde yapımı devam eden anıt, 43 metrekare kaide üzerine oturtulan 3 üçgen objeden ve insan figürlerinden oluşuyor. Objeler, parlak rustik mermerle kaplanırken, kaide yüzeyi star galaksi mermeriyle kaplanacak. Kaldırımlar ise mat rustik mermerle döşeniyor. Tasarımda kullanılan malzemeler, kalıcılık ve dayanıklılığı simgeliyor. Anıtın tasarımında kullanılan CNC kesim figürler, atölye ekipleri tarafından detaylı şekilde işlendi. Ayrıca Enerji Müdürlüğü tarafından CNC figürlerinin iç aydınlatma sistemleri ve obje aydınlatmaları yapıldı. Bu aydınlatmalar, anıtın görsel etkisini ve anlamını artırmayı hedefliyor.
ANITIN ÖZELLİKLERİ
Anıtın üçgen ve keskin hatlara sahip olması, trajedinin sertliğini ve ani doğasını simgeliyor. Üçgen form, hem deniz kazasını hem de yükselen anıları temsil ediyor. Anıtın, doğal taş kaplamasının yüzey malzemesi kalıcılık ve dayanıklılığı simgeliyor. Aynı zamanda soğuk ve sert yapısı felaketin acı yönünü de hissettiriyor. Altta yer alan insan figürleri, kaybedilen yolcuların anısını canlı tutuyor. Boşluk olarak işlenen figürler, kayıpları ve yokluğu simgeliyor. Anıtın yükseltilmiş platformu ise onun ciddiyetini ve önemini artırıyor. Yuvarlak kaide ise denizi ve sonsuz döngüyü çağrıştırıyor, hayatın devamlılığını vurguluyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Vapur faciasında yaşamını yitirenlerin anısı yaşatılacak; Büyükşehir’den 392 can anısına 1 Mart anıtı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Farklı kültür ve inançları bir araya getiren Antakya Medeniyetler Korosu, Yenişehir Belediyesinin ev sahipliğinde 6 Şubat depremlerinin ikinci yılı nedeniyle Mersin’de sahne alacak. 6 Şubat gecesi Kahramanmaraş merkezli depremlerde yedi sanatçısı hayatını kaybeden Antakya Medeniyetler Korosu, “Unutmadık, Unutturmayacağız” sloganıyla anma konseri verecek.
Mersinlileri anma konserine davet eden Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, “6 Şubat depremleri, hepimizin yüreğinde derin izler bıraktı. Bu felakette yitirdiklerimizi, evsiz kalanları ve hayatları değişen tüm vatandaşlarımızı asla unutmayacağız. Antakya Medeniyetler Korosu ile hayatını kaybeden vatandaşlarımızı anmak, acılarımızı paylaşmak ve dayanışma ruhunu daima canlı tutmak adına düzenleyeceğimiz anma konserine vatandaşlarımızı bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yenişehir Belediyesinden depremlerde yaşamını yitirenler için anma konseri yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek’in öncülüğünde, sosyal belediyecilik anlayışıyla başlatılan yeni dönemde, il genelindeki toplu taşıma hizmeti önemli ölçüde iyileştirildi. Kent genelinde hizmet veren toplu taşıma kooperatifleri ile yapılan anlaşmalar kapsamında, kooperatifler, güzergâhlarını genişletti ve sefer sıklığını artırdı. Bu çerçevede, 65 yaş üstü ve engelli vatandaşların ücretsiz seyahat hakları il genelinde yeniden tanındı. Ayrıca, sefer sayılarında yüzde 20’lik bir artış sağlandı.
Şehir Merkezinde Önemli İyileştirmeler
Manisa merkezde hizmet veren 155 No’lu Şehir İçi Özel Halk Otobüsü Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi, öğrenci ve mesai saatlerinde sefer aralarını 5 dakikaya düşürdü. Bu düzenleme kapsamında filoya 14 yeni araç eklenirken öğleden sonra sefer sayıları artırılarak toplamda 18 araca çıkıldı. Diğer tüm hatlarda da sefer sayıları yüzde 20 oranında artırıldı.
Şehzadeler Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi tarafından yapılan değişikliklerle 95 No’lu hat kaldırıldı, 127 No’lu hattın başlangıç noktası genişletildi ve sefer saatleri iki katına çıkarıldı. Şehir Hastanesi güzergâhını kullanan hatlara eklemeler yapılarak yeni bir hat oluşturuldu.
“Manisalıların Yaşamına Katkı Sunmaya Devam Edeceğiz”
Toplu taşıma alanında gerçekleştirdikleri düzenlemelerle, şehir genelinde ulaşımın kalitesini arttırdıklarını ifade eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, “Artan sefer sayıları, genişleyen güzergâhlar ve yapılan iyileştirmeler, vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştırırken özellikle öğrenciler ve çalışanların ulaşımını daha hızlı ve konforlu hale getirdi. Yaptığımız düzenlemelerle ulaşımda halkımızın yaşamını kolaylaştırdık, esnafımızın yüzünü güldürdük. Bu çalışmaları başlatırken, geçilmeyen sokak, girilmeyen mahalle, ulaşılmayan bir yer nokta kalmasın dedik. Katılımcı ve sosyal demokrat bir anlayışla Manisalıların yaşamına katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi.
Yeni Sisteme Göre Kooperatiflerce İlçelerde Yapılan Düzenlemeler Şu Şekilde:
Akhisar: 5 No’lu hattın güzergâhı Bilal Habeşi Camii’ne kadar uzatıldı. Tüm hatlarda sefer sayıları iki katına çıkarılırken, okullar bölgesine hizmet veren hatlarda da ilave seferler eklendi. Okullar bölgesine hizmet veren 67 ve 69 numaralı hatlarda sefer sayılarını arttırdı. 72 ve 74 numaralı hatların da okullar bölgesine güzergahına eklenmesi ile öğrencilerin daha hızlı ulaşım sağlamaları hedeflendi. Yüzde 15 oranında arttırılan sefer sayıları ile Akhisar’da ulaşımın hızlanması bekleniyor.
Alaşehir: Tüm hatlarda taşımacılık hizmeti yüzde 10 artırıldı. Bazı hatlarda haftanın belirli günlerine ilave seferler eklendi. 220 ve 222 No’lu hatlara salı gününe 3 sefer eklenirken 223 No’lu hatta ise salı ve cuma günü ilave sefer eklenerek ulaşım güçlendirildi.
Gölmarmara: Sefer sayılarında yüzde 25 artış sağlandı. Ozanca-Akhisar hattına günlük i2 yeni sefer eklenerek ulaşım daha etkin hale getirildi.
Kırkağaç: Sefer sayıları yüzde 10 arttırıldı
Kula: Hafta içi 2 gün çalışan özel halk otobüsü çalışma günleri 5 güne çıkartıldı. Kula-Sandal-Gökçeören-Salihli güzergahında günde 2 olan sefer sayısı 2’inci aracın devreye alınmasıyla birlikte 4’e çıkartılarak vatandaşların hizmetine sunuldu.
Salihli ilçesinde de özellikle Kale-Kemer hattında haftanın 5 günü sefer düzenlenmeye başlandı. Kavaklıdere Mahallesi’nde talep üzerine sefer sayısı 4’e çıkartılmış, Salihli’ye gelen toplu ulaşım araçlarının Salihli’deki güzergâhları değiştirilerek şehir merkezinden garaja gidişleri sağlandı.
Saruhanlı: Manisa’ya olan son sefer saati yeni düzenleme ile 00:45 olarak belirlendi. Gümülceli hattına Manisa’dan 17:30’da ilave araç eklenirken Manisa-Saruhanlı mahallelerine giden araçlarda aktarma kaldırıldı. Dilek/Kemiklidere-Akhisar hattına ilave yapılırken hafta içi karşılıklı 3 sefer olarak sefer sayılarında artışa gidildi. Araçların kalkış yerleri eski garaj olarak yeniden güncellendi.
Soma: Yüzde 15 oranında sefer sayılarının arttırıldığı Soma’da, Cenkyeri-Avdal-Soma hattına çarşamba günleri ilave 8 sefer eklenerek, ulaşım hızlandırıldı. Çaltık Mahallesi güzergahında değişikliğe gidildi ve 06:45 ve 00:00 saatleri arasında ulaşımda hizmet vermeye başlandı. Turgutalp Mahallesi TOKİ konutlarına ek seferler ilave edilirken, Balcı mahallesine ise toplu taşıma hizmeti başladı. Ulaşımın rahatlaması için araç ilavesi yapılıp ilave seferler eklendi.
Turgutlu: Turgutlu ilçesinde ise tüm hatlarda seferler ortalama yüzde 10 arttırıldı ve okul saatlerine göre ilave 4 sefer eklemesi gerçekleştirildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Zeyrek; “Ulaşımda Halkımızın Yaşamını Kolaylaştırdık, Esnafımızın Yüzünü Güldürdük!” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Uzun süredir karavanda yaşayan ve bu macerayı sosyal medyada büyük bir heyecanla paylaşan Fuat ve Oya, her yıl Türkiye genelinde düzenlenen karavan fuarlarının da en tanınan simaları arasında. Yeni yerler keşfetmekten doğanın sunduğu her anın tadını çıkarmaya kadar karavan hayatının sırlarını izleyicileriyle paylaşan çift, Türkiye’nin dört bir yanındaki karavan severlerle fuarlarda bir araya geliyor.
Fuat ve Oya, karavanın özgürlüğünü keşfetmek isteyenler için bir kılavuz niteliğinde içerikler üretirken, takipçilerine şu mesajı iletiyor: “Karavan yaşamı; özgürlük, macera ve doğaya uyum demek. Bu yaşam tarzı ile hayata dair pek çok yeni şey öğrendik, şimdi sıra bunu herkesle paylaşmakta!”
Siz de bu özgür ruhu yakından tanımak için Fuat ve Oya Sakin’i sosyal medyada @Fuatoyasakin06 kullanıcı adıyla takip edin ve onların sıra dışı yolculuğuna eşlik edin!
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türkiye’nin Tam Zamanlı Karavan Yaşamını Seçen Fenomen Çifti Fuat ve Oya Sakin: ‘Fuatoyasakin06’ ile Özgürlüğe Yolculuk! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İklim değişikliğinin hayvanların üzerindeki etkilere dair önemli bilgiler paylaşan Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Hayvan popülasyonlarında, iklim değişikliğine yanıt hem fenotipik esnekliği hem de genetik değişimi (evrim) hem de mevsime bağlı bazı faktörleri içermektedir. Gerçek genetik değişim gösteren hayvanlar arasında, sivrisinek, sincap, kırlangıç ve drosophila (küçük bir sinek) gösterilmektedir.” dedi.
Çevre, beslenme ve mevsimsel değişikliklerin dişilerde östrus (dişi hayvanlarda kızgınlık) aktivitesini, östrus süresini; erkeklerde ise sperm üretimini değiştirerek doğurganlık üzerine etki ettiğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Gebe kalma oranları sıcak ve soğuk stresi altında azalır.”dedi.
Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, iklim değişikliğinin hayvanların üzerindeki etkilere dair önemli bilgiler paylaştı.
İklim değişiklikleri üremeyi olumsuz etkileyebiliyor
İklim değişikliğinin hayvanların doğum oranları üzerindeki genel etkilerine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, hayvan ortamının sıcaklık, nem, radyasyon ve rüzgâr gibi iklimsel faktörlerden etkilendiğini, iklimdeki uç noktaların hayvan ile çevresi arasındaki enerji transferini değiştirerek üremeyi olumsuz etkileyebildiğini dile getirerek, “Gün uzunluğuna adaptasyon (fotoperiyodizm) değişir. Bunun anlamı; davranışı, fizyolojiyi, gelişimi veya üremeyi düzenlemek için gün veya gece uzunluğunu değerlendirme yeteneğinin değişmesidir.” dedi.
İklim değişikliği hangi hayvan türlerini daha fazla etkiliyor?
Fotoperiyodik yanıtın değişmesiyle böcek, amfibi, kuş ve memeli türlerinin etkilendiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “İklimdeki enlemsel eğim, yaz sıcağından çok kış soğuğundan kaynaklanır. Sonuç olarak, yakın zamanda gerçekleşen hızlı iklim değişikliğine başarılı bir şekilde uyum sağlamanın, termal tolerans gelişmesinden önce genetik olarak değişimin başlaması beklenmektedir.” diye konuştu.
İklim değişikliği hayvanların doğum oranlarını nasıl etkiliyor?
Doğru fizyolojik, gelişimsel veya üreme koşullarında doğru zamanda ve yerde olmanın mevsimsel değişimlerde yaşamı sürdürmenin temel bir bileşeni olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Deniz, tatlı su ve karasal yaşam alanlarındaki çok çeşitli omurgalılar ve omurgasızlar, yaşam öykülerindeki önemli olayların mevsimsel geçişlerini tahmin etmek ve bunlara hazırlanmak için fotoperiyodizmi kullanırlar. Belirli bir fotoperiyodik yanıt, gelişme, göç etme, üreme veya uykuda kalma için en uygun mevsimsel zaman için evrimsel zaman boyunca doğru seçilime dayanmaktadır.” şeklinde konuştu.
Fenotipik esneklik…
İklim değişikliğine karşı başlangıçta, hayvanların bireysel olarak geliştirdikleri belirli tepkileriyle başa çıktıklarını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, şöyle devam etti:
“Buna fenotipik esneklik adı verilmektedir. Bir popülasyondaki her bir bireyin önceden belirlenmiş bir fenotipik rezervleri vardır; bazı bireyler büyük çevresel değişikliklere uyum sağlayabilir; diğer bireyler yalnızca dar bir çevresel değişiklik aralığına tahammül edebilir. İklim değişikliği devam ettikçe, gelişme, üreme, göç ve uykuda kalma zamanlaması için değişen koşullar bireysel esnekliğin sınırlarını aşarak, popülasyonlarda genetik değişim için seçilim meydana getirecektir.”
Sonuç olarak, hayvan popülasyonlarının varlığını sürdürme yeteneğinin, popülasyonlar içindeki genetik çeşitliliğin kaynakların, mutasyon ve göçle oluşan ek çeşitliliğe bağlı olacağını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Hayvan popülasyonlarında, iklim değişikliğine yanıt hem fenotipik esnekliği hem de genetik değişimi (evrim) hem de mevsime bağlı bazı faktörleri de içermektedir. Gerçek genetik değişim gösteren hayvanlar arasında, sivrisinek, sincap, kırlangıç ve drosophila (küçük bir sinek) gösterilmektedir.” dedi.
İklim değişikliği hayvanların üreme yeteneklerini nasıl etkiliyor?
Çevre, beslenme ve mevsimsel değişikliklerin dişilerde östrus (dişi hayvanlarda kızgınlık) aktivitesini, östrus süresini; erkeklerde ise sperm üretimini değiştirerek doğurganlık üzerine etki ettiğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Gebe kalma oranları sıcak ve soğuk stresi altında azalır. İklim değişikliğine uyum açısından, üreme zamanlamasındaki esneklik, birçok ötücü kuşta nispeten yüksek görünmektedir çünkü farklı yıllarda bazı bireyler yerel hava koşullarına yanıt olarak üreme tarihlerini neredeyse bir ay değiştirebilirler.” diye konuştu.
Sıcak hava ve aşırı hava olaylarındaki artış evcil hayvan obezitesini daha da kötüleştirebilir
İklim değişikliğinin hayvanların davranışlarını da etkilediğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Çoğu hayvan türü ilkbahar sıcaklıkları arttığında üremeye başlasa da tüm bu davranışları etkilenmesi; yağış, yiyeceğe erişim, üreme yoğunluğu ve fotoperiyot ve hormonlar gibi çeşitli faktörlerin etkisi altındadır. Gün uzunluğundaki küçük değişikliklerin üremeyi başlattığı ve çöl iklimine sahip bölgelerde yaşayan hayvanlarda ise çevre koşullarına bağlı olarak daha esneklik görülmektedir. Bir başka zarar da insanların hayvan bakım davranışlarını değiştirerek değişen iklime tepki vermelerinden kaynaklanabilir. Sıcak hava ve aşırı hava olaylarındaki artış, refakatçi köpekler için egzersiz fırsatlarının azalmasına yol açabilir, bu da evcil hayvan obezitesini daha da kötüleştirebilir.” şeklinde konuştu.
İklimdeki aşırı sıcaklık değişimlerinin; hayvan ile çevresi arasındaki enerji transferini değiştirerek sıcak veya soğuk stresine neden olduğuna da dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Hayvanların her türlü davranışı etkilenmektedir.” dedi.
Ekosistemler hayvanlar aracılığı ile nasıl sürdürülüyor?
Gezegenimizdeki iklim krizinden etkilenen tek türün insanlar olmadığını, dünyanın yaban hayatı, hayvanların yaşam alanları ve onların parçası olduğu ekosistemlerin de değişimle karşı karşıya kaldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Bol bitki ve ağaçların bulunduğu sağlıklı ekosistemler, atmosferdeki karbonu emer ve depolar. Dolayısıyla doğayı korumak veya restore etmek, iklim değişikliğini durdurma yarışında güçlü bir araçtır. Sağlıklı ekosistemler aynı zamanda suyu filtreler, sellere karşı tampon görevi görür, afetlerin etkisini azaltır, toprak sağlığını iyileştirir ve zengin biyolojik çeşitliliği destekler. Neredeyse tüm hayvanlar, biyolojik çeşitliliğin güvence altına alınmasında ve yaşam alanlarının korunmasında hayati roller oynarlar.” ifadesinde bulundu.
Dünya çapında serbest dolaşan kedi popülasyonu tahminleri 480 milyon
Evcil hayvanların toplumda ve dünya ekonomisinde önemli bir rol oynadığını da işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Evcil hayvanlara ilişkin küresel tahminler bilinmemekle birlikte, 2018 yılında dünya çapında 373 milyondan fazla kedi ve 471 milyon köpeğin evcil hayvan olarak beslendiği tahmin edilmektedir. Dünya çapında serbest dolaşan evcil köpeklerin sayısı tahminen 700 milyon ila 1 milyar arasındadır ve dünya çapında serbest dolaşan kedi popülasyonu tahminleri 480 milyonun üzerindedir.” diye konuştu.
Bulaşıcı hastalıkların artmasına da yol açtı
İklim değişikliğinin küresel etkilerinden birinin de vektör kaynaklı türlerin ve zoonotik hastalıklar da dahil olmak üzere bulaşıcı hastalıkların yayılmasının artması olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “İklim değişikliği, vektör kaynaklı türlerinin coğrafi aralığının genişlemesine veya değişmesine izin vererek, daha fazla hayvan ve insan popülasyonunu hastalıklara ve bilinmeyen yeni ortaya çıkan zoonozlara maruz bırakmıştır. Benzer şekilde, iklim değişikliği ekosistemlerin taşıma kapasitesini etkileyerek konakçı veya vektör türlerin popülasyon yoğunluğunu değiştirebilir. Artan sıcak havanın kenelerin ve Lyme hastalığı gibi kene kaynaklı hastalıkların yaygınlığını artırdığı tespit edilmiştir. Kalp kurdu enfeksiyonlarının da iklim ve hava koşullarına göre değiştiği tespit edilmiştir.” şeklinde sözlerine ekledi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İklim değişikliği hayvanların yaşamını ve ekosistemleri tehdit ediyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin yaptığı kontrolde beşinci kattan düşen Diri’nin yaşamını yitirdiği belirlendi.

Sevil Diri’nin cenazesi, yapılan incelemenin ardından Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin morguna kaldırıldı. Polisin olayla ilgili soruşturması sürüyor. (DHA)
Cam silerken 5. kattan düşüp yaşamını yitirdi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Fırat Üniversitesi’nden 3 kişilik bilirkişi heyetince hazırlanan ek rapor, savcılığa ulaştı.
Raporda, onaylı ilk ruhsat projesi incelendiğinde binaların temel ve taşıyıcı elemanlarında perde beton uygulaması görüldüğü, ancak sonradan değiştirilen projede, perde beton uygulaması olmadığı bildirildi.
Enkazdan çıkarılan kolonların incelenmesinde yeterli düzeyde demir kullanıldığı, kolonların bütünlüğünü koruduğu, kesme veya eğilme çatladığı görülmediği ifade edildi.
BETON BASINÇ TESTLERİ YÖNETMENLİK DIŞI
Binaların zeminiyle ilgili iki farklı rapor hazırlandığı, jeoloji mühendisi tarafından hazırlanan ilk raporda zeminin taşıma gücünün D sınıfı, mukavemeti zayıf zemin olduğuna, TÜBİTAK tarafından hazırlanan inceleme raporunda ise zemin mukavemetinin iyileştirme gerektirmeyen C sınıfı zemine sahip olduğuna dikkat çekildi.
C sınıfı zeminlerde de radye temel uygulaması gerektiği belirtilen raporda, ancak yönetmelikte bu konuda bir yaptırım bulunmadığı için binanın inşa edildiği yıl için bir eksiklik olduğuna vurgu yapıldı.

Laboratuvarda yapılan beton basınç testlerinde, binada kullanılan betonun yönetmenlikte zorunlu kılınan basınç alt sınır değerinin altında kaldığı kaydedildi.
Beton numunelerinin yapım yılı şartnamesine göre düşük ve yetersiz olduğu ifade edildi.
Ek raporda binanın D bloğunun bir bölümünün yıkıldığı, bir bölümünün ise yıkılmadığı, bunun da yanlış projelendirme hatasından kaynaklandığı belirtildi.
Kolonların zeminden bir bütün olarak hasar görmeden ayrılmasının yanlış projelendirme sonucu olduğu anlatıldı.
DUVARIN TAŞIYICI ÖZELLİĞİ YOK AMA YIKILIRSA YAPI ZAYIFLAR
Kolon kesildiği ileri sürülen işyerlerinde bazı duvarların yıkıldığı, duvarların taşıyıcı özelliği bulunmadığı, ancak olası bir depremde binanın zayıflatılması anlamına geldiği kaydedildi.
Enkaz haline gelmiş bir binada kolon kesildiği iddialarının tespit edilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı belirtilen ek raporda, yerinde tespitin sağlıklı olmayışından kaynaklı olarak eldeki verilen ışığında yapılan tespitlere göre kolon kestiği ileri sürülen spor merkezinde, kolonların kesilmekten ziyade tıraşlanmış olabileceği ihtimali bulunduğu ifade edildi.
Savcılığın gönderdiği fotoğraf, video ve proje kayıtlarının karşılaştırmasında kolon sayılarında bir eksiklik olmadığı, kolonların proje aşamasında yerlerinin değiştirilerek tıraşlandığına dikkat çekildi.
Bu durumun normal şartlarda yapının stabilizesini bozmayacağı, ancak deprem anında dinamik etkiler nedeniyle yıkılabileceği uyarısı yer aldı.
150 METREKARELİK DÜKKAN 1000 METREKAREYE ÇIKARILMIŞ
150 metrekarelik alanda işyeri açma ruhsatı alındıktan sonra bitişik dükkânların duvarlarının yıkılarak 1000 metrekarelik alan yaratıldığı, bu şekilde zayıf kat oluşturulmasının binanın yıkılma nedenlerinden biri olduğu raporda anlatıldı.
Galeria sitesinin hemen yanına inşa edilen 3 bloklu Oryıl My Office isimli plazaların temel kazısı yapılırken gerekli zemin stabilize önlemleri alınmadığı için Galeria’nın şerit temel olan temel altlarındaki zemin boşalmasına yol açtığı ve bunun da deprem sırasında yıkımı tetiklediği bildirildi.
Galeria altındaki spor merkezine ait yüzme havuzundan sızan suyun da temele akışından dolayı yapının zarar gördüğü dile getirildi.
MÜTEAHHİT FİRMADA DA RESMİ KURUMLARDA SORUMLU
Ek raporda, perde beton uygulamasının yönetmeliğe zorunlu olarak konulmamasından dolayı, yönetmeliği hazırlayan kurumun sorumluluk oranının yüzde 15 olduğu, yapının mimari, statik, betonarme hesaplarını yapan proje sorumluları ile yapan ve projeyi onaylayanların yanlış uygulama nedeniyle sorumluluk oranının yüzde 20 olduğu ifade edildi.
Beton karot örnekleri ve test sonuçlarının depreme karşı yetersiz mukavemette olduğu için müteahhit firma, şantiye şefi ve bina fenni mesulünün sorumluluğunun da yüzde 20 olduğu kaydedildi.
ZAYIF KAT OLUŞTURUP DEPREMİ TETİKLEDİLER
Galeria sitesinin zemin kontrollerini yapan, vize veren, imar izni veren, projelerini kontrol edip onaylayan, sonradan değiştirilen bölümlere ait değişiklikleri kabul eden makamların, ayrıca binaya çok yakın yerde gerekli zemin önlemlerinin alınmasını ikaz etmeyen belediye yetkililerinin yüzde 15 kusurlu olduğu belirtildi.
Bina altındaki iş yerlerinin statik ve mimari revizyonlar yaparak zayıf kat oluşturan iş yeri sahipleri ile bina ve bina altındaki AVM yönetiminin bu tür değişikliklere izin verdikleri için ve vatandaşların tahliyesine yardımcı olacak, binadan AVM’ye açılan giriş kapılarının kapatılarak çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesi nedeniyle yüzde 20 sorumlu oldukları bildirildi.
Galeria bitişiğinde temel kazılan plazalarla ilgili zemin güvenliği alınmadığı için projeyi uygulayan yapı denetim firmasının da yüzde 10 kusurlu olduğu ifade edildi.
89 kişi yaşamını yitirmişti… Bilirkişi raporunda çarpıcı detay yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>