?> ?> yaşında arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Tue, 15 Apr 2025 08:29:56 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png yaşında arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Türkiye’nin Milli Değeri VakıfBank 71 Yaşında! https://kocaelibasin.com.tr/turkiyenin-milli-degeri-vakifbank-71-yasinda/ Tue, 15 Apr 2025 08:29:55 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/turkiyenin-milli-degeri-vakifbank-71-yasinda/ Güçlü finansal yapısı ve toplumsal faydayı önceliklendiren yaklaşımıyla Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda etkin bir rol üstlenen VakıfBank, 71.

Türkiye’nin Milli Değeri VakıfBank 71 Yaşında! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Güçlü finansal yapısı ve toplumsal faydayı önceliklendiren yaklaşımıyla Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda etkin bir rol üstlenen VakıfBank, 71. yaşını büyük bir coşkuyla kutluyor.

 

71. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen etkinlikler kapsamında VakıfBank üst yönetimi, 10 Nisan’da Anıtkabir’i ziyaret ederek Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e olan minnet ve bağlılığını bir kez daha gösterdi. 14 Nisan’da ise binden fazla VakıfBanklı Haliç Kongre Merkezi’nde bir araya geldi. 15 ve 20 yıldır Bankada çalışanların ödüllendirildiği törende VakıfBank’ın dayanışma ruhu ve birlik beraberlik anlayışı bir kez daha vurgulandı.

 

Kurulduğu günden bu yana varlık gösterdiği her alanda adımlarını ülkemizin yüksek menfaatini düşünerek atan VakıfBank, geniş etki alanı ve istikrarlı büyüme performansıyla bankacılık sektöründe 71. yılını geride bırakmanın gururunu yaşıyor.    

 

Vakıf kültürünün özünü oluşturan “emanete sahip çıkarak çoğaltma ve yüceltme” felsefesi ve yenilikçi çözümleriyle bankacılık sektörünün yarınlarına imzasını atan VakıfBank, 71. kuruluş yıl dönümünü Ankara ve İstanbul’da düzenlediği etkinliklerle kutladı. VakıfBank üst yönetimi öncelikle 10 Nisan’da Anıtkabir’i ziyaret ederek Ulu Önder Atatürk’ün manevi huzurunda saygı duruşunda bulundu. VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih’in anı defterini imzalamasının ardından, VakıfBank ailesi akşam yemeğinde bir araya geldi. 

 

14 Nisan’da ise Haliç Kongre Merkezi, VakıfBank’ın 71. yıl coşkusuna ve kıdemli çalışanlarının başarısına tanıklık etti. Etkinlikte 15-20 yıl boyunca VakıfBank’a sadakatle hizmet etmiş, bu büyük yolculuğun her adımında emeği ve özverisiyle iz bırakmış çalışanlara kıdem ödülleri verildi.

 

Abdi Serdar Üstünsalih: “Biz sadece yaşla değil, ülkemize duyduğumuz aşkla büyüyoruz”

 

71 yıl boyunca yenilikçilik ve sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda sadece ekonomik büyümenin değil, insan odaklı kalkınmanın da savunucusu olduklarını kaydeden VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, “Yüzyıllardan süzülüp gelen vakıf kültürü üzerine bina edilen Bankamız, 1954’ten bu yana yalnızca hanelere bereket, fabrikalara güç, nesillere umut olmakla kalmadı. Bir geleneğin de temsilcisi oldu. Adımız ve itibarımız sayılarla ölçülemeyecek kadar kıymetli oldu. 71 yıldır ne yapıyorsak aşkla yapıyoruz. Çünkü biz sadece yaşla değil, ülkemize duyduğumuz aşkla büyüyoruz” dedi.

 

VakıfBank’ın bir banka olmanın ötesinde, Türkiye’nin gelişim yolculuğunda önemli bir aktör olduğunu dile getiren Üstünsalih, “Her biri içinde nice cevherler barındıran 71 yıl boyunca, yenilikçi bakış açımız ve öncü kimliğimizle ülkemizin kalkınmasına hizmet ettik. VakıfBank’ın 71 yıllık hikayesi, aynı zamanda Türkiye’nin gelişmişlik yolunda kat ettiği mesafenin de bir yansıması oldu. Çünkü biz, bir finans kurumu olmanın ötesine geçmeyi kendimize ilke edindik. Attığımız her adımda, ülkemize değer katmayı, insanlarımızın hayatına dokunmayı hedefledik.” şeklinde konuştu.

 

71 yıl boyunca yukarı yönlü bir ivme kaydeden başarı öyküsünde en büyük payın VakıfBank çalışanlarına ait olduğunun altını çizen Üstünsalih, “71 yıldır bu büyük çınarı ayakta tutan, VakıfBank’ı VakıfBank yapan en büyük güç sizlersiniz. Kuruluşumuzdan bu yana, bankamıza emek veren, katkı sağlayan, alın teri döken her bir çalışma arkadaşımıza ve emekli büyüklerimize bir kez daha en içten teşekkürlerimi sunuyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye’nin Milli Değeri VakıfBank 71 Yaşında! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türk Polis Teşkilatı 180 yaşında  https://kocaelibasin.com.tr/turk-polis-teskilati-180-yasinda/ Thu, 10 Apr 2025 09:39:53 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/turk-polis-teskilati-180-yasinda/ Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 180’inci yıl dönümü ve Polis Haftası dolayısıyla Kemer’de tören düzenlendi.

Türk Polis Teşkilatı 180 yaşında  yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türk Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 180’inci yıl dönümü ve Polis Haftası dolayısıyla Kemer’de tören düzenlendi. 

 

Göynük Mahallesi’nde yer alan Kemer Emniyet Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen törene, Kemer Cumhuriyet Başsavcısı Gamze Almalı, Kemer Emniyet Müdürü Furkan Gediktaş, Kemer Jandarma Komutanı Ömer Seyhan, Kemer Sahil Güvenlik Komutanı Soner Tuna, Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Semih Top, Antalya Büyükşehir Belediyesi Kemer Koordinatörü İsmail Selami Minta, Kemer İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve STK Temsilcileri katıldı. 

 

Kemer Emniyet Müdürü Furkan Gediktaş’ın Atatürk Anıtı’na çelenk sunumuyla başlayan tören, saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. 

 

Tören, Komiser Mehmet Erbek’in günün anlam ve önemini anlatan konuşmasıyla sona erdi. 

 

Tören sonrası kokteyl programı gerçekleştirildi.  

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türk Polis Teşkilatı 180 yaşında  yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Henüz 17 yaşında ama başarılarıyla zirvede Sema’nın hedefi olimpiyat madalyası https://kocaelibasin.com.tr/henuz-17-yasinda-ama-basarilariyla-zirvede-semanin-hedefi-olimpiyat-madalyasi/ Sat, 05 Apr 2025 09:40:11 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/henuz-17-yasinda-ama-basarilariyla-zirvede-semanin-hedefi-olimpiyat-madalyasi/ Henüz 17 yaşında ama başarılarıyla zirvede Sema'nın hedefi olimpiyat madalyası 10 yaşındayken İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün okullarda yürüttüğü sportif yetenek taramaları sırasında keşfedilen Sema Mete, yaşadığı zorlu sakatlıklara, yoğun antrenman temposuna ve yaşça büyük rakiplerine karşı verdiği mücadeleyle dikkat çekiyor.

Henüz 17 yaşında ama başarılarıyla zirvede Sema’nın hedefi olimpiyat madalyası yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Henüz 17 yaşında ama başarılarıyla zirvede Sema’nın hedefi olimpiyat madalyası

10 yaşındayken İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün okullarda yürüttüğü sportif yetenek taramaları sırasında keşfedilen Sema Mete, yaşadığı zorlu sakatlıklara, yoğun antrenman temposuna ve yaşça büyük rakiplerine karşı verdiği mücadeleyle dikkat çekiyor. Türkiye ve uluslararası arenada birçok madalyanın sahibi olan genç sporcunun yeni hedefi olimpiyat madalyası. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün okullarda yürüttüğü sportif yetenek taramaları sırasında keşfedilen kulübün lisanslı judocusu Sema Mete, ulusal ve uluslararası arenada büyük başarılar elde etti. 2019 yılından bu yana katıldığı ulusal turnuvalarda 10 Türkiye Şampiyonluğu kazanan 17 yaşındaki milli judocu, 2024 ve 2025 yıllarında katıldığı Ümitler ve Gençler Türkiye şampiyonalarından da üç altın madalya çıkarmayı başardı. Ocak ayında ilk kez yarıştığı “Büyükler” kategorisinde ise gümüş madalyanın sahibi oldu.

Avrupa’da büyük performans
Ulusal düzeyde katıldığı tüm turnuvalarda zirveye ulaşan Sema Mete, rotasını Avrupa’ya çevirdi. Katıldığı 14 uluslararası organizasyonda Slovenya, Almanya, Rusya, Polonya, Romanya, Kazakistan, Litvanya, Avusturya, Estonya, Hollanda, İngiltere, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Özbekistan, Azerbaycan ve Makedonya’dan rakiplerini tek tek mağlup ederek önemli başarılara ulaştı. Nisan 2024’de Çekya ve Almanya’da düzenlenen Ümitler Avrupa Kupası ile Temmuz 2024’de yine Almanya’da gerçekleştirilen Avrupa Kupası’nda üçüncülük kürsüsüne çıkan judocu, 8-9 Mart 2025 tarihlerinde Karadağ’ın başkenti Podgoritsa’da yapılan ve 29 ülkeden 302 sporcunun katıldığı Büyükler Avrupa Kupası’nda kendisinden 13 yaş büyük rakibine yenilerek gümüş madalyada kaldı.

“Sakatlık beni durdurmadı”
Kariyerinin başında ciddi bir sakatlık yaşayan ve ön çapraz bağ ameliyatı geçiren genç sporcu Sema Mete, bu başarılar hiç de kolay gelmediğini belirterek, “Sakatlık sonrası geri dönmek kolay olmadı. Bir buçuk yıl boyunca hem bedenimi hem psikolojimi toparlamaya çalıştım. İlk yarışmamda üçüncü oldum ama Balkan Şampiyonluğu’nu kazanınca ‘Tamam, ben başladım!’ dedim. Sonrasında dünya şampiyonasında bronz madalya almak bana büyük moral verdi” dedi.

“Büyüklerle yarışmak farklı bir seviye”
Genç yaşına rağmen büyükler kategorisinde mücadele etmeye başlayan Sema Mete, burada yaşadığı deneyimin önemli olduğunu söyleyerek, “Benden yaşça büyük rakiplerle mücadele ettim. Önce çok stres yaşadım ama antrenmanlarda harcadığım saatleri, ailemden uzak kaldığım günleri düşündüm. ‘Bu kadar emeğin karşılığı olmalı’ dedim ve kendimi mental olarak çok iyi hazırladım. Karadağ’da finale çıktığımda elim ayağım titriyordu. Kazanmayı çok istiyordum ama son 20 saniyede bir hata yaptım ve rakibime kaybettim. Bu bana çok büyük bir ders oldu. Büyüklerde başarılı olabilmem için daha fazla çalışmam gerektiğini anladım” diye konuştu.

Sıkı disiplin, büyük fedakarlık
Mete’nin bir günü oldukça yoğun geçiyor. Sabah erken saatlerde doğa yürüyüşüyle başlayan gün, çift antrenman ve mental hazırlıklarla devam ediyor. Genç sporcu, “Antrenmanlardan önce ve sonra her detayımıza dikkat ediyoruz. Beslenmemizden uyku düzenimize kadar her şey belli bir programda. Arkadaşlarım gezerken ben antrenmandayım ama biliyorum ki ileride kazanan biz olacağız” dedi. 

Hedef olimpiyat madalyası
Judo kariyeriyle birlikte lise öğrenimine de devam eden Sema, geleceğe odaklanmış durumda. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın, şampiyon sporcular yetiştirme ve destekleme hedefinin kendisini ve arkadaşlarını daha da motive ettiğini belirten Sema Mete, en büyük hayalinin ay yıldızlı bayrağımızı uluslararası arenada zirveye taşımak olduğunu söyleyerek, “Şimdi önümüzde daha büyük hedefler var. Avrupa ve Dünya Şampiyonalarında daha büyük başarılar elde etmek, Los Angeles Olimpiyatlarında madalya kazanmak istiyorum. Yetişmemde emeği olan hocalarıma ve takım arkadaşlarıma minnettarım. Daha çok çalışacağım ve en iyisi için mücadele edeceğim” şeklinde konuştu.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Henüz 17 yaşında ama başarılarıyla zirvede Sema’nın hedefi olimpiyat madalyası yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“İlhan veren adımlar buluşması” 3 yaşında https://kocaelibasin.com.tr/ilhan-veren-adimlar-bulusmasi-3-yasinda/ Fri, 07 Mar 2025 18:50:33 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/ilhan-veren-adimlar-bulusmasi-3-yasinda/ "İlhan veren adımlar  buluşması" 3 yaşında  DR.

“İlhan veren adımlar buluşması” 3 yaşında yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“İlhan veren adımlar  buluşması” 3 yaşında 

DR. DİLEK KAYA İMAMOĞLU’NDAN ‘8 MART’ UYARILARI:

 BİR HAFTA BOYUNCA SESİNİZİ ÇIKARIP, SONRA LÂL OLUYORSANIZ; BİR ANLAMI YOK

KADIN HAKLARI MÜCADELESİ KİMSENİN VİCDAN AKLAMA ARACI, İMAJ YARATMA MALZEMESİ DEĞİLDİR, OLAMAZ

EKREM İMAMOĞLU: KADINLARIN GÜCÜ TOPLUMUN GÜCÜDÜR

GÜÇLÜ BİR BİÇİMDE KADIN HAKLARI SAVUNUCUSU OLARAK YOLUMA DEVAM EDECEĞİME, HEPİNİZİN HUZURUNDA SÖZ VERİYORUM

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen “İlham Veren Adımlar Buluşması” etkinliğinde, projenin fikir öncüsü akademisyen ve sivil toplum gönüllüsü Dr. Dilek Kaya İmamoğlu ile TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu birer konuşma yaptı. 

“Hep birlikte yeni bir hayata, yeni bir umuda, yeni bir hikâye yazmaya ihtiyacımız var” diyen Dr. İmamoğlu, “Her yıl 8 Mart haftasında, her platformda kadınlara yönelik konuşmalar yapılıyor. Televizyonlarda kadınların gönlünü hoş edecek programlar, reklamlar dönüyor. Herkes bir haftalığına, adeta kadın haklarının en güçlü savunucusu kesiliyor. Bir hafta boyunca sesinizi çıkarıp, sonra lâl oluyorsanız; bir anlamı yok. Bir hafta boyunca kadın haklarına yönelik reklam filmleri yayınlayıp, yıl boyu kadın çalışanlarınızın hakkına giriyorsanız; bir anlamı yok. Kadına yönelik şiddete bir hafta lanet edip, sonrasında bu konuda hiçbir adım atmıyorsanız; bir anlamı yok. Kadın hakları mücadelesi kimsenin vicdan aklama aracı, imaj yaratma malzemesi değildir, olamaz” uyarılarında bulundu.

“Kadınların gücü, toplumun gücüdür” diyen Ekrem İmamoğlu da “Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, ‘Şuna inanmak lazımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir’ sözü, gerçekten çok değerlidir. Bu manada, bu mübarek Ramazan ayında, bereket ve bolluk için dua ederken, soframızdaki bereketin artmasını, ailemizdeki huzurun artmasını, memleketimizdeki huzurun, kardeşliğin artmasını anlatırken, elbette ki bunun yolunun ve bu ülkede kadın erkek eşitliğinden geçtiğini asla unutmayarak, bugünkü görevlerimizde ve yarın var olacak görevlerimizde, güçlü bir biçimde kadın hakları savunucusu olarak yoluma devam edeceğime, hepinizin huzurunda söz veriyorum” ifadelerini kullandı.

ŞİŞLİ / İSTANBUL 

Akademisyen ve sivil toplum gönüllüsü Dr. Dilek Kaya İmamoğlu’nun öncülüğünü yaptığı, toplumda cinsiyet eşitliğinin sağlanması konusunda farkındalığı artırmak amacıyla bu yıl üçüncüsü düzenlenen “İlham Veren Adımlar Buluşması”, CHP Genel Başkan Yardımcıları Zeliha Aksaz Şahbaz, Volkan Demir, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımlarıyla gerçekleştirildi. Harbiye’deki Cemal Reşit Rey Salonu’nda düzenlenen etkinlikte, Dilek ve Ekrem İmamoğlu çifti birer konuşma yaptı. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte konuşan Dr. İmamoğlu, “Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları sadece ülkemizin meselesi değil.  Kadın hakları, ne yazık ki dünyanın her yerinde, çok büyük bir mücadele alanı olmaya hala devam ediyor” dedi.

DR. DİLEK KAYA İMAMOĞLU: “KADINLARIN YAŞADIKLARINI, BİZ KADINLAR ANLIYORUZ”

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü, “Tüm dünya kadınları için hayatın her alanında eşit bir şekilde var olmak, hak ve özgürlüklerini elde etmek için verilen mücadelenin en güçlü simgelerinden biri” sözleriyle tanımlayan Dr. İmamoğlu, özetle şunları söyledi: 

 “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü biz kadınlar, her yıl neden mi büyük bir coşkuyla kutluyoruz? Çünkü kadın haklarının önemini, hayatın her günü yaşadıklarımızla biz biliyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sonuçlarına her gün biz katlanmak durumunda kalıyoruz. Evde, iş yerinde, sokakta, hayatın her alanında bizler eşitsizlikle karşı karşıya kalıyoruz. Eğitim sıralarından koparılan, erken yaşta evlendirilen, taciz edilen, şiddete uğrayan kız çocuklarının, kadınların haberlerini aldığımızda bizler kahroluyoruz. Çünkü o kadınların yaşadıklarını, en iyi şekilde, sadece ve sadece biz kadınlar anlıyoruz. O nedenle biz, her 8 Mart’ı coşkuyla ve bunun yanında da haklı bir öfkeyle kutlamaya devam edeceğiz. Newton’un etki-tepki yasası şöyle der: ‘Her etkiye karşılık eşit ve zıt yönde bir tepki vardır.’ Kadın hakları mücadelesi de işte böyle bir mücadeledir. Kadına yönelik baskı, şiddet, eşitsizlik arttıkça kadınların hak mücadelesi de artmaya devam edecektir. Her 8 Mart’ta kadınların sesi daha güçlü ve gür çıkacaktır.”

“KADIN HAKLARI MÜCADELESİ KİMSENİN VİCDAN AKLAMA ARACI DEĞİLDİR, OLAMAZ”

 “Her yıl 8 Mart haftasında, her platformda kadınlara yönelik konuşmalar yapılıyor. Televizyonlarda kadınların gönlünü hoş edecek programlar, reklamlar dönüyor. Herkes bir haftalığına, adeta kadın haklarının en güçlü savunucusu kesiliyor. Tüm bunların kadın haklarıyla ilgili farkındalık yaratmak adına çok değerli olduğunu bilmekle birlikte, şunu da söylemek isterim: Bir hafta boyunca sesinizi çıkarıp, sonra lâl oluyorsanız; bir anlamı yok. Bir hafta boyunca kadın haklarına yönelik reklam filmleri yayınlayıp, yıl boyu kadın çalışanlarınızın hakkına giriyorsanız; bir anlamı yok. Kadına yönelik şiddete bir hafta lanet edip, sonrasında bu konuda hiçbir adım atmıyorsanız; bir anlamı yok. Kadın hakları mücadelesi kimsenin vicdan aklama aracı, imaj yaratma malzemesi değildir, olamaz. Kadın hakları mücadelesi, sadece söylemde kalmamalı, kişinin hayattaki her eylemine her zaman yansımalıdır. Kadın hakları mücadelesi, toplumda topyekun bir zihniyet değişikliğini kabul edip, bu zihniyetle hareket etmek, bu zihniyet değişikliğini topluma yaymak için çalışmaktır.” 

“KADIN HAKLARI MESELESİ, İNSANLIK ONURU MESELESİDİR”

“Bu toplumsal yaygınlığı gerçekleştirmenin en etkili yolu, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik, güçlü bir kadın politikasının hayata geçirilmesiyle mümkündür. Kadın hakları meselesini, siyaset ve partiler üstü olarak ele alan, hayatın her alanında eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı hedefleyen bir kadın politikası, katılımcı bir anlayışla hayata geçirilmelidir. Bir politika ekseninde, bir yol haritası belirlenmeli ve kamudan sivil toplum kuruluşlarına, medyadan akademiye tüm paydaşlar, bu ortak politika çerçevesinde harekete geçmelidir. Gelin, kadın hakları sorununu çözmek için güçlerimizi birleştirelim. Devlet, bu konuda öncü olsun. Hepimiz ortak akılla, ortak çabayla siyaseti bir yana bırakarak hareket edelim. Çünkü kadınların özgür ve eşit olmadığı bir dünyada, adaletten söz etmek; kadın haklarının çiğnendiği bir yerde, insan haklarının korunduğunu söylemek mümkün değildir. Kadın hakları meselesi, bir insan hakları, insanlık onuru meselesidir. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, demokrasi ve insan hakları için vazgeçilmez bir önkoşuldur. Herkes için adalet ve eşitlik önce toplumsal cinsiyet eşitliğinden geçer.”

“3 BİN ÜNİVERSİTELİ GENÇ KADINA BURS VERMENİN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ”

“İstanbul Vakfı ile birlikte, ‘Büyüt Hayallerini’ projesini, toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sunmak amacıyla başlattık. Bu proje ile kız çocuklarının eğitimine katkı sağlayan bir dayanışma ağı olsun istedik. ‘İlham Veren Adımlar’ kitabıyla da başarılı kadınların hikayelerini ve mücadelelerini kitaplaştırdık. Bu kitapla kız çocuklarının hayallerini büyüttük. Kitaptan elde ettiğimiz gelirle kız öğrencilerin eğitimlerine katkı sunmaya çalıştık. Bugün geldiğimiz noktada 3 bin üniversiteli genç kadına burs desteği vermenin mutluluğunu yaşıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz atölyeler ve etkinliklerle bursiyerlerimizin yanı sıra çok daha fazla genç kadına eşitlik ve emek mücadelelerinde destek oluyoruz. Büyüt Hayallerini Kız Öğrenci Yurdu ile Büyüt Hayallerini Kreşi için de çalışmalarımız devam ediyor. Tüm bunları bağışçılarımızın katkıları olmadan gerçekleştiremezdik. İzninizle buradan tüm bağışçılarımıza yaptıkları çok değerli katkılar için teşekkür etmek istiyorum.” 

“BİZ, MÜCADELEYE ALIŞIĞIZ”

“Evet, kötü günlerden geçiyoruz. Tüm dünyada, özellikle yakın coğrafyamızda savaşlar ve çatışmalarla çevrilmiş durumdayız. Bu istikrarsızlık ortamından da ne yazık ki, yine en çok kadınlar, çocuklar, gençler etkileniyor. Dünya, daha keskin bir kutuplaşmaya doğru yol alıyor. Sadece ülkemizde değil, tüm dünyada hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı, otoriterliğin öne çıktığı bir döneme girilmiş görünüyor. Ama tüm bunlara rağmen, bizler umutluyuz. Ne kadar kötü süreçlerden geçsek de insanlık adına, çocuklar, gençler, kadınlar adına mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız. Bu mücadeleyi sürdürmeye kararlı ne kadar çok kişi olduğumuzu görmek, umudumuzu artıyor. Üstelik, bunu başaracak güce de sahibiz. Yeter ki kendimize ve birbirimize inanalım. Birlik olalım. Dayanışmaya güç katalım. Biz kadınlar, önümüze çıkarılan engelleri aşabilir, eşitsizliğin karşısında hep birlikte durabiliriz. Biz, mücadeleye alışığız. Çünkü bizim günlerimiz, hayatın en ufak detaylarında bile mücadele ederek geçiyor aslında. Kadınlar, bulundukları yerlere önlerine çıkarılan engelleri aşarak, cam tavanları kırarak geldiler. Sevgili kız çocukları, değerli genç kadınlar sizler de bu güce sahip olduğunuzu bilin. Kendinize güvenin. Sizin azminiz karşısında hiçbir güç, hiçbir engel duramaz. Tüm bu eşitsizlikleri hep birlikte beraber ortadan kaldıracağız. Birlikteyiz, hep beraberiz, güçlüyüz. Kadın olmayı çok seviyor, neler başarabileceğimizi de çok iyi biliyoruz. Şimdi hep birlikte yeni bir hayata, yeni bir umuda, yeni bir hikâye yazmaya ihtiyacımız var.”

EKREM İMAMOĞLU: “BUGÜN İBB’DE, HER KADEMEDE ÇOK GÜÇLÜ KADINLAR VAR”

Eşinin ardından mikrofona gelen İmamoğlu da konuşmasına, “Kadınların eşit koşullarda var olması ve toplumsal eşitlik için daha fazla adım atmak, açıkçası benim bu görev dönemimde en fazla mutluluk duyduğum hususların başında geliyor” sözleriyle başladı. İBB olarak, kadın mücadelesinin ön saflarında olmaları gerektiğinin altını çizen İmamoğlu, “Çünkü, kadınların eğitimde, iş hayatında, sosyal yaşamda eşit haklara sahip olmasının, yalnızca kadınlar için değil, toplumun bütünü için çok büyük kazanım olduğunu iyi biliyoruz. Bu anlayışla, kadınların iş hayatındaki temsiliyetini arttırmak için verdiğimiz mücadele, büyük bir dönüşüm sağlamıştır. Eskiden kadınlar, İBB’de yönetici olamıyordu ya da birçok meslekle ilgili kapısını dahi çalamıyordu. Otobüs şoförü olmak, itfaiyeci olmak, cankurtaran olmak, denizci olmak gibi hususlara kapıları kapalıydı. Bugün ise İBB’de, her kademede çok güçlü kadınlar var. Kadın yöneticiler var. Kadın emekçiler var. Farklı meslek dallarında, gelecek nesillere örnek olan nice kadın çalışanımız var” dedi. 

“KADIN YÖNETİCİ SAYIMIZI YÜZDE 172 ORANINDA ARTIRDIĞIMIZI GURURLA İFADE EDİYORUM”

Hiç kadın çalışmayan alanlarda ve İBB genelinde sağladıkları istihdamla ilgili aktarımlarda bulunan İmamoğlu, “Bugün kadın yönetici sayımızın, 2019’da teslim aldığımızdan bugüne, yüzde 172 oranında artış gerçekleştirdiğini gururla ifade ediyorum. Daha önce hiç kadın yöneticinin olmadığı alanlarda, artık çok sayıda kadın yöneticilerimiz var” bilgilerini paylaştı. İBB tarihinin ilk kadın genel sekreter yardımcısı atamasını da kendilerinin yaptığını kaydeden İmamoğlu, “İBB şirketlerinde, iştiraklerimizde hiç kadın genel müdür yokken, bugün beş iştirakimizin başında genel müdür olarak çok kıymetli kadın yöneticilerimiz var. Kadınların iş hayatında güçlü bir şekilde var olmasını desteklerken, özellikle İBB Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü çatısı altında sunduğumuz sosyal hizmetlerle de yanlarında olmaya ve ihtiyaçlarına dönük bir biçimde, İstanbul’umuzun her semtinde güçlü faaliyetleri arttırmaya da devam ediyoruz” diye konuştu. Kadınların ihtiyaçlarına faaliyet alanlarımızı genişleteceklerini duyuran İmamoğlu, “Merkezlerde sağlık, eğitim, kariyer, hukuki danışmanlık, kültür, sanat, spor, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi birçok alanda sunduğumuz hizmetlerle, kadınların hayatın her alanında desteklenmesi, güçlendirilmesi, psikolojik açıdan sağlıklı bir kent yaşamı sürdürmesine yoğun bir biçimde katkı sunuyoruz” ifadelerini kullandı. 

“111 YUVAMIZ İSTANBUL KREŞİYLE KADINLARIN YÜKÜNÜ HAFİFLETİYORUZ”

İBB’nin bu konudaki çalışmalarının kısa bir özetini sunan İmamoğlu, özetle şöyle konuştu: 

“Kadınların iş gücüne katılımı, dünya genelinde erkeklerin katılım oranının ne yazık ki oldukça gerisindedir. Kadınların iş hayatına daha aktif katılım sağlaması, ekonomik özgürlüklerini kazanmaları, bir dizi program ve bu alanda önemli adımlar gerektiriyor. İş hayatına kadınların katılımın önündeki en büyük engellerden birisi de ‘bakım emeğinin’ adaletsiz paylaşımıdır. Kadınlar, çocuk bakım yükünü tek başına omuzlamak zorunda kaldığında, ekonomik hayattan dışlanma riskiyle karşı karşıya kalır. İşte tam da bu noktada İBB olarak, tarihi bir atılım yaparak, çok güçlü yapılarla, 111 Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezi’yle, kadınların bu yükünü hafifletiyor, eşit toplum için önemli bir adım atıyoruz. Bu sene başı itibariyle, 17 binin üzerinde çocuğumuzun, İBB’nin Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezleri’nin tedrisatından geçerek hayata adım atmalarını gururla takip ediyorum. Bu merkezde sadece çocuklara güvenli bir eğitim sunmakla kalmıyor, aynı zamanda kadınların ekonomik ve sosyal hayata daha fazla katılabilmesine olanak sağlıyor.”

 

“KREŞLER; KENTİMİZİN İNSANLARI, ÇOCUKLARI VE BEBEKLERİ ADINA EN MEGA PROJEMİZDİR”

“Bu kreşlerimizde bulunan çocuklarımızın, ilerleyen yıllarda, belki de belli bir yaş almış olduğumuz dönemde, gazeteyi açtığımızda ya da internetten takip ettiğimizde, dünyada en önemli bir buluşu bulan ya da dünyanın en güzel işlerinden birine imza atan, en faydalı atılımlardan, girişimlerinden birini hayata geçiren bir kişinin, bir insanımızın kariyerinde, en başlangıcında Yuvamız İstanbul’dan yola çıktığını görmek, herhalde beni dünyanın en mutlu insanı yapacaktır. Onun için kreşler, bizim, İstanbul Büyükşehir Belediyemizin, kentimizin insanları, çocukları ve bebekleri adına, en mega projemizdir. Bunun altını bir kez daha çizmek istiyorum. Çalışan anneler için güçlendirme alanı olan bu merkezler, iş hayatında kadınların fazla yer almasının sağlandığı gibi, toplumsal cinsiyet eşitliğini de destekleyen çok somut bir adım haline geliyor. Bu anlamda sayılarını arttırmaya da devam edeceğimizi, şu anda etkin bir biçimde sahada yapımları, imalatları devam eden onlarca kreşimiz olduğunu da gururla duyurmak istiyorum.”

“KADININ GÜCÜ, TOPLUMUN GÜCÜDÜR”

“Kadınların eğitimi, istihdamı ve eşit hakları yaşama katılması için attığımız her adımın, kesinlikle ülkemiz adına daha güçlü bir gelecek vaadinde bulunduğunu, ama aynı zamanda daha fazla kadına da umut olmak zorunda olduğumuzun da gerçeğini bize hatırlatıyor. İnanınız ki; kadının gücü, toplumun gücüdür. Cumhuriyetin ilk yıllarında, çok büyük yokluk içerisinde, yoğun emekle birlikte büyük atılımları yapan Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, bir yandan çağdaş bir gelecek için devrimlerini sıra sıra toplumun önüne dizerek, hayatımıza katarken; taşrada, köylerde, insanların kadınıyla, erkeğiyle, çoluğuyla, çocuğuyla, büyük bir emekle ortaya koydukları ve hala o tarihlerdeki büyüme oranlarına, bir an bile erişemediğimizi gördüğümüzde, meselenin özünde aslında baktığınızda, aile içerisindeki herkesin üretimde eşit bir biçimde bulunması, her bir şekliyle omuz omuza üretmeye, ekonomiye, sanayiye, yeni atılımlara katkı sunduğunu görmek hiç de zor olmasa gerek.”

“SANKİ ‘KADININ ÇALIŞMASINA GEREK YOK’ GİBİ BİR ALGIYA SÜRECİ TAŞIYARAK…”

“Bugün ise, Türkiye’nin ve dünyanın geldiği noktada, kentleşen toplumlarda, işte o gün eşit bir biçimde iş gücünde bulunan insanların yerine, ne yazık ki ‘evde oturan kadın, çalışan erkek’ şeklinde bir geleneğe bürünmesi, belki de yoksullaşmamızın, son dönemlerde özellikle kadına farklı misyonlar yükleyerek, sanki ‘kadının çalışmasına gerek yok’ gibi bir algıya süreci taşıyarak, evirerek, böylesi bir yoksulluğun, üretimde az bulunan, toplumun yarısı olan kadının büyük bir bölümünün istihdama ve üretime katılmaması sonucuna evrilen bir düzen içerisinde, belki de yoksulluk değerlerinin yukarıya tırmanmasındaki en önemli parametre, en önemli çözüme muhtaç sorun olduğunu da altını çizerek sizlere aktarmak isterim. Kadınların gücü, toplumun gücüdür. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, ‘Şuna inanmak lazımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir’ sözü, gerçekten çok değerlidir. Bu manada bu mübarek Ramazan ayında, bereket ve bolluk için dua ederken, soframızdaki bereketin artmasını, ailemizdeki huzurun artmasını, memleketimizdeki huzurun, kardeşliğin artmasını anlatırken, elbette ki bunun yolunun ve bu ülkede kadın erkek eşitliğinden geçtiğini asla unutmayarak, bugünkü görevlerimizde ve yarın var olacak görevlerimizde, güçlü bir biçimde kadın hakları savunucusu olarak yoluma devam edeceğime, hepinizin huzurunda söz veriyor, şimdiden 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum.”

GÜÇLÜ KADINLAR KONUŞTU

Konuşmaların ardından, Merve Yıldırım’ın moderatörlüğünde düzenlenen oturuma; İnsan İnovasyon Tasarımcısı Arzu Kaprol, Global Teknoloji lideri Ayşegül İldeniz, atlı zabıta Duygu Bakacak Dağdeviren, İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Itır Erhart ve Akbelen Ormanı için verdiği mücadeleyle tanınan İkizköy Muhtarı Nejla Işık katıldı. Dünyaca ünlü bilim insanı Canan Dağdeviren’in video mesajıyla katıldığı etkinlik, “Büyüt Hayallerini” şarkısının okunması ve toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“İlhan veren adımlar buluşması” 3 yaşında yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Deniz Gezmiş 78. Yaşında Güzelbahçe’de Saygıyla Anıldı https://kocaelibasin.com.tr/deniz-gezmis-78-yasinda-guzelbahcede-saygiyla-anildi/ Fri, 28 Feb 2025 17:20:04 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/deniz-gezmis-78-yasinda-guzelbahcede-saygiyla-anildi/ Devrimci Hareket’in sembol isimlerinden Deniz Gezmiş, Güzelbahçe’deki anıtı önünde 78.

Deniz Gezmiş 78. Yaşında Güzelbahçe’de Saygıyla Anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Devrimci Hareket’in sembol isimlerinden Deniz Gezmiş, Güzelbahçe’deki anıtı önünde 78. doğum gününde saygıyla anıldı. 

68 kuşağının gençlik önderi Deniz Gezmiş, 78. doğum gününde, Güzelbahçe Belediyesi ve CHP Güzelbahçe İlçe Başkanlığı tarafından, Çelebi Mahallesi’ndeki anıtı önünde doğum gününde çiçeklerle anıldı.

‘Bedelde ödesek ilkemizden vaz geçmeyiz’

Doğum gününde de ölüm günlerinde de Denizleri hep anacaklarını söyleyen Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, “Değişim dedik Türkiye’yi değiştirdik. Güzelbahçe‘de de yapmaya devam edeceğiz. Burayı da 6 Mayıs’ta değiştirip Üç Fidana yakışır bir anıt yapacağız. Deniz’i, Hüseyin’i, Yusuf’u çok farklı bir şekilde göreceksiniz.  6 Mayıs’ta Türkiye’de ses getirecek bir anma gerçekleştireceğiz. Anıtlarını yaparken yargılandık. Ama açılan dava da berat ettik.  İster atsınlar, ister assınlar biz davamızdan vaz geçmeyiz. Türkiye değişti, Güzelbahçe değişti bu anıtlarda değişecek ve daha iyilerini burada göreceksiniz. Gençliğimizde onların ideolojileriyle yola çıktık. Biz böyle inandık, böyle devam edeceğiz. İyi ki doğdun Deniz, iyi ki vardın Hüseyin, iyi ki sizler bize bu yolu gösterdiniz Yusuf.  Bizlerde sizin yolunuzda yürümeye, bu ülkeyi tam bağımsız Türkiye haline getirene kadar sonu bedeli ne olursa olsun ödemeye varız. Sizlerin ilkelerini, yoldaşlıklarınızı devam ettireceğiz. 6 Mayıs anmasında da Deniz’i seven Deniz için şiirler şarkılar yazmış söylemiş bir sanatçıyı da o gün burada misafir edeceğiz” diye konuştu.

‘İyi ki doğdun Abi’

Devrimin önemli sembollerinden biri olan Deniz Gezmiş’in doğum gününde toplandıklarını söyleyen CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek, “Yitip giden bir sürü abimiz oldu, bir sürü önderimiz oldu ama burada onların üçünün burada yaşıyor olması bizim için çok büyük bir gurur. Denizler için bir sürü şarkı yazıldı, bir sürü söz yazıldı üzerlerine ama en içten benim hissettiğim kadarıyla yazılmış bir şarkının sözü; o da şöyledir ‘ah benim güzel abim’ der o şarkıda galiba bizim onlara karşı hislerimizi en güzel o şarkı sözü yansıtıyor. Buraya gelmeden önce biz burayı yaparken ne kadar çok zorlandık. Sonra da davası sürdü ama dimdik her zaman olduğu gibi onlar ayakta bizler var olduğumuz sürece de onlar devam edecek burada olmaya bizler devam edeceğiz. Üç tane çınar ağacı diktik arkalarına, üçünün hatıraları yaşasın diye. Çınarlar bir sembol bakın burada bir sürü çınar ağacı var. Denizin doğum gününde burada Cumhuriyet Halk Partisi örgütü olarak, belediye başkanı olarak burada yer alıyoruz. Onun doğum gününü kutlayabiliyoruz. Bazen doğumu kutlarken ölümü anarken hüzünleniyor insan hüzün sadece ölüme yönelik değil bu sebeple, bir insan doğduğu diye de üzülebiliyoruz bizden önce yitip gittiyse. Şu çınar ağaçlarına baktım ilk zamanlar biraz cılızdı yeni fidanlardı. Serpilmişler, bizler de şimdi serpiliyoruz. Sadece Güzelbahçe‘ye değil İzmir’e Türkiye’ye örnek oluyoruz. Bu sebeple emek koyan herkese onların adını burada yaşatan sadece adını yaşatmakla kalmayan onların izinden yürüyen onları anlayan herkese sizlere sonsuz teşekkür ediyorum. İyi ki doğdun abimiz diyorum iyi ki doğmuşsun” dedi.

Konuşmaların ardından anıta çiçekler bırakıldı ve ardından ‘Kahrolsun faşizm, yaşasın tam bağımsız Türkiye’ sloganları atıldı.  

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Deniz Gezmiş 78. Yaşında Güzelbahçe’de Saygıyla Anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türkiye’de doğan ilk fil İzmir 14 yaşında İyi ki doğdun “İzmir” https://kocaelibasin.com.tr/turkiyede-dogan-ilk-fil-izmir-14-yasinda-iyi-ki-dogdun-izmir/ Sun, 09 Feb 2025 10:09:54 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/turkiyede-dogan-ilk-fil-izmir-14-yasinda-iyi-ki-dogdun-izmir/ İzmir Doğal Yaşam Parkı, bir kez daha heyecan dolu anlara tanıklık etti.

Türkiye’de doğan ilk fil İzmir 14 yaşında İyi ki doğdun “İzmir” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İzmir Doğal Yaşam Parkı, bir kez daha heyecan dolu anlara tanıklık etti. Türkiye’de dünyaya gelen ilk fil olan ve adı da yapılan anket sonucu yurttaşların oyları ile belirlenen fil İzmir 14. yaş gününü kutladı. Bu özel günde İzmir,  kendisi için bal kabağı ve meyvelerle hazırlanan pastayı yedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda doğum günü coşkusu yaşandı. Türkiye’nin tek fil ailesine ev sahipliği yapan parkta yaşamını sürdüren Begümcan ve Winner çiftinin kızlarından olan ve Türkiye’de dünyaya gelen ilk fil olan İzmir’in 14. yaş günü kutlandı. İzmir, kardeşleri Deniz ve Ege’nin de katıldığı kutlamada, bal kabağı, elma, havuç gibi meyveler ve yoncadan yapılan pastayı, büyük bir iştahla yedi. Parkın ziyaretçileri de bu eşsiz kutlamaya alkışlarla eşlik etti. 

“İzmir bizim için çok önemli”
Kutlamalara katılan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, çok heyecanlı olduklarını söyledi. Okyay, “Coşkuluyuz. İzmir’imiz, Türkiye’de doğan ilk Asya fili. Türkiye’de ilk ve tek olan fil ailesinin en güzel kızlarından birinin yaş gününü kutluyoruz. İzmir bizim için çok önemli. Son derece uysal bir kız. Annesi ve kardeşleri ile aynı ortamda yaşıyor. Çok mutluyuz. Güzel bir an. Herkesi bu güzel fil ailesini görmeye İzmir Doğal Yaşam Parkı’na bekliyoruz” dedi. 

Aya bakımları çok önemli
Fil ailesinin ayak ve tırnak bakımları periyodik olarak yapılıyor. Yine bu özel günde İzmir  filin ayak bakımı, Veteriner Hekim Gözde Budak Taşçı tarafından yapıldı. Taşçı, “Haftanın iki günü ayak bakımlarını özenle yapıyoruz. Filler çoğu hastalığı ayaklarından alır. Bu yüzden ayak bakımına ayrı özen gösteriyoruz” diye konuştu.  

“İzmir’de böyle bir bebeğin dünyaya gelmesi çok güzel bir olay”
İzmir’in doğum günü için Doğal Yaşam Parkı’na gelen Yaren Büyükmumcu da fil İzmir doğduğunda yapılan isim anketine katılanlar arasında yer aldığını belirtti. Büyükmumcu, “O zaman eski bir bilgisayarım vardı ve ben de oy vermiştim.  İzmir ismi de kendisine çok yakıştı. Bugün doğum günü olunca gelmek istedim. Bazı insanlara hayvanların doğum gününü kutlamak tuhaf gelebilir ancak bence çok güzel bir olay. Çünkü hatırlıyorum İzmir’in doğması büyük bir olaydı. Fillerin nesli tükenme tehlikesi altında. O nedenle İzmir’de böyle bir bebeğin dünyaya gelmesi, çok güzel bir olay. Kutlamaya değer buluyorum” dedi.  

“İzmir’in doğum günü için geldim”
Ziyaretçilerden Yamaç İnak da üç köpeği olduğunu ve her yıl onların doğum gününü kutladığını ancak ilk kez bir filin doğum günü partisine katıldığını vurguladı. İnak, çok güzel bir gün geçirdiğini belirterek, “Fil İzmir’in doğum gününü kutlamak için geldim. Benim için çok güzel bir anı oldu. Daha önce bir filin doğum günü kutlamasına katılmamıştım. O da çok heyecanlıydı” ifadelerini kullandı. 

Pasta kesildi
Fil İzmir’in pastasını yedikten sonra babası Winner’ın bulunduğu alana doğru hızla gitmesi dikkat çekti. Program kapsamında, park çalışanları da üzerinde “İlk göz ağrımız İzmir, İyi ki doğdun” yazılı pasta kesti. “Begümcan”, “Winner” ve yavruları “İzmir”, “Deniz” ve “Ege”den oluşan Türkiye’nin ilk fil ailesi, İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda hayatlarını sürdürüyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye’de doğan ilk fil İzmir 14 yaşında İyi ki doğdun “İzmir” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Çocukları nitelikli eğitimle buluşturan TEGV 30 yaşında! https://kocaelibasin.com.tr/cocuklari-nitelikli-egitimle-bulusturan-tegv-30-yasinda/ Mon, 27 Jan 2025 11:30:46 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/cocuklari-nitelikli-egitimle-bulusturan-tegv-30-yasinda/ “Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” mottosuyla cumhuriyetin ilke ve değerlerine sahip, çağdaş nesillerin yetişmesi için Türkiye genelindeki etkinlik noktalarında çocuklara nitelikli eğitim desteği sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), 30 yılda 100 bini aşkın gönüllüyle 3 milyondan fazla çocuğa ulaştı.

Çocukları nitelikli eğitimle buluşturan TEGV 30 yaşında! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” mottosuyla cumhuriyetin ilke ve değerlerine sahip, çağdaş nesillerin yetişmesi için Türkiye genelindeki etkinlik noktalarında çocuklara nitelikli eğitim desteği sunan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), 30 yılda 100 bini aşkın gönüllüyle 3 milyondan fazla çocuğa ulaştı. Eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirme hedefiyle 1995 yılında kurulan vakıf, ilköğretim çağındaki çocukların yeteneklerini özgürce keşfetmelerini ve 21. yüzyıl becerileriyle donanmalarını sağlayan özgün eğitim modeliyle öne çıkıyor. Türkiye’nin dört bir yanındaki 73 etkinlik noktasındaki çocuk dostu mekanları ve yenilikçi programlarıyla fark yaratıyor. 

 

“Suna Kıraç’ın başlattığı eğitim yolculuğunda TEGV, 30 yıldır geleceği aydınlatıyor”

 

TEGV Yönetim Kurulu Başkanı M. Özalp Birol TEGV’in 30. yılı ile ilgili olarak şunları söyledi: 

 

“Öncelikle, Bolu’da yaşadığımız üzücü olayda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Böyle bir acının bir daha yaşanmamasını temenni ediyoruz. Kuruluşundan günümüze 3 milyonu aşkın çocuğumuza 100 bin gönüllümüzün özverili katkılarıyla nitelikli eğitim desteği veren vakfımızın 30. yılını idrak ediyoruz. Sayın Suna Kıraç’ın önderliğinde, eğitime gönül vermiş iş insanları ve eğitimciler tarafından 1995 yılında kurulan vakfımız, bugün 25 ilde 73 etkinlik noktasında çocuklarla buluşarak onların geleceğe donanımlı bireyler olarak hazırlanmasına katkıda bulunmaya devam ediyor. Çocuklarımızı çağdaş ve evrensel değerlerle geleceğe hazırlama idealimize ortak olan destekçilerimiz ve gönüllülerimiz sayesinde nitelikli eğitimin ışığını ülkenin dört bir yanına yaymaktan gurur duyuyoruz. Sayın Suna Kıraç’ın başlattığı eğitim yolculuğunda TEGV 30 yıldır cumhuriyetin ilke ve değerlerini temel alarak, eğitimin ışığıyla geleceği aydınlatıyor. İdealimiz çocuklarımızı, 21’inci yüzyıl becerileriyle donatılmış, sosyal ve duygusal farkındalıkları gelişmiş, bilim ve teknoloji ile üretken, tasarım ve proje odaklı düşünebilen, çevreye duyarlı ve sosyal fayda sağlayan bireyler olarak yetiştirmek. Yeni yaşımızla birlikte, daha fazla çocuğa ulaşarak eğitim alanında anlamlı ve kalıcı katkılar sunmayı sürdüreceğimize yürekten inanıyoruz. Çocuklarımızın hayallerini eğitimle desteklediğimiz bu yolda bize eşlik eden kurucularımıza, mütevellilerimize, eğitim dostlarımıza, bağışçılarımıza, çalışanlarımıza ve gönüllülerimize şükranlarımı sunarım. Hep birlikte, nice yıllara…”

 

Uluslararası Standartlarda Güçlü Bir Kurumsal Yapı

 

TEGV, yaygın organizasyonunu değerlerine dayalı kurumsal yönetişim anlayışıyla destekleyerek, sürdürülebilir ve güçlü bir kurumsal yapı oluşturmuştur. Şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda her yıl bağımsız dış denetim süreçlerinden başarıyla geçen vakıf, Entegre Faaliyet Raporları aracılığıyla uluslararası standartlarda bilgi paylaşımı yapmaktadır. Dünyanın en büyük gönüllü kurumsal vatandaşlık girişimi olan Birleşmiş Milletler Global Compact’a katılan ve Türkiye Yönetim Kurulu’na giren ilk STK’lardan biri olarak, küresel düzeyde sorumluluk taşıyan önemli bir paydaş konumundadır. Ölçme Değerlendirme metodolojisi Harvard Üniversitesi tarafından vaka çalışması olarak kabul edilen TEGV, bu yapısıyla eğitim alanında örnek gösterilen bir model oluşturmaktadır.   ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi ve ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi sertifikalarını alan bir sivil toplum kuruluşu olarak kurumsal yapısını global standartlara uygun bir anlayışla yönetmektedir.

 

Ateşböcekleri Zor Zamanlarda Çocuklara Umut Oluyor

 

TEGV’in özgün projelerinden biri olan Ateşböceği Öğrenim Birimleri, mobil yapısı sayesinde Türkiye’nin dört bir yanını dolaşarak çocukların eğitim fırsatlarına erişimini arttırıyor. Donanımlı eğitim programları ve yaratıcı içerikleriyle çocuklarla etkinliklerin gerçekleştirildiği bu birimler, özellikle afet dönemlerinde destek sağlamak ve eğitimde sürekliliği korumak adına önemli bir rol üstleniyor. Çocukların güvenli bir ortamda hem eğitim almasını hem de psikolojik destek bulmasını sağlayarak onlara umut oluyor. Bugüne kadar 1.2 milyon çocuğa ulaşan TEGV Ateşböceği Öğrenim Birimleri, 19’u tasarım, bilişim, sanat, bilim ve trafik gibi farklı temalardan oluşan 26 araçlık filosuyla, toplumsal dayanışma ve nitelikli eğitimde fırsat eşitliği anlayışıyla çocukların geleceğine ışık tutmayı sürdürüyor. 

 

30. Yılında da Nitelikli Eğitimin Işığını Yayıyor

 

Nitelikli eğitimin her çocuğun hakkı olduğuna inanan TEGV, çocukların yaratıcılıklarını ve potansiyellerini geliştirecek çeşitli programlarla onları geleceğe donanımlı bireyler olarak hazırlamaya devam ediyor. 30. yılında, daha fazla çocuğa ulaşmayı hedefleyerek bir dizi yeni projeyi hayata geçirecek olan vakıf, dijitalleşmeye verdiği önemi sürdürerek 2024 yılında erişime açtığı TEGV Akademi dijital platformu ile eğitimdeki dijital dönüşümünü güçlendirmeyi amaçlıyor.  6 Şubat felaketlerinin ilk anından itibaren çalışmalara başlayan ve bölgede 15 öğrenim birimi ve 17 Ateşböceği ile faaliyetlerini sürdüren TEGV, Allianz iş birliğiyle başlattığı “Bilinçli Adımlar Güvenli Yarınlar” programıyla 3 yıl boyunca 135 bin çocuğa deprem farkındalığı kazandırmayı hedefliyor. TEGV’in miras bağışçısı Nirun Şahingiray’ın desteğiyle, eğitimdeki yenilik ve gelişmeleri tartışmak amacıyla 2013 yılından bu yana düzenlenen Nirun Şahingiray Uluslararası Eğitim Forumu’nun 6’ncısı bu yıl gerçekleştirilecek. Forum, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, eğitim profesyonelleri ve akademisyenleri bir araya getirerek eğitimde önemli bir platform oluşturuyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çocukları nitelikli eğitimle buluşturan TEGV 30 yaşında! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Nazım Hikmet 123 Yaşında https://kocaelibasin.com.tr/nazim-hikmet-123-yasinda/ Wed, 15 Jan 2025 12:30:08 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/nazim-hikmet-123-yasinda/ Türk şiirinin evrensel sesi Nazım Hikmet Ran, doğumunun 123.

Nazım Hikmet 123 Yaşında yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türk şiirinin evrensel sesi Nazım Hikmet Ran, doğumunun 123. yılında Manisa’da iki özel etkinlikle anılacak.

Sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın şairi olarak tanınan Nazım Hikmet’i anmak için Kültür Merkezi Lale Salonu’nda 16 Ocak Perşembe günü Bedreddin Oratoryosu, 18 Ocak Cumartesi günü ise Dilek Kızık’ın sahne alacağı anlamlı bir konser düzenlenecek. 

 

“Bugün Bile Bize Yol Gösteriyor”

 

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, “Nazım Hikmet’in kalemi, insanın özgürlüğe olan özlemini, memlekete duyulan sevgiyi ve eşitlik arzusunu yansıtan bir meşaledir. Nazım Hikmet, dizelerinde insanlığın özlemlerini, barışı ve kardeşliği dile getiren bir dünya şairidir. ‘Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine’ diyerek hepimize ortak bir yaşamın güzelliğini anlatırken ‘Dörtnala gelip Uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket, bizim’ dizeleriyle de vatan sevgisini en güçlü şekilde ifade etmiştir. Bir şairin sözleri, bugün bile bize yol gösteriyor. Bu yıl, onun doğumunun 123. yılında, bu büyük ustayı sanatla, müzikle ve şiirle anacağımız anlamlı etkinliklere tüm Manisalı hemşerilerimizi, davet ediyorum” diye konuştu.

 

Tüm Manisalı Sanatseverler Davetli

 

Anma programı, 16 Ocak Perşembe günü Kültür Merkezi Lale Salonu’nda sahnelenecek “Bedreddin Oratoryosu” ile başlayacak. Geniş Merdiven Ensemble tarafından müzikle yeniden yorumlanan Nazım Hikmet’in ölümsüz eseri “Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı”, özgün bestelerle hayat bulacak. Geniş bir müzisyen kadrosunun eşlik edeceği etkileyici oratoryoda, tiyatro sanatçısı Latif Tiftikçi’nin güçlü performansı izleyicilere unutulmaz bir deneyim yaşatacak.

18 Ocak Cumartesi günü ise yine Kültür Merkezi Lale Salonu’nda solist Dilek Kızık’ın sahne alacağı anlamlı bir konser düzenlenecek. Nazım Hikmet’in dizelerinden bestelenen şarkıların seslendirileceği bu konser, şairin eserlerini müzikle buluşturacak. “Seviyorum seni ekmeği tuza banıp yer gibi” gibi dizelerle hatırlanan Nazım Hikmet şarkıları, sanatseverlere duygu dolu bir gece yaşatacak. Manisa’da şairin doğum günü anısına düzenlenen bu etkinlikler, sanatın birleştirici gücüyle Nazım Hikmet’in mirasını bir kez daha hatırlatmayı amaçlıyor. Tüm Manisalı sanatseverler, ücretsiz olarak izleyebilecekleri bu iki özel geceye davetli.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nazım Hikmet 123 Yaşında yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Sanal Kumar Oynama Davranışı Ergenlik Yaşında Görülmeye Başlandı https://kocaelibasin.com.tr/sanal-kumar-oynama-davranisi-ergenlik-yasinda-gorulmeye-baslandi/ Fri, 13 Dec 2024 10:00:24 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/sanal-kumar-oynama-davranisi-ergenlik-yasinda-gorulmeye-baslandi/ Prof.

Sanal Kumar Oynama Davranışı Ergenlik Yaşında Görülmeye Başlandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Prof. Dr. Göğcegöz, internetin yaygınlaşması ile birlikte, eskiden daha çok erişkinlerde casino gibi ortamlarda oynanan oyunlar artık daha küçük yaştaki bireylerde bile sanal oyunlara ve hatta çevrim içi kumar oynama davranışlarına dönüştüğünü ve bu bozukluğun ev dahil her ortamda sürdürülmesine neden olduğunu vurguluyor. Prof. Dr. Göğcegöz ‘’Sanal kumar bağımlılığı olan bireyler sanal kumar oyunlarında aynı hazzı almak için giderek daha fazla parayla kumar oynar, bu davranışı kontrol etmekte ve bırakmakta zorlanır, kaybettiği paraları kazanmak için kumar oynar hatta bu davranışı sıkıntıyı baş etme yolu olarak görür. Bu bireyler diğer ilgi alanlarını kaybeder, aile ve sosyal ilişkilerden uzaklaşır, iş ve okul gibi sorumluluklarını yerine getiremezler.’’ şeklinde konuştu.

 

 

Peki Kimlere Kumar Bağımlılığı Tanısını Koyabiliriz?

Psikiyatride kullanılan Tanı Ölçütleri Başvuru El Kitabına göre (DSM-5) 12 ay boyunca aşağıdakilerden 4 maddenin olması yeterli.

  • Aynı hazzı alabilmek için giderek daha çok parayla kumar oynama
  • Kumar oynamayı bırakma ya da kontrol altına alma girişimleri sırasında sıkıntılı olma
  • Sonuç alınamayan kumar oynamayı kontrol etme veya  bırakma çabaları 
  • Kumar oynama üzerinde (geçmiştekini telafi, yeni kumar tasarıları vs)  düşünüp durma
  • Sıkıntıyla başetmek için kumar oynama
  • Kumarda kaybettiği paraları tekrar kazanma yolu olarak kumar oynama
  • Kumar oynadığını gizlemek için yalan söyleme
  • Kumar oynama sebebiyle sosyal, mesleki, ailevi ilişkilerinin bozulması
  • Kumar oynadığı için düştüğü maddi sıkıntı sebebiyle başkalarından borç alma.

 

 

Prof. Dr. Göğcegöz kumar bağımlılığında bireyin farkındalık döneminin önemli olduğunu vurgulayarak bağımlılığın bir hastalık olduğunu ve kendi başına çözemeyeceği mesajını uygun şekilde vermek için ailelerin destekleyici olması gerektiğinin altını çizdi.  ‘’Burada önemli olan ailelerin kumar bağımlısı olan bireye maddi destek vermeleri değil tedavi için yanında olmalarıdır. Unutmayın tüm borçlarını ödeyerek desteklediğinizi düşündüğünüz hastaya aslında yeni kumar sayfaları açarsınız.’’ şeklinde sözlerine devam etti. 

 

Bu bozukluğun tedavisi; psikofarmakoterapi (ilaç tedavisi), dirençli olgularda derin Transmanyetik Uyarım (Deep TMS), psikoterapi (motivasyonel görüşme teknikleri, bilişsel davranışçı terapi vs) aileninde tedaviye dahil edildiği bir tedavi programı ile olumlu sonuçlar alınmaktadır.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sanal Kumar Oynama Davranışı Ergenlik Yaşında Görülmeye Başlandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Uber Türkiye’de 10 Yaşında: Uygulamayı indiren 8 Milyon Tekil Kullanıcı, 100 Binin üzerinde Sürücü, 21 Milyon Saat Hizmet https://kocaelibasin.com.tr/uber-turkiyede-10-yasinda-uygulamayi-indiren-8-milyon-tekil-kullanici-100-binin-uzerinde-surucu-21-milyon-saat-hizmet/ Fri, 06 Dec 2024 13:40:06 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/uber-turkiyede-10-yasinda-uygulamayi-indiren-8-milyon-tekil-kullanici-100-binin-uzerinde-surucu-21-milyon-saat-hizmet/ Global teknoloji platformu Uber, iş, sanat, medya dünyasından geniş bir davetli grubunun katılımıyla düzenlenen özel bir etkinlikle Türkiye’deki onuncu yılını kutladı.

Uber Türkiye’de 10 Yaşında: Uygulamayı indiren 8 Milyon Tekil Kullanıcı, 100 Binin üzerinde Sürücü, 21 Milyon Saat Hizmet yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Global teknoloji platformu Uber, iş, sanat, medya dünyasından geniş bir davetli grubunun katılımıyla düzenlenen özel bir etkinlikle Türkiye’deki onuncu yılını kutladı. Türkiye’nin 10 yıl gibi kısa bir sürede çok önemli bir pazar haline geldiğini belirten Uber Türkiye Genel Müdürü Neyran Bahadırlı, “2014’ten bugüne, on yıl içinde 100 binin üzerinde sürücü Uber platformunda çalıştı. Uygulama toplam tekil kullanıcı indirilme sayısı da 8 milyona yaklaştı ve toplamda 21 milyon saat hizmet verdik. Şu an 10 şehirde hizmet veriyoruz. Uber olarak Türkiye genelinde mobiliteyi geliştirerek öncelikle büyük şehirler olmak üzere daha fazla şehirde hizmet vermeyi hedefliyoruz.” dedi.

 

Tek bir tuşa basarak istediğiniz yere gitme fikriyle 2009 yılında Silikon Vadisi’nde hayata geçen Uber, bugün dünya çapında 70 ülkede, 10 binden fazla şehirde yolculuk yapılmasına imkan sağlıyor. Global bir teknoloji platformu haline gelen Uber’in bugün aylık 156 milyon aktif kullanıcısı bulunuyor.

 

2014 yılında Türkiye’deki faaliyetlerine başlayan Uber, kullanıcı deneyimini ve ulaşım çözümlerini geliştirmek adına önemli adımlar attı. Uber, Türkiye’deki onuncu yılını kutladığı özel bir etkinlikte, büyüme hikayesini, başarılarını ve geleceğe dair hedeflerini paylaştı. 

 

 

10 yılda Uber uygulamasını indiren tekil kullanıcı sayısı 8 milyona yaklaştı ve 100 binin üzerinde sürücü Uber’i kullandı

 

Türkiye’nin Uber için en hızlı büyüyen ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Uber Türkiye Genel Müdürü Neyran Bahadırlı, “Türkiye pazarında şu anda dünyanın en önemli şehirlerinden biri olan ve büyük bir operasyon yürüttüğümüz İstanbul başta olmak üzere; Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Mersin, Bursa, Muğla, Kayseri ve Nevşehir’de taksi ürünümüzle hizmet veriyoruz. Türkiye’de faaliyetlerimize başladığımız günden itibaren hem yolcular hem de sürücüler arasında Uber kullanımına yönelik ilginin katlanarak arttığını görüyoruz. 2014 yılından bugüne, on yıl içinde 100 binin üzerinde sürücü Uber uygulamasından kazanç elde etti. Bu durum, Uber’in yerel ekonomiye katkısını ortaya koyuyor. Uber uygulamasının Türkiye’deki toplam tekil kullanıcı indirilme sayısı 8 milyona yaklaştı. Bu döneme ait sayısal veriler de gösteriyor ki ülkemiz, on yıl gibi kısa bir sürede çok önemli bir pazar haline geldi. Bunun yanı sıra, bu rakamların sadece birer istatistik değil, her bir kullanıcı ve sürücü hikayesinin Uber platformunda buluştuğunun ve hayatlarını kolaylaştırdığımızın da bir göstergesi olduğuna inanıyoruz.”

 

 

10 yılda 21 milyon saat hizmet verildi

 

Uber uygulamasıyla 10 yılda kullanıcılara toplam 21 milyon saat hizmet verildi. Uber, kullanıcı talebine yönelik sağladığı hizmet ile önemli bir başarıya imza attı. Uber’in Türkiye’deki on yıllık sürecinde kullanıcılar en çok 12 Temmuz 2024 tarihinde seyahat ederken, en uzun yolculuk 450 km oldu. Bu süreçte kullanıcıların Uber’i en çok tercih ettiği lokasyonlar arasında; İstanbul Havalimanı, Taksim, Sabiha Gökçen Havalimanı ve Ortaköy yer aldı. Uber uygulamasındaki en çok yolculuk tamamlayan yolcu toplamda 3.578, sürücü ise 15.614 yolculuk gerçekleştirdi. 

 

“Türkiye’de daha fazla şehri Uber sistemine dahil etmeyi hedefliyoruz”

 

Uber teknolojisini kullanarak ulaşım alanında yenilikler üzerinde çalışmalarına devam edeceklerini ifade eden Neyran Bahadırlı, “Türkiye’de taksi sürücüleri ve kullanıcılarımıza teknolojimizle daha kolaylaşan bir ulaşım seçeneği sağlayarak, kaliteli bir yolculuk deneyimi sunuyoruz. Uber olarak mobilite alanındaki küresel uzmanlığımızla, Türkiye’de güvenli, yenilikçi ve sürdürülebilir bir ulaşım ağı kurmakta öncülük etmeyi hedefliyoruz. Sürücülerimize ve yolcularımıza modern ve erişilebilir çözümler sunmaya devam edeceğiz. Uber Taksi uygulamasının Türkiye’de daha fazla şehirde hizmet vermesi için çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz.” dedi.

 

Uber, Türkiye’de yenilikçi projeler ile sektöre öncülük etti

 

Konforlu ve güvenli bir ulaşım deneyimi sunmayı hedefleyen Uber, Rezervasyon özelliği ile kullanıcılarına dünyada ilk kez taksi yolculuklarını önceden planlayarak uygulama üzerinden geleneksel taksi rezervasyonu yapabilme imkanı sundu. Uber, teknolojisini kullanarak rezervasyon oluşturulmasını ve rezervasyon saatinde belirtilen konumdan Taksi sürücüsünün yolcuyu almasını sağlayan özellik, taksi yolculuklarını en az 30 dakika önceden ve en fazla 90 gün önceye kadar sabit bir ek rezervasyon ücreti ile rezerve edebiliyor.

 

Uber, Türkiye’deki taksi sürücüleri için geliştirdiği “Yolculuk Radarı” özelliğini sürücülerin kullanımına sundu. Uber dünyasında ilk defa İstanbul’da hayata geçirilen Yolculuk Radarı özelliği sayesinde taksi sürücüleri aynı anda birden fazla yolculuk çağrısı alabiliyorlar ve bu yolculuk çağrılarında potansiyel yolculuk rotalarını görerek gitmek istedikleri rotayı seçebiliyorlar. Yolculuk Radarı özelliğinin hayata geçmesiyle sürücünün yolcuyu arayıp nereye gidiyorsunuz demesi tamamen bitti. “Uber Pro” ile taksi sürücülerine ödül ve ayrıcalıklar sunduğu akaryakıt desteğini de kapsayan “Sadakat Programı” ile platformda çalışan en iyi sürücüleri ödüllendirmeye devam ediyor. 

 

Ayrıca, 8+1 kapasiteli lüks minivanlar ile hizmet veren “Uber Siyah Taksi”’yi hayata geçiren Uber, buna ek olarak Geniş Taksi ürününü İstanbul’da hayata geçirdi. Otomotiv şirketleri ile ortaklıklar gerçekleştiren Uber, Sarı Taksi’den hem Siyah Taksi’ye hem de yeni Sarı-Siyah Geniş Taksi kategorisine dönüşümü desteklemek amacıyla taksi plaka sahiplerine ‘Araç Alım Desteği’ programı sağladı. 

 

 

Uber’in hayata geçirdiği bir başka önemli proje de “Uber Balon” oldu. Uber’in dünyada ilk kez Türkiye’de Kapadokya’da hayata geçirdiği Uber Balon ile, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılını kutladı ve 100 şanslı Uber kullanıcısına Uber Balon yolculuğu hediye etti. . 

 

Uber, aynı zamanda İstanbul’daki geniş ulaşım ağını kullanarak topluma fayda sağlayan projeler geliştirmeye de devam etti, Herkese Kitap Vakfı işbirliği ile kitap bağışları ihtiyaç sahibi köy okullarına ulaştırılmak üzere ücretsiz toplandı. Beşiktaş Belediyesi ve Kadıköy Belediyesi işbirliği ile elektronik atıklar geri dönüşüm için ücretsiz toplandı. Uber ayrıca özel günlerde Uber kullanıcılarına sürpriz hediyeler dağıtmaya devam etti. “Blindlook” işbirliği ile görme engelliler için hayatı kolaylaştıran Türkiye’deki ilk mobilite uygulaması oldu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Uber Türkiye’de 10 Yaşında: Uygulamayı indiren 8 Milyon Tekil Kullanıcı, 100 Binin üzerinde Sürücü, 21 Milyon Saat Hizmet yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>