?>
?>
Antalya merkezli hava yolu markası Corendon Airlines, şehrin turizm ve marka gücüne değer katma amacıyla düzenlenen Antalya Markalar Kongresi’ne katılım sağladı. Kongre kapsamında düzenlenen bir panelde konuşan Corendon Airlines İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Berna Oskay, “Turizmde Markalaşmanın Anahtarı: İnsana Yatırım ve Z Kuşağı Gerçeği” başlıklı sunumuyla dikkat çekti. Oskay, turizmde sürdürülebilir markalaşmanın yalnızca fiziksel yatırımlarla değil, insan kaynağına yapılan stratejik yatırımlarla mümkün olduğunu vurguladı. Sektörde görev alan her çalışanın, sadece operasyonel bir aktör değil; markanın yüzü, elçisi ve müşteri deneyiminin temel taşıyıcısı olduğunu belirten Oskay, nitelikli insan kaynağını merkeze alan bir anlayışın artık kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.
Konuşmasında özellikle Z kuşağının sektördeki dönüşümde belirleyici rol oynadığına dikkat çeken Oskay, bu neslin; anlam odaklı, dijital uyumlu, kapsayıcı ve esnek çalışma ortamları talep ettiğini belirtti. Z kuşağının beklentilerine cevap veren kurumların yalnızca yetenek kazanımıyla sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda geleceğin güçlü işveren markaları arasında yer alacağını söyleyen Oskay, “Z kuşağına yapılan yatırım, turizmin geleceğine yapılan yatırımdır” mesajını verdi.
Sektör temsilcileri arasında bilgi ve deneyim paylaşımına olanak tanıyan kongrede Antalya Valisi Hulusi Şahin de bir konuşma yaptı. Ayrıca farklı sektörlerden liderler, marka hikâyelerini ve Türkiye’den dünyaya uzanan büyüme stratejilerini katılımcılarla paylaşarak etkinliğe değer kattı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Corendon Airlines İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Berna Oskay: “Z kuşağına yapılan yatırım, turizmin geleceğine yapılan yatırımdır” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“Kalite Yalnızca Sistemlerin Varlığıyla Sağlanamaz”
2000’li yılların başından itibaren üniversitelerde kalite güvencesi sistemlerinin oluşturulmasında önemli adımlar atıldığını ifade eden Prof. Dr. Mehmet Durman; bu süreçlerin sürdürülebilir hale gelmesi ve kurum kültürü olarak benimsenmesi için daha fazla çaba sarf edilmesi gerektiğinin altını çizdi. “Kalite yalnızca sistemlerin varlığıyla sağlanamaz,” diyen Prof. Dr. Durman, kalitenin sürdürülebilir olması için sistem ve kültürün bütünleşmesi gerektiğini vurguladı. Yükseköğretimde bu anlayışın benimsenmesinin, kalite çıtasını daha da yukarı taşıyacağını belirtti.
Üniversitelerde kalite kültürünün gelişmesi için odaklanılması gereken alanlara da değinen Prof. Dr. Durman, şu önerilerde bulundu:
• Liderlik: Üniversite yönetimlerinin kalite süreçlerine her aşamada aktif liderlik yapması, bu süreçlerin tüm paydaşlar tarafından sahiplenilmesini sağlar.
• Katılımcılık: Akademik ve idari kadroların yanı sıra başta öğrenciler olmak üzere tüm iç ve dış paydaşların kalite süreçlerine dahil edilmesi, sürecin daha bütünsel bir yapıya kavuşmasına katkı sunar.
• Sürdürülebilirlik: Kalite sistemlerinin kalıcı olması için kaynakların etkin kullanımı ve uzun vadeli stratejiler geliştirilmesi gerekir.
“Üniversitelerimiz Uluslararası Düzeyde Daha da Parlayacak”
Kalitenin, tüm paydaşlar arasında ortak bir anlayış ve bilinç oluşmasıyla arzu edilen seviye ulaşabildiğini belirten Prof. Dr. Durman, mevcut sistemlerin güçlendirilmesi ve daha kapsayıcı bir kalite yaklaşımının benimsenmesiyle üniversitelerin uluslararası düzeyde de daha rekabetçi bir yapıya kavuşacağını ifade etti. Üniversitelerde kaliteye yapılan yatırımın, geleceğe yapılan en önemli yatırım olduğunu sözlerine ekledi.
Kalite Güvencesi Sistemleri, eğitim, araştırma ve idari süreçlerin ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde düzenlenmesini ve sürekli iyileştirilmesini sağlayan mekanizmalardır. Amaç, öğrencilere kaliteli bir eğitim sunmak, bilimsel araştırmaları desteklemek, paydaş memnuniyetini artırmak ve kurumları küresel ölçekte rekabetçi hale getirmektir. Ana unsurları, stratejik hedeflere uygun kalite politikalarının belirlenmesi, iç ve dış değerlendirme süreçleriyle performans takibi, geri bildirimlerle süreçlerin geliştirilmesi, eğitim ve araştırma kalitesinin ulusal/uluslararası tanınırlığıdır.
Kalite Kültürü, üniversitedeki akademik ve idari personelin, öğrencilerin ve diğer paydaşların kalite süreçlerine gönüllü olarak katıldığı ve bu süreçleri benimsediği bir anlayışı ifade eder. Kalite kültürü, kalite güvencesi sistemlerinin etkin bir şekilde işlemesi için gereken temel değerdir. Barındırdığı özellikler; tüm bireylerin kaliteyi bir sorumluluk olarak görmesi, kalite süreçlerinin yalnızca sistem düzeyinde değil, bir kurumun temel değerleri arasında yer alması, tüm paydaşların kalite süreçlerine aktif olarak katılmasıdır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Prof. Dr. Mehmet Durman: “Üniversitelerde Kaliteye Yapılan Yatırım, Geleceğe Yapılan En Önemli Yatırımdır!” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>