?> ?> yaşından arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Thu, 12 Dec 2024 10:20:36 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png yaşından arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Çocuğunuz 5 yaşından sonra altına kaçırıyorsa dikkat! https://kocaelibasin.com.tr/cocugunuz-5-yasindan-sonra-altina-kaciriyorsa-dikkat/ Thu, 12 Dec 2024 10:20:35 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/cocugunuz-5-yasindan-sonra-altina-kaciriyorsa-dikkat/ Bu tanıyı alan çocukların ne zamandan beri ve ne sıklıkla bu problemi yaşadığının, günlük hayatlarında işlevselliğin ne kadar etkilendiğin önemli olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, “Bu durumlar gece uykusunda veya gündüz bir iş yaparken yaşanabilir.

Çocuğunuz 5 yaşından sonra altına kaçırıyorsa dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bu tanıyı alan çocukların ne zamandan beri ve ne sıklıkla bu problemi yaşadığının, günlük hayatlarında işlevselliğin ne kadar etkilendiğin önemli olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, “Bu durumlar gece uykusunda veya gündüz bir iş yaparken yaşanabilir. Sadece uyku-uyanıklıkla ilişkili değildir.” dedi. Ebeveyn tutumlarının bu tür hastalıklarda önemli olduğunu da ifade eden Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, sorunun çocuk ve aile özelinde değerlendirilmesi ve ona göre ilerlenmesi gerektiğine vurgu yaptı. 

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, çocuklarda idrar kaçırma (enürezis) ve kaka kaçırma (enkoprezis) hakkında bilgi vererek, bu duruma neden olabilecek psikolojik nedenlerden bahsetti.

5 yaşından küçük çocuklara tanı konulmuyor…

Çocuklarda idrar kaçırmanın (enürezis) ya da kaka kaçırmanın (enkoprezis) oldukça sık görülen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, “Bilinmesi gereken önemli noktalardan biri, bu tanıların 5 yaşından küçük çocuklara konulmadığıdır. Çünkü çocukların tuvalet eğitimini kazanmaları, kendilerini kontrol edebilmeleri ve bu farkındalığa ulaşabilmeleri 5 yaş civarını bulabilir.” dedi.

5 yaşından sonra uzman bir hekim tarafından tanı koyularak tedavinin belirlendiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, “Bu durumda aile öyküsü çok önemli bir faktördür. Bu tanıyı alan çocukların ne zamandan beri ve ne sıklıkla bu problemi yaşadığı, günlük hayatlarında işlevselliğin ne kadar etkilendiği önemlidir. Ebeveyn tutumları ve çocuğun mizacı da bu problemlerin yaşanmasını ya da problemin üstesinden ne kadar çabuk gelebildiğini belirler.” şeklinde konuştu.

İdrar ve kaka kaçırma uyku-uyanıklık durumuyla ilgili değil! 

Enkoprezisin kaka kaçırma, enürezisin ise çiş kaçırma olarak bilindiğini hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, “Her iki durum da gece uykusunda veya gündüz bir iş yaparken yaşanabilir. Sadece uyku-uyanıklıkla ilişkili bir durum değildir.” vurgusunu yaptı. 

Çocuğun bu durumları istemli veya istemsiz yapabildiğine değinen Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, tanı süreci ve kriterlerin çocuk ve aile bazında değerlendirilmesinin ve buna göre bir tedavi planının oluşturulmasının önemli olduğunun altını çizdi.

Ebeveyn tutumları önemli! 

Enkopresiz ve enürezisin birçok sebebi bulunduğuna vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, “Stres, anksiyete, dikkat eksikliği, hiperaktivite, travmatik bir olaya maruz kalma gibi psikolojik sebepler bu durumun ortaya çıkmasında etkili olabilir. Sorunun çocuk ve aile özelinde değerlendirilmesi ve ona göre ilerlenmesi önem taşır.” dedi.

Ebeveyn tutumlarının bu tür hastalıklarda önemli olduğunu yineleyen Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Aile içi gerginlikler, çatışmalar, boşanmalar, şiddet, aile içinde yaşanılan maddi krizler, stres faktörlerinin artması veya aile bireylerinden birisinin başına travmatik bir olay gelmesi çocuklarda bu durumun görülmesine neden olabilir. Aşırı katı ve disiplinli davranışlar sergileyen ebeveynler veya ilgisiz, ihmalkâr ebeveynlerin çocuklarında da bu durumlar görülebilir. Duygusal boyuttan ele alındığında ise, çocuğun duygusal olarak ihmal edildiğini hissetmesi, okulda veya kardeşler arasında rekabeti yönetememesi ve zorlanması da bu durumlara sebep olabilir. Bu sorunları yaşayan çocuğun ailesi, bir ruh sağlığı uzmanına başvurarak destek almalıdır.” 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çocuğunuz 5 yaşından sonra altına kaçırıyorsa dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
3 yaşından sonra hala çoğu sesi yanlış çıkarıyorsa dikkat! https://kocaelibasin.com.tr/3-yasindan-sonra-hala-cogu-sesi-yanlis-cikariyorsa-dikkat/ Tue, 22 Oct 2024 09:40:08 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/3-yasindan-sonra-hala-cogu-sesi-yanlis-cikariyorsa-dikkat/ Örneğin, anlaşılırlığı düşük olan, kekemelik veya ses bozukluğu olan bir çocuk, sınıf içinde konuşmaktan çekinebilir.

3 yaşından sonra hala çoğu sesi yanlış çıkarıyorsa dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Örneğin, anlaşılırlığı düşük olan, kekemelik veya ses bozukluğu olan bir çocuk, sınıf içinde konuşmaktan çekinebilir.” dedi.

Hazel Ezgi Dündar, “Eğer bir çocuk 3 yaşından sonra hala çoğu sesi yanlış çıkarıyorsa, 4 yaşından sonra hala birçok kelimeyi anlaşılamayacak şekilde söylüyorsa, kekemelik belirtileri gösteriyorsa mutlaka bir dil ve konuşma terapisti tarafından değerlendirilmelidir.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Hazel Ezgi Dündar, 22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü nedeniyle, okula yeni başlayan çocuklarda sıkça görülen dil ve konuşma bozukluklarını değerlendirdi.

Okul çağında en sık görülen dil ve konuşma bozuklukları neler?

Okul çağındaki çocuklarda en sık görülen dil ve konuşma bozukluklarının konuşma sesi bozuklukları, akıcılık bozuklukları ve ses bozuklukları olduğunu ifade eden Hazel Ezgi Dündar, “Konuşma sesi bozuklukları çoğunlukla bazı sesleri yanlış üretme örneğin ‘araba’ yerine ‘ayaba’ deme şekline görünür. Bazen de sesleri dilin kurallarına uygun şekilde üretememe, yer değiştirme, ses/hece ekleme ve çıkartma ya da konuşma seslerine dair farkındalığa sahip olmama şeklinde kendini gösterebilir. Akıcılık bozuklukları ise duraklamalar, tekrarlar ve uzatmalar şeklinde görülebilir. Çocuklarda ses bozukluğu olduğu ise sesinde kısıklık, tizlik, nefeslilik ve sesini zorlanarak çıkartma durumları gözlemlendiğinde düşünülebilir.” dedi.

Sosyal ortamlarda daha çekingen kalabiliyorlar

Dil ve konuşma bozukluklarının çocukların hem sosyal hem de akademik gelişimlerini doğrudan etkileyebildiğini dile getiren Hazel Ezgi Dündar, “Sosyal olarak, bu çocuklar kendilerini doğru ve anlaşılır bir şekilde ifade edemedikleri için akranlarıyla iletişim kurmakta zorluk yaşayabilirler. Bu, onların arkadaş edinmesini ve grup oyunlarına katılmasını zorlaştırabilir, hatta özgüven eksikliğine ve içe kapanıklığa neden olabilir. Örneğin, anlaşılırlığı düşük olan, kekemelik veya ses bozukluğu olan bir çocuk, sınıf içinde konuşmaktan çekinebilir, bu da onların sosyal ortamlarda daha çekingen kalmalarına yol açabilir.” diye konuştu.

Akademik başarıları da olumsuz etkilenebiliyor 

Akademik açıdan, dil ve konuşma becerilerinin okuma, yazma, dinleme ve anlama gibi akademik yeteneklerin temelini oluşturduğunu kaydeden Hazel Ezgi Dündar, “Konuşma bozukluğu olan çocuklar dil becerileri akranları ile eş seviyede gelişmediğinde akademik başarıları da olumsuz etkilenebilir.” dedi.

Okuma problemlerinin, çocukların okuma hızında, doğruluğunda ve anlama becerilerinde yaşıtlarına göre gerilik göstermesi ile tanımlandığını da kaydeden Hazel Ezgi Dündar, “Yaygın okuma problemlerinde, çocukların harfleri doğru bir şekilde tanıyamaması veya kelimeleri doğru sıralama ve heceleme konusunda yaşadıkları zorluklarla karakterizedir. Ayrıca, okuma sırasında çok yavaş olabilirler ve okuduğu metni anlamada zorluk yaşayabilirler. Tüm bu yaşanan zorluklar özellikle fonolojik farkındalık, kelime dağarcığı ve diğer dil alanlarındaki becerilerin yeterli seviyede gelişememesinden kaynaklanabilir.” şeklinde konuştu.

Erken yaşlardaki okuma problemlerinin ileriye dönük etkileri neler olabilir?

Okuma ve okuduğunu anlama güçlükleri erken yaşta fark edilip müdahale edilmezse, çocuğun eğitim hayatı boyunca ve sonrasında ciddi sorunlara yol açabildiğini de ifade eden Hazel Ezgi Dündar, şöyle devam etti:

“Bu çocukların, yaşıtlarıyla aralarındaki akademik fark zamanla açılabilir. Ayrıca, bu güçlükler çocukların özgüvenini düşürebilir. Kendini başarısız hissetme ve okuma-yazma aktivitelerinden kaçınma gibi davranışlar, uzun vadede öğrenmeye karşı olumsuz bir tutum geliştirmelerine neden olabilir. Okuma becerisi akademik hayatın her aşamasında önemlidir; bu nedenle okuma problemleri olan çocuklar, gelecekte de bilgi edinme ve anlama konusunda sıkıntılar yaşayabilirler. Erken dönemde çözüme kavuşturulmayan okuma güçlükleri, iş hayatında dahi kendini gösterebilir.”

Ebeveynler neler yapabilir?

Ebeveynlerin, çocukların dil ve okuma becerilerini geliştirmek için evde çeşitli stratejiler uygulayabileceğini de söyleyen Hazel Ezgi Dündar, “Öncelikle, çocukla konuşmaya ve ona kitap okumaya vakit ayırmak çok önemlidir. Kitap okuma alışkanlığını küçük yaşlarda kazandırmak, çocuğun kelime dağarcığını genişletir ve dil becerilerini geliştirir. Bunun yanında, günlük konuşma pratiği için ebeveynler çocuklarıyla her gün bolca sohbet etmeli, onları kelimeleri doğru kullanmaya teşvik etmeli ve konuşmalarına pozitif geri bildirim vermelidir. Harflerle, kelimelerle veya seslerle ilgili oyunlar oynayarak çocuğun dil ve okuma becerilerini eğlenceli bir şekilde geliştirmek mümkündür. Çocuklar okuma veya konuşma hataları yaptığında ebeveynler sabırlı olmalı ve onları düzeltici, motive edici şekilde yönlendirmelidir.” dedi.

Dil ve konuşma terapisti ne zaman değerlendirilmeli?

“Eğer bir çocuk 3 yaşından sonra hala çoğu sesi yanlış çıkarıyorsa, 4 yaşından sonra hala birçok kelimeyi anlaşılamayacak şekilde söylüyorsa, kekemelik belirtileri gösteriyorsa (örneğin, 6 aydan uzun süren tekrarlar, bloklar, uzatmalar), ses tonu veya volümünde anormallikler varsa (örneğin sürekli ses kısıklığı), yaşıtlarına kıyasla dil becerileri belirgin şekilde geri kalıyorsa, anlamlı cümleler kurmakta zorlanıyor ve kelime dağarcığı sınırlıysa, mutlaka bir dil ve konuşma terapisti tarafından değerlendirilmelidir.” diyen Hazel Ezgi Dündar, erken değerlendirmenin, sorunların büyümeden çözüme kavuşturulmasında önemli rol oynadığını da dile getirdi.

Terapistlerin rolü nedir?

Dil ve konuşma terapistlerinin okuma güçlüğü yaşayan çocuklarla çalışırken, çocukların dil becerilerini ve fonolojik farkındalıklarını geliştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Hazel Ezgi Dündar, “Terapistler, sesleri ayırt etme ve kelimeleri parçalara ayırma gibi fonolojik farkındalık becerilerini geliştirir. Bu beceriler, çocuğun harf-ses ilişkisini kurmasına yardımcı olur. Bazı çocuklar, harfleri/sesleri yanlış ürettikleri için okuma güçlüğü yaşarlar. Artikülasyon problemleri bu sebeple okuma yeteneğini doğrudan etkiler. Terapistler, çocuğun doğru sesleri çıkarması ve bu sesleri farkındalıkla okuma sürecine katması için çalışır. Okuma güçlüğü çeken çocuklar genellikle sınırlı bir kelime dağarcığına sahiptir. Terapistler, çocuklarla kelime öğrenme ve anlamlandırma çalışmaları yaparak kelime dağarcığını genişletir. Bu sayede çocuklar okuduğunu daha iyi anlar ve kelimeleri daha hızlı tanır. Terapistler, çocuğun okuduğu metni anlamasını sağlamak için okuma stratejileri öğretir. Örneğin, bir metni okurken ana fikirleri bulma, önemli detayları ayırt etme ve okuduğunu özetleme gibi beceriler kazandırılır.” dedi.

Erken dönemde neler yapabilir?

Dil ve konuşma açısından desteğe ihtiyacı olduğuna karar verilen çocukların fonolojik farkındalık becerileri, dil ve kelime dağarcığı gelişimini oyun temelli yaklaşımlar yardımıyla desteklenebildiğini kaydeden Hazel Ezgi Dündar, “Erken dönemde yapılan müdahaleler okuma güçlüğünün, akademik pek çok zorluğun ve bunların sonucunda yaşanacak psikolojik güçlüklerin önlenmesine yardımcı olur. Böylece çocukların daha güçlü bir dil temeli oluşturarak akademik başarılarını artırmalarına ve duygusal gelişimlerini sağlıklı ilerletmelerini destekler.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

3 yaşından sonra hala çoğu sesi yanlış çıkarıyorsa dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
18 yaşından büyük yaş sınırı olmadan ‘Yetişkin ve Kadın’ İstihdamına yönelik kurslar https://kocaelibasin.com.tr/18-yasindan-buyuk-yas-siniri-olmadan-yetiskin-ve-kadin-istihdamina-yonelik-kurslar/ Tue, 15 Oct 2024 15:46:07 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/18-yasindan-buyuk-yas-siniri-olmadan-yetiskin-ve-kadin-istihdamina-yonelik-kurslar/ "Mesleki Yeterlilik-Demir Bilek Projesi (MEY-DEB)" Kapsamında 18 yaşından büyük yaş sınırı olmadan ‘Yetişkin ve Kadın’ İstihdamına yönelik kurslar hayata geçiriliyor.

18 yaşından büyük yaş sınırı olmadan ‘Yetişkin ve Kadın’ İstihdamına yönelik kurslar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“Mesleki Yeterlilik-Demir Bilek Projesi (MEY-DEB)” Kapsamında 18 yaşından büyük yaş sınırı olmadan ‘Yetişkin ve Kadın’ İstihdamına yönelik kurslar hayata geçiriliyor.

İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, 2024-2025 hedefleri doğrultusunda genç, yetişkin ve kadın istihdamını artırmaya yönelik önemli bir adım atıyor. “Mesleki Yeterlilik-Demir Bilek Projesi (MEY-DEB)” kapsamında, mesleki eğitim okulları ve kurumları, yenilikçi makine ve cihazlarla donatılmış atölyelerle modernize ediliyor.   Proje ile sektörde en çok ihtiyaç duyulan meslekler için daimi kurs ve sınav merkezi olarak hizmet verilmesi sağlanacaktır. Bu proje, nitelikli iş gücü yetiştirerek istihdamı artırmayı hedeflemektedir.

Proje, kursların sonunda yapılacak mesleki yeterlilik sınavlarında başarılı olan adayların, istihdam taahhüt eden işletmeler aracılığıyla ilgili meslek alanlarında işe yerleştirilmesi hedeflenmiştir. İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü, gerekli adımları atmış meslek kursları, yeterlilik sınavları ve istihdam süreçlerinin sürdürülebilirliği için proje paydaşları arasında protokolleri imzalamıştır.

Bu çerçevede, NC/CNC Tezgah İşçisi Kursu, Elektrikli Ev Aletleri Kursu, Yenilenebilir Enerji Sistemleri Kursu, Köprülü Vinç Operatörü Kursu, Akıllı Telefon Tamirciliği Kursu, Rüzgar ve Güneş Enerji Sistemleri Geliştirme ve Uyum Kursu, Yazılım Geliştirici Kursu, Android ile Mobil Uygulama Kursu ve Temel Kaynakçılık Kursu açılmıştır. Ayrıca, Karabağlar Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 21 Ekim 2024 – 10 Aralık 2024 tarihleri arasında ‘Oxi Gaz Kaynak’ kursu düzenlenecektir. İlerleyen dönemde Çelik Kaynakçısı Gazaltı Kaynak Kursu ve NC/CNC Tezgah İşçisi Kursu da planlanmaktadır. Bu kurslar, katılımcılara iş gücü piyasasında önemli bir yer edinebilme fırsatı sunmaktadır.

İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, MEY-DEB Projesi ile mesleği ve işi olmayan bireylere mesleki eğitim ve istihdam imkanı sunarken, personel ihtiyacı olan işletmelere ara eleman yetiştirmek ve belgelendirmek amacıyla önemli bir köprü işlevi görmektedir.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

18 yaşından büyük yaş sınırı olmadan ‘Yetişkin ve Kadın’ İstihdamına yönelik kurslar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>