?>
?>
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Selçuklu ilçesi Yazır Mahallesi Dr. Sıddık Özmerzifonlu Caddesi’ndeki esnafı ziyaret ederek hem alışveriş yaptı hem bayram sonrası esnafa hayırlı işler diledi. Başkan Altay, “Yerli ve millî markalara yönelik boykot çağrılarının bu ülkenin esnafına, üreticisine ve emeğine yapılan haksızlıktır. Biz yerli ve millî markalarımızın, esnafımızın her zaman yanındayız” dedi.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, şehir merkezinde esnafla ve vatandaşlarla buluşmayı sürdürüyor.
Başkan Altay, Selçuklu ilçesi Yazır Mahallesi Dr. Sıddık Özmerzifonlu Caddesi’nde faaliyet gösteren esnafları ziyaret ederek hem alışveriş yaptı hem de iş yerlerini tek tek dolaşarak bayram sonrası hayırlı işler temennisinde bulundu.
Konya’nın her köşesinde esnafın ve vatandaşların talep ve önerilerini dinlemeye büyük önem verdiklerini kaydeden Başkan Altay, “Yerli ve milli markalara yönelik boykot çağrıları, bu ülkenin esnafına, üreticisine ve emeğine yapılan haksızlıktır. Biz de bayram sonrası esnafımızdan hem alışverişimizi yaptık, hem de hayırlı işler diledik. Biz esnafımızın, alın teri döken üreticimizin, yerli ve millî markalarımızın her zaman yanındayız. Değerlerimize hep birlikte sahip çıkacağız. Bizi muhabbetle karşılayan tüm esnaf kardeşlerime teşekkür ediyor, bereketli kazançlar diliyorum” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Altay: “esnafımızın, yerli ve millî markalarımızın yanındayız” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
KANSER, günümüzün en zorlu sağlık sorunlarından biri olarak küresel çapta ele alınması gereken bir öncelik olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre her yıl yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası tespit ediliyor ve 10 milyondan fazla kişi kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakamlar, kanserle mücadelenin sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu gözler önüne seriyor. Kanser tedavisi, teknolojik ilerlemeler ve bilimsel araştırmalarla önemli ölçüde gelişmiş durumda. Ancak bu gelişmeler, tedavi maliyetlerinin de artmasına neden oluyor. Özellikle biyoteknolojik ilaçlar, kanser tedavisinde devrim niteliğinde çözümler sunarken, yüksek bütçeler gerektiriyor.
Onkoloji ilaçları, tutarda Türk ilaç pazarının %17’sini oluşturuyor
Kanser tedavisinde yerli üretimin artırılması, biyoteknolojik ilaçlara erişimi kolaylaştırarak tedaviye ihtiyaç duyan hastaların yaşam kalitesini yükseltirken, sağlık sektöründe dışa bağımlılığı azaltmada önemli bir paya sahip. Türkiye’de onkoloji ilaçları toplam ilaç piyasasında kutu bazında %1’lik bir paya sahipken, bütçenin %17’sini oluşturuyor. Ayrıca, kutu bazında onkoloji ilaçlarının %27’sinin biyoteknolojik ilaçlardan oluşması, biyoteknolojinin onkoloji tedavisindeki artan rolünü gözler önüne seriyor.
Son 5 yılda, onkoloji tedavisinde kullanılan biyobenzer ilaçların pazarı yaklaşık 4 kat büyüyerek bu alandaki biyoteknolojik ilaçlar içindeki payını neredeyse %50’ye çıkarmış durumda. Bugün, onkoloji alanındaki biyobenzer ilaçların üçte biri yurtiçinde üretiliyor. Bu, Türkiye’nin biyoteknoloji alanında kat ettiği mesafeyi ve gelecekteki potansiyelini göstermesi açısından kritik bir öneme sahip.
İEİS Genel Sekreteri Savaş Malkoç, biyoteknoloji alanındaki yerli üretimin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün Türkiye’de biyobenzer ilaç üretiminde güçlü bir altyapıya sahibiz. Var olan 13 biyobenzer ilaç üretim tesisimiz, endüstrimizin uzun yıllardır yaptığı büyük yatırımların bir sonucu. Ancak bu tesislerin kapasitesinin tam anlamıyla kullanılması için uygun fiyatlandırma, geri ödeme politikaları ve teşvik mekanizmalarına ihtiyaç var. Doğru politikalar hayata geçirildiğinde, Türkiye biyoteknolojik ilaç üretiminde bir üretim üssü haline gelebilir. Bu da sadece ekonomik bir kazanç değil, aynı zamanda kanser hastalarının tedaviye daha hızlı ve kolay erişimini sağlamak açısından kritik bir adım olur. Kanser tedavisinde kullanılan yerli üretim ilaçların artırılması, bütçe ve halk sağlığı açısından büyük bir stratejik öneme sahip.”
Kanserle mücadelede inovatif çözümler geliştirmek, yerli üretimi desteklemek ve hastaların yaşam kalitesini artırmak adına yatırımlarını sürdüren İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası, uluslararası arenada da önemli bir oyuncu olma hedefiyle çalışmalarını güçlendiriyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kanser ilaçlarında yerli üretimin önemi artıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Yeni yıl öncesi Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile engelli bireylerin Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) muafiyetine ilişkin yeni düzenlemeler getirildi. Bu düzenlemeler kapsamında, ÖTV muafiyetinden faydalanılabilecek otomobiller için yüzde 40 yerlilik oranı taşıma şartı getirildi. 2024 yılında 1 milyon 561 bin 255 TL olarak uygulanan ÖTV muafiyetli araç üst limiti ise 1 Ocak 2025 itibarıyla 2 milyon 290 bin 200 TL olarak güncellendi. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, 2024 yılında otomobil satışlarındaki yerli model payı yüzde 29 olarak gerçekleşmişti. İlgili düzenlemeyle yerli üretimin teşvik edilmesi ve yerlilik payının yükseltilmesi amaçlanıyor.
Otomobilin üretiminde kullanılan malzemelerin, parçaların ve iş gücünün yerli kaynaklardan sağlanmasıyla elde edilen yerlilik oranı, yeni düzenlemeyle birlikte özellikle Türkiye’de üretim yapan otomobil markaları açısından avantaj sağlıyor.
Türkiye’de aktif olarak üretim yapan Oyak Renault Otomobil Fabrikaları, yıllık 400 bine yakın üretim kapasitesiyle yerli üretime önemli katkılar sağlıyor. Renault markasının Clio ve Megane Sedan modelleri, yüzde 40 yerlilik oranını yakalayan sınırlı sayıdaki modeller arasında yer alıyor.
Clio ve Megane Sedan, Renault’nun Türkiye binek pazarındaki liderliğini pekiştiren önemli iki modeli arasında bulunuyor. Bu iki model, yıl boyunca gerçekleşen binek model satışlarında liderliği elinde bulunduran ilk üç model arasında konumlanıyor. Yeni çıkan kararla Clio ve Megane Sedan modellerinin, ÖTV muafiyetine yönelik en güçlü tercihler olarak öne çıkması bekleniyor.
MAİS Genel Müdürü Dr. Berk Çağdaş, “Clio ve Megane Sedan, ürün gamımızın en çok satan modelleri olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin severek kullandığı, binek satışlarının ilk üç sırasında yer alan bu iki modelimizi hâlihazırda caddelerde sıklıkla görüyoruz. Türkiye’de üretilen ve önemli yerlilik oranlarına sahip olan bu modellerimiz, ÖTV muafiyetine ilişkin yeni getirilen düzenlemelerle, engelli vatandaşlarımızın kullanımına sunulmaya devam edecek. Bu modellerimizle hem engelli vatandaşlarımızın ulaşım ihtiyaçlarına destek olmaya hem de yerli üretimin teşvik edilmesine katkıda bulunmaya devam edeceğimiz için mutlu ve gururluyuz” dedi.
En Sevilen Binek Model: Renault Clio
2024 yılını 50.891 adet satışla kapatan Renault Clio, Türkiye’de en çok sevilen ve tercih edilen binek modellerin başında geliyor. Renault’nun binek satışlarındaki liderliği sırtlayan Clio modeli, aynı zamanda binek pazarında en çok satılan ikinci model olarak konumlanıyor. B-HB segmentinde bulunan Clio’nun 145 hp hibrit motor seçeneği, 10 inç dijital gösterge ekranı, 9,3 inç multimedya ekranı ve sınıfında standartları zorlayan 391 litrelik bagaj hacmi, Renault Clio’nun ayırt edici özellikleri olarak öne çıkıyor. Sportif Esprit Alpine versiyonu, Clio’nun maceracı ruhunu ön plana çıkarıyor. Benzin otomatik ve düşük yakıt tüketimine sahip hibrit motor seçenekleri bulunan Renault Clio, tüm versiyonlarıyla yeni ÖTV düzenlemelerine uygun modeller arasında yer alıyor.
Ailelerin, İş Sahiplerinin ve Filoların Tercihi: Megane Sedan
Renault’nun Türkiye yollarında en çok görmeye alışık olduğumuz modelleri arasında bulunan Renault Megane Sedan, bu özelliğine yakışacak şekilde Türkiye’nin en çok satan 3. binek modeli olarak konumlanıyor. 2024 yılında 40.077 adet satarak önemli bir satış başarısı elde eden Megane Sedan; dinamik dış tasarımı, geniş iç mekanı, büyük bagaj hacmi ve kolay kullanımıyla Türkiye’deki birçok kesimin tercihi oluyor. Benzinli versiyonu için yüksek motor gücüne ulaşırken dizel otomatik versiyonu için düşük yakıt tüketimi sağlıyor. Renault Megane Sedan da Renault Clio gibi tüm versiyonlarıyla yeni ÖTV düzenlemelerini karşılayan modeller arasında bulunuyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yeni ÖTV Muafiyeti Düzenlemesiyle Öne Çıkan Renault’nun Yerli Modelleri: Clio ve Megane Sedan yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türkiye’nin lider askeri araç üreticilerinden BMC, ülkemizin savunma sanayi alanındaki yerli ve milli üretim gücüne güç katmaya devam ediyor.
AR-GE ve teknolojiye yaptığı yatırımlarla, savunma sanayinde yerli ve milli üretimin öncüsü olan BMC, başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere dost ve müttefik ülkelerin ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmalarını sürdürüyor.
Ana muharebe tankı, zırhlı araçlar, askeri kamyonlar ve lojistik destek araçları gibi birçok farklı sınıfta askeri kara aracını ürün ailesinde bulunduran BMC, yerli ve milli tam bağımsız savunma sanayi hedefleri doğrultusunda emin adımlarla ilerliyor.
Bu çerçevede BMC, Türk mühendisleri tarafından tasarlanan ilk seri üretim yerli ve milli motorlu taktik tekerlekli zırhlı araçları Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslim etmeye başladı. İzmir Pınarbaşı’ndaki tesislerinde T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakçı ve BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı’nın katılımıyla gerçekleştirilen törende, BMC tarafından partiler halinde üretilen 100 adet yerli motorlu taktik tekerlekli zırhlı aracın teslimatı gerçekleştirildi.
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün: “Başkanlık olarak yürüttüğümüz projelerle gittikçe artan tecrübemiz, yeteneğimiz ve çalışma azmimizle geleceğe daha umutla bakıyor ve kararlı adımlarla ilerliyoruz.”
“Bugün, 50 adet yerli motorlu VURAN aracı Kara Kuvvetleri Komutanlığına, 40 adet yerli motorlu VURAN aracı Jandarma Genel Komutanlığına ve 10 adet yerli motorlu KİRPİ aracı Kara Kuvvetleri Komutanlığına olmak üzere toplam 100 adet Yerli Motorlu Taktik Tekerlekli Zırhlı Aracı envantere kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Başkanlık olarak yürüttüğümüz projelerle gittikçe artan tecrübemiz, yeteneğimiz ve çalışma azmimizle geleceğe daha umutla bakıyor ve kararlı adımlarla ilerliyoruz. Kara araçları sektöründe yerlilik oranının daha da yukarılara çıkarılabilmesi için çalışmalarımıza devam edecek ve yeni nesil, teknolojik ve farklı ihtiyaçlara cevap verebilen motor geliştirme çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bugün bu araçların ortaya çıkmasında emeği geçen tüm kurum ve çalışanlarımızı tekrar tebrik ediyor, yerli motorlu araçlarımızın ülkemize, milletimize ve sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
Fuat Tosyalı: “BMC olarak KİRPİ ve VURAN araçlarımızda motorla beraber yerlilik oranını %95 seviyesine çıkarmış olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.”
‘’BMC’de bugüne kadar yaptığımız tüm yatırımlarımızın yansıması olarak bugün ilk seri üretim yerli ve milli motorlu taktik tekerlekli zırhlı araçların Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslimini gerçekleştiriyoruz. Bu tarihi teslimat ülkemizin savunma sanayisinde yerlileşme oranının artırılması ve dışa bağımlılığın azaltılması hedeflerine yönelik çok önemli bir adım. Bugün itibariyle BMC tarafından üretilen KİRPİ ve VURAN araçlarında motorla beraber yerlilik oranını %95 seviyesine çıkarmış olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin taktik ihtiyaçlarına tam yanıt verecek şekilde göreve hazır hale getirilen bu araçların ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
Yerli ve milli 90 adet VURAN ve 10 adet KİRPİ II teslimatı gerçekleştirildi
Uzun soluklu önemli bir proje çerçevesinde 2023 yılı Şubat ayında BMC POWER tarafından üretimleri Sakarya Arifiye’de başlatılarak sevkiyatı yapılan 400 beygir gücündeki ilk seri üretim yerli ve milli motor TUNA, BMC tarafından üretilen 90 adet VURAN ve 10 adet KİRPİ II askeri aracına entegre edildi.
Araçlarda kullanılan 400 beygir gücünde, 8,4 litre hacimli, sıralı tip 4 silindirli motor, 6.500 saat üzerinde test merkezinde ve 140 bin km araç üstünde test edildi ve zorlu NATO dayanım testlerini tamamladı. Tüm arazi ve hava şartlarına uyum sağlayacak şekilde optimize edilen araçlar Türk Silahlı Kuvvetleri’nin taktik ihtiyaçlarına tam yanıt verecek şekilde göreve hazır hale getirildi.
MOTOR VE ARAÇLARLA İLGİLİ TEKNİK ÖZELLİKLER
TUNA – 400 BEYGİR
BMC POWER tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilerek üretilen 400 beygir güce sahip dizel motor projesidir.
2020 yılında ilk ateşlemesi yapılan motorun test düzeneği ve araç üzeri test ve kalibrasyon çalışmaları başarı ile tamamlanarak 2022 yılında seri üretim aşamasına geçilmiştir. 2023 yılında Sakarya Arifiye’deki BMC POWER tesislerinde seri üretimine başlanan TUNA motorları BMC İzmir Pınarbaşı Tesislerine sevk edilmiştir.
90 adet Yerli Motorlu VURAN 4×4 Çok Amaçlı Zırhlı Araç üretimi 2024 yılı içinde tamamlanarak ordumuzun kullanımına sunulmuştur.
10 adet Yerli Motorlu KİRPİ II 4×4 Mayına Karşı Korumalı Araç ise 2024 yılı içinde üretilmiş, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda araç teslim kontrolleri tamamlanmıştır.
Bu kapsamda toplam 100 adet Yerli Motorlu Taktik Tekerlekli Zırhlı Aracın, 10 Ocak 2025 tarihinde gerçekleştirilecek törenle Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teslimatları tamamlanmış olacaktır.
VURAN 4×4 – TAKTİK TEKERLEKLİ ZIRHLI ARAÇ
9 kişilik taşıma kapasitesi, yüksek koruma ve üstün hareket kabiliyetiyle VURAN 4×4, monokok tipte zırhlı kabin, özel zırhlı camlar ve özel tasarım koltukları sayesinde mayın ve balistik tehditlere karşı yüksek koruma sağlıyor. Özel kamera görüş sistemi, otomatik yangın söndürme sistemi, merkezi lastik şişirme özelliği ile yüksek balistik, mayın ve el yapımı patlayıcı korumasına sahip VURAN 4×4, güçlü yerli motoru TUNA ile birlikte planlı görevleri kapsamında en zorlu iklim koşullarında hassas nokta veya tesis koruma, karakollar arası devriye, konvoy koruması, bölge, nokta ve yol keşfi, fiziki sınır emniyetinin sağlanması görevlerini başarıyla icra ediyor.
Çok namlulu roket atar, havan toplu ve uzaktan kumandalı silah sistemli versiyonu ile VURAN 4×4, farklı silah ekipmanları entegrasyonu sayesinde birçok görevi başarıyla yerine getiriyor.
Yerli motorlu VURAN 4×4 Çok Amaçlı Zırhlı Araçlar sadece Türkiye’de değil aynı zamanda NATO Barış Gücü kapsamında Kosova ve Bosna Hersek’te başarıyla görev yapıyor.
KİRPİ II – MAYINA KARŞI KORUMALI ARAÇ
Mayına karşı korumalı araç sınıfında sağladığı üstün koruma düzeyi ile efsane haline gelen KİRPİ’nin geliştirilmiş versiyonu KİRPİ II’de bağımsız süspansiyon sistemi bulunuyor. Yüksek koruma özelliklerine ek olarak geliştirilen KİRPİ II, hem yol tutuşunda hem de yolcu konforunda sınıfının öncüsü olmaya devam ediyor. KİRPİ II, monokok tipte zırhlı kabin, özel zırhlı camlar, özel tasarım koltuklar, silah istasyonu özelliklerinin yanı sıra, özel olarak entegre edilen göreve yönelik birçok donanımı (KBRN korunma sistemi, atış yeri hedef tespit sistemi, otomatik yangın söndürme sistemi, iç konuşma sistemi, karıştırma köreltme sistemi vb.) ve özel tasarlanmış patlayıcı madde keşif ve imha robot kollu versiyonu ile öne çıkıyor.
KİRPİ Mayına Karşı Korumalı Araç Ailesi; Ambulans, METİ (Mayın ve El Yapımı Patlayıcı Tespit İmha Aracı), Yük Taşıma Aracı ve 6×6 gibi birçok farklı versiyonu ile çeşitli görevleri başarıyla yerine getiriyor. Sınıfında sağladığı üstün koruma düzeyi ile başta Türkiye olmak üzere birçok farklı ülkede (Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Tunus, Türkmenistan, Ukrayna, Katar, Somali) en önemli savunma araçlarından biri olarak görev yapıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
BMC, İlk Seri Üretim Yerli ve Millî Motorlu Taktik Tekerlekli Zırhlı Araçları Türk Silahlı Kuvvetleri’ne Teslim Etti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yerli üretimin değeri çocuklara anlatılıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Her yıl 12-18 Aralık tarihleri arasında kutlanan “Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası” dolayısıyla Bakırköy Belediyesi Yuvamız Bakırköy Gündüz Çocuk Bakımevlerinde renkli etkinlikler gerçekleştirildi. Nitelikli öğretmenlerin çocuklara Türkiye’nin yöresel ürünlerini anlattığı ve tutumlu olmanın önemini vurguladığı etkinliklerde minikler ürünleri temsili kostümler giydi. Sınıfların sadece yöresel gıdalarla değil kıyafetlerle de donatıldığı etkinlik, Bakırköylü çocukların okuduğu bilgilendirici şiirler ile gülümseten anlara sahne oldu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bakırköylü Miniklerden Yerli Malı Haftası Etkinliği yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ülke çapında ulusal ekonomi kavramı farkındalığının gelişmesi adına 1946 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Belirli Gün ve Haftalar Çizelgesi”ne girerek 12–18 Aralık tarihleri arasında “Yerli Malı Haftası”, 1983 yılından itibaren de “Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası” adıyla kutlanan etkinlik, İstanbul’un en önemli endüstri miraslarından biri olan Beykoz Kundura’da bu yıl üçüncüsü düzenlenen etkinlik dizisiyle 12–15 Aralık tarihleri arasında katılımcılarını ağırladı.
12 Aralık Perşembe akşamı Türkiye’nin en önemli caz vokalistlerinden Ece Göksu’nun performansı ile başlayan “Yerli Malı Haftası” programı boyunca katılımcılara zengin bir etkinlik programı sunuldu. Konserden tiyatroya, dans performanslarından sergi turlarına, atölye çalışmalarından yerli sinemamız Yeşilçam film kültüründen klasik film gösterimlerine uzanan program kapsamında; trompetçi, şarkıcı / şarkı yazarı ve prodüktör Barış Demirel, kendi şarkılarının yanı sıra kendi tabiriyle “o bilindik seçkin ve zarif şarkılar”dan oluşturduğu bir seçki ile sahnede olduğu orijinal konsepti “BD Deneyimi” hem göze hem kulağa hitap eden anlara sahne oldu.
Beykoz Kundura yapımıyla sahneye konan ve 2024 Tiyatro Eleştirmenleri Birliği(TEB) Ödülleri’nde “Yılın Yönetmeni” ödülüyle taçlandırılan, Esme Madra ve Ozan Çelik’in kendilerine çeşitli seslerle eşlik eden Tophane Noise Band ile ses, söz ve hareket parçalarını öyküleştirdikleri “Geçen Gün” oyunu, Beykoz Kundura ve Lita House of Production ortak yapımcılığında gerçekleştirilen ve Forced Entertainment’ın Tomorrow’s Parties eserinden uyarlanan Aslı İçözü ile Şerif Erol’un sahneyi paylaştığı 24 Ocak 2025’te prömiyerini yapmaya hazırlanan “Yarın Belki de”nin açık provası ve Tamara Kamola Rashidova’nın performansı ve Melih Kıraç’ın koreografisiyle sahneye konularak anılarla ilişki kurma biçimlerimiz, dünyadaki yerimiz ve gelip geçiciliğimizin dansını yaratan “Eski Tören için Yeni Cilt”, “Yerli Malı Haftası” kapsamında sahne sanatları severlerin beğenisine sunuldu.
Üretim odaklı bir program sunan “Yerli Malı Haftası” kapsamında katılımcılar Sümerbank Beykoz Deri ve Kundura Fabrikası’nın 200 yıllık tarihine ve sosyal hayatına odaklanan Kundura’nın Hafızası: Bir Fabrikaya Sığan Dünya sergisini, sergiyi bir araya getiren emeklilerin anılarını, hatıralarını, fabrikanın eski yaşamını dönemin tanıklarından dinleyebilecekleri “Fabrika Emeklisi Rehberliğinde Sergi Turu”na katılmanın yanı sıra hem yetişkinler hem de çocuklar tasarlamış yaratıcı atölye çalışmalarını da deneyimleyerek yaratıcı üretim becerilerini geliştirme, farklı yerel, gastronomi kültürlerine dair bilgilerini de pekiştirme fırsatı yakaladı.
Beykoz Kundura’nın “Yerli Malı Haftası”na özel tasarlanan Yeşilçam film kültüründen klasik film seçkisi ile katılımcılar Türkiye’nin üretim kültürüne dair hafızalarını kültür sanat perspektifinden tazeleme imkânı yakaladı. Yönetmen koltuğunda Halit Refiğ’in oturduğu 1964 yapımı “Gurbet Kuşları” ve yönetmenliğini Memduh Ün’ün üstlendiği 1958 yapımı “Üç Arkadaş” filmlerinin restorasyonlu versiyonları “Yerli Malı Haftası” kapsamında izleyicilerin beğenisine sunuldu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Beykoz Kundura’nın 3. “Yerli Malı Haftası” Programı Tamamlandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yer tahsisini Kemer Belediyesi’nin sağladığı, Kemer’in ilk turizmcilerinden olan Orduvar Akman ve eşi Ülker Akman tarafından yaptırılan anaokulundaki minikler, öğretmenleriyle beraber her yıl 12-18 Aralık tarihleri arasında kutlanan “Yerli Malı Haftası” etkinlikleri kapsamında birbirinden lezzetli yiyeceklerin tadına baktı.
Öğrencilerin ailelerinin hazırladığı yiyecek ve içecekleri yiyen öğrenciler, öğretmenleri eşliğinde şarkılar söyleyerek eğlendi.
Rengarenk süslenen sınıfta minik öğrenciler, yerli malı tüketiminin önemine dikkat çekmek amacıyla öğretmenleri eşliğinde kağıttan hazırladığı 869 yazan şapkaları taktı.
Türkiye’de üretilen ürünlerin barkod numarası 869 ile başlıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Minik öğrenciler, Yerli Malı Haftası’nı kutluyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Film gösterimi, Prime Video Türkiye Ülke Müdürü Alptuğ Çopuroğlu’nun konuşmasıyla başladı. Çopuroğlu konuşmasında “Bu akşam, büyük bir heyecanla beklediğimiz 39 Derecede Aşk filminin galasında sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyoruz. Film ekibimize ve emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunarız. 39 Derecede Aşk, biri İstanbul’a biri İzmir’e benzeyen iki zıt karakterin karşılaşmasını anlatıyor. Umarım bu akşam, sizler için sıcak ve keyifli bir deneyim olur.” dedi.
İkinci kez bir araya gelerek uyumlu kimyalarını bir kez daha 39 Derecede Aşk’a yansıtan başrollerden Ayça Ayçin Turan “Senaryoyu ilk okuduğumda çok heyecanlandım ve bu filmin içinde olmak istediğime hemen karar verdim, hikayenin samimiyetinin ve ekibin enerjisinin filme geçtiğini düşünüyorum” dedi. Furkan Andıç ise “Klişelerden çok uzak ve organik karakter dönüşümlerine sahip hikayenin anlatım dili beni çok etkiledi, oynadığım karakterin de öncekilerden farklı bir dinamiği olması güzel bir deneyim oldu” sözleriyle heyecanını paylaştı.
Ayça Ayşin Turan ve Furkan Andıç’ın başrollerinde yer aldığı film, İstanbul ve İzmir gibi birbirinden farklı karakterlerdeki Kumru (Ayça Ayşin Turan) ve Fatih’in (Furkan Andıç) hayatlarının beklenmedik bir şekilde kesişmesini konu alıyor. Başrollere Cem Davran, Pelinsu Pir, Zeynep Oymak ve Ulaşcan Kutlu’nun eşlik ettiği bu romantik komedinin oyuncu kadrosunda Gafur Uzuner, Özlem Dinsel ve Fatih Al gibi deneyimli isimler de yer alıyor. Uygar Şirin’in senaryosunu yazdığı ve Bir Film’in yapımcılığını üstlendiği film, 6 Aralık’ta yalnızca Prime Video üyelerine özel olarak yayınlanacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Prime Video’nun Yeni Yerli Orijinal Filmi 39 Derecede Aşk’ın Galası Gerçekleşti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>“Yerli Malı Haftası” 12–15 Aralık tarihlerinde Beykoz Kundura’da katılımcılarını konuk etmeye hazırlanıyor.
Ülke çapında ulusal ekonomi kavramı farkındalığının gelişmesi adına 1946 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Belirli Gün ve Haftalar Çizelgesi”ne girerek 12–18 Aralık tarihleri arasında “Yerli Malı Haftası”, 1983 yılından itibaren de “Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası” adıyla kutlanan etkinlik, İstanbul’un en önemli endüstri miraslarından biri olan Beykoz Kundura’da bu yıl üçüncüsü düzenlenen etkinlik dizisiyle 12–15 Aralık 2024 tarihleri arasında katılımcılarını konuk etmeye hazırlanıyor.
Beykoz Kundura “Yerli Malı Haftası” boyunca konserden tiyatroya, dans performanslarından sergi turlarına ve yerli sinemamız Yeşilçam film kültüründen klasik film gösterimlerine uzanan zengin bir program sunuyor. Etkinlik için üretim odaklı bir program hazırlandı. Katılımcılar sahne sanatları etkinliklerinin yanı sıra farklı alanlarda gerçekleştirilen atölye programlarına katılarak yaratıcı üretim becerilerini geliştirme, farklı yerel, gastronomi kültürlerine dair bilgilerini de pekiştirme fırsatı bulacak.
Birbirinden keyifli sesler ve notalar Kundura Sahne’de
12 Aralık Perşembe akşamı başlayacak olan “Yerli Malı Haftası” kapsamında ilk gün, daha önce kendi adıyla çıkardığı Masal ve Slow Hot Wind albümleriyle tanıdığımız, Türkiye’nin en önemli caz vokalistlerinden Ece Göksu’ya gitarda Eylül Biçer kontrbasta Kağan Yıldız ve davulda Berke Özgümüş’ün eşlik edeceği açılış konseri izleyiciye caz ezgilerine doyacakları bir gece vaat ediyor.
14 Aralık Cumartesi akşamı kayıtlarında ve sahnesinde , pop, hip-hop ve deep house ekseninde türler arası bir deneyim sunan trompetçi, şarkıcı / şarkı yazarı ve prodüktör Barış Demirel, kendi şarkılarının yanı sıra kendi tabiriyle “o bilindik seçkin ve zarif şarkılar”dan oluşturduğu bir seçki ile sahnede olduğu orijinal konsepti “BD Deneyimi” ile Kundura Sahne’de katılımcılara müzikal bir deneyim yaşatacak.
14 Aralık Cumartesi ve 15 Aralık Pazar akşamları Türkiye caz sahnesinin en üretken isimleri arasında yer alan caz piyanisti ve besteci Adem Gülşen solo piyano performansıyla Demirane Restoran’da olacak.
Hafızalara kazınacak performanslar
“Yerli Malı Haftası”nın ikinci günü olan 13 Aralık Cuma akşamı müzik dans, tiyatro ve performansın sınırlarında dolaşarak büyük şehrin iç içe geçen hikâyelerini sahneye taşıyan, Esme Madra ve Ozan Çelik’in kendilerine çeşitli seslerle eşlik eden Tophane Noise Band ile ses, söz ve hareket parçalarını öyküleştirdikleri Beykoz Kundura yapımı Geçen Gün adlı oyun Kundura Sahne’de izleyiciyle buluşacak.
Beykoz Kundura ve Lita House of Production ortak yapımcılığında gerçekleştirilen ve Forced Entertainment’ın Tomorrow’s Parties eserinden uyarlanan Yarın Belki de mümkün ve imkânsız geleceklere dair eğlenceli, dokunaklı ve yer yer hayalperest bir bakış sunuyor. Ayşe Draz’ın yönettiği ve Aslı İçözü ile Şerif Erol’un sahneyi paylaştığı Yarın Belki de’nin prömiyeri 24 Ocak 2025’te. “Yerli Malı Haftası” kapsamında 14 Aralık Cumartesi günü performansın açık provası Kundura Sahne’de izlenebilecek.
Koreografın yaşlanınca hareketlenen bir tabakanın altında hiç zarar görmeden kalmış bir anından yola çıkarak, babaannesinin 1930’larda evlatlık verildiği Konya’daki köyüne seyahati ve Özbekistan’da doğan dansçının rüyaları ve anadiliyle yaşadığı kopukluklardan ilham alan Eski Tören için Yeni Cilt Kundura Sahne’de. Anılarla ilişki kurma biçimlerimiz, dünyadaki yerimiz ve gelip geçiciliğimizin dansını yaratan Eski Tören için Yeni Cilt Kamola Rashidova’nın performansı ve Melih Kıraç’ın koreografisiyle 15 Aralık Pazar günü sahnelenecek.
Yetişkinler ve çocuklar için yaratıcı atölye çalışmaları
6–12 yaş arası çocuklar için düzenlenen ve OyunMu işbirliğiyle hayata geçirilen “Fantastik Ayakkabılar” ve “Piksel Avı” atölyeleri 14 Aralık Cumartesi günü Hafıza Atölye’de küçük ziyaretçilerini bekliyor.
Yetişkinlere yönelik “Turşu Kurma Atölyesi”nde sürdürülebilirlik ve yerellik çerçevesinde sağlıklı ve lezzetli turşu yapım yöntemlerini öğrenebileceksiniz. Katılımcılara üç farklı yöntemle (lakto fermente, sirke ile, salamurasız) turşu hazırlamanın temel adımlarının anlatılacağı ve bu yöntemlerin her birinin sağladığı faydalarla lezzet özellikleri üzerinde durulacağı, Ceyda Artun yürütücülüğünde gerçekleştirilecek atölye 14 Aralık Cumartesi ve 15 Aralık Pazar günleri Çarkhane’de.
Bazı bilgiler hazine gibidir ve kültürün, yaşayışın, alışkanlıkların ve ortaklıkların kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlar. Yerli Malı Haftası’nı da bunlardan biri olarak gören
Aslıhan Hazar’ın kolaylaştırıcılığında gerçekleştirecek “Elden Ele Hazine” atölyesi, hikâye anlatıcılığının merkezde olduğu, yaratıcı ve sanatsal süreçleri deneyimleyerek bu kıymetli kültür hazinemizin kuşaktan kuşağa aktarılmasına katkı sunuyor. Ebeveynler ve 7–11 yaş arası çocukların birlikte katılabilecekleri “Elden Ele Hazine Atölyesi” 14 Aralık Cumartesi ve 15 Aralık Pazar günleri Yağhane Alt’ta.
Üretimin her aşamasında makine kullanmadan, el işçiliğini benimseyen tasarım markası BCC Leather işbirliğinde gerçekleştirilecek ve katılımcıların el işçiliğinin benzersiz yönlerini ve sürecin kendisini deneyimleyebilecekleri yetişkinlere yönelik “Deri/Kartlık Atölyesi” 14 Aralık Cumartesi ve 15 Aralık Pazar günleri Yağhane Alt’ta.
Ceydâ Candaş yürütücülüğünde gerçekleştirilecek katılımcıların mumlu batik tekniğiyle kumaş üzerine kendi tasarımlarını uygulayacakları “Mumlu Batik Atölyesi” 14 Aralık Cumartesi ve 15 Aralık Pazar günleri Yağhane Alt’ta.
Nazlı Çevik Azazi yürütücülüğünde gerçekleştirilecek ve “Hikâye Anlatıcılığı Pratikleri”, “Yaratıcı Yazma Pratikleri”, “Tiyatro ve Dans Pedagojisi Pratikleri” ile “Dışavurumcu Sanatlar” temelli yapılan çalışmalar sonucu katılımcıların ortak yaratımından bir “community art” eserinin ortaya çıkarılacağı “Maarif Takvimi Yaratıcı Yazarlık Atölyesi” 14 Aralık Cumartesi ve 15 Aralık Pazar günleri Yağhane Alt’ta.
Roza Erdem kolaylaştırıcılığında 14 Aralık Cumartesi ve 15 Aralık Pazar günleri Sahne Fuaye-Beyaz Bar’da gerçekleştirilecek “Nesillerarası Hafıza Forumu” atölye çalışmasında geçmiş̧ ve bugünün üretim ve tüketim kültürlerinde “Yerli Malı” kavramının hafızalardaki yeri oyuncu yollarla araştırılacak.
Sürdürülebilirlik ve yerellik prensipleri çerçevesinde, yerel baharat karışımları ve saklama yöntemleri anlatılacağı “Berat Çokal ile Yerli Baharat Karışımları ve Süzme Yoğurt Topları Atölyesi” 14 Aralık Cumartesi ve 15 Aralık Pazar günleri Çarkhane’de.
Joyful Robotics işbirliğiyle gerçekleştirilecek ve ilkokul öğrencilerine yönelik olarak tasarlanan “Sümer Motoru Robotik Atölyesi” ve “Lastik Futbolu Robotik Atölyesi” 15 Aralık Pazar günü Hafıza Atölye’de 6-12 yaş arası katılımcılarını bekliyor.
Beykoz Kundura’nın tarihini tanıklarından dinleyebilirsiniz
Sümerbank Beykoz Deri ve Kundura Fabrikası’nın 200 yıllık tarihine ve sosyal hayatına odaklanan Kundura’nın Hafızası: Bir Fabrikaya Sığan Dünya sergisini, sergiyi bir araya getiren emeklilerin anılarını, hatıralarını, fabrikanın eski yaşamını dönemin tanıklarından dinleyebilirsiniz. “Fabrika Emeklisi Rehberliğinde Sergi Turu” fabrikanın emekli işçilerinden Yüksel Doğantepe rehberliğinde 14 Aralık Cumartesi günü ve Cemile&Kaya Çakır çifti rehberliğinde 15 Aralık Pazar günü saat 16:00 itibariyle Hafıza Sergi alanında.
YERLİ MALI HAFTASI 2024 PROGRAMI
12 Aralık 2024, Perşembe
21:00 – Ece Göksu, Kundura Sahne
13 Aralık 2024, Cuma
21:00 – Geçen Gün, Kundura Sahne
14 Aralık 2024, Cumartesi
14:00 – Fantastik Ayakkabılar (çocuk, 6–12 yaş), Hafıza Atölye
14:00 – Turşu Kurma Atölyesi, (yetişkin), Çarkhane
14:00 – Elden Ele Hazine Atölyesi (yetişkin + çocuk), Yağhane
14:00 – Deri Kartlık Atölyesi (yetişkin), Yağhane Alt
14:00 – Mumlu Batik Atölyesi (yetişkin), Yağhane Alt
14:00 – Maarif Takvimi Yaratıcı Yazarlık Atölyesi (yetişkin), Çek Evi Salonu
15:00 – Piksel Avı (çocuk, 6–12 yaş), Hafıza Atölye
15:00 – Nesillerarası Hafıza Forumu, Sahne Fuaye-Beyaz Bar
15:00 – Gecelerin Ötesi, Kundura Sinema
16:00 – Berat Çokal ile Yerli Baharat Karışımları ve Süzme Yoğurt Topları Atölyesi (yetişkin), Çarkhane
16:00 – Fabrika Emeklisi Rehberliğinde Sergi Turu, Kundura Hafıza Sergi
17:00 – Yarın Belki de, Kundura Sahne
18:00 – Adem Gülşen (solo piyano), Demirane
21:00 – Barış Demirel “BD Deneyimi”, Kundura Sahne
15 Aralık 2024, Pazar
14:00 – Sümer Motoru Robotik Atölyesi (çocuk, 6–12 yaş), Hafıza Atölye
14:00 – Turşu Kurma Atölyesi (yetişkin), Çarkhane
14:00 – Elden Ele Hazine Atölyesi (yetişkin + çocuk), Yağhane
14:00 – Deri Kartlık Atölyesi (yetişkin), Yağhane Alt
14:00 – Mumlu Batik Atölyesi (yetişkin), Yağhane Alt
14:00 – Maarif Takvimi Yaratıcı Yazarlık Atölyesi (yetişkin), Çek Evi Salonu
15:00 – Lastik Futbolu Robotik Atölyesi (çocuk, 6–12 yaş), Hafıza Atölye
15:00 – Nesillerarası Hafıza Forumu, Sahne Fuaye-Beyaz Bar
15:00 – Üç Arkadaş, Kundura Sinema
16:00 – Berat Çokal ile Yerli Baharat Karışımları ve Süzme Yoğurt Topları Atölyesi (yetişkin), Çarkhane
16:00 – Fabrika Emeklisi Rehberliğinde Sergi Turu, Hafıza Sergi
17:00 – Eski Tören için Yeni Cilt, Kundura Sahne
18:00 – Adem Gülşen (solo piyano), Demirhane
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Beykoz Kundura’nın 3. “Yerli Malı Haftası” programı açıklandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>