?>
?>
İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban’ın teknoloji yatırımları kapsamında şehrin tarihi gün yüzüne çıkarılmaya devam ediliyor. İnegöl Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni video, İnegöllülerin 1927, 1932 ve 1934 yıllarında topladıkları paralarla Türkiye Cumhuriyeti’ne uçak bağışladığını gün yüzüne çıkarıyor.
İNEGÖL HALKININ FEDAKÂRLIĞI GÜN YÜZÜNE ÇIKARILDI
Bu bağışların, İnegöl halkının Cumhuriyet’e duyduğu sevgi ve desteği simgeliyor. İnegöllülerin, o dönemde devletimize olan katkılarını ve bu tarihi anı hatırlatmak adına yapılan bu video, İnegöl’ün tarihi zenginliğini ve halkının fedakârlığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Belediye sosyal medya hesaplarından paylaşılan videoda, İnegöl’ün bu anlamlı katkılarının, İnegöl isminin gökyüzüne taşınmasına vesile olduğu vurgulanıyor.
GÖKYÜZÜNE İNEGÖL İSMİNİ BIRAKAN ECDADIMIZIN RUHU ŞAD OLSUN
Hazırlanan video Başkan Alper Taban ve İnegöl Belediyesi sosyal medya hesaplarında “Gökyüzüne İnegöl ismini bırakan tüm ecdadımızın ruhu şad olsun,” şeklinde yaptığı paylaşımda bu önemli tarihi anın, İnegöl halkının vatanseverliğini ve milli bilinçle hareket ettiğini ortaya koyduğunu belirtti.
YAPAY ZEKA İLE GEÇMİŞ TARİH GELECEKLE BULUŞTURULUYOR
Bu video, geçmişi anlamanın ve tarihimize sahip çıkmanın önemini bir kez daha hatırlatırken, yapay zeka teknolojisiyle hazırlanan içeriklerin de tarihsel bilincin artırılmasına katkı sunduğu bir örnek olarak dikkat çekiyor. İnegöl Belediyesi’nin bu tür projeleri, hem İnegöl halkına hem de Türkiye genelinde geçmişle bağ kurmak isteyen herkese ilham verirken yapay zeka ile şehrin önemli bilgilerinin yer aldığı videoların devamı geleceği iletildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İnegöllülerin Devlete Uçak Bağışı Yapay Zeka İle Gün Yüzüne Çıkarıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Lider agentic otomasyon ve yapay zekâ yazılım şirketi UiPath, Inc. (NYSE: PATH), agentic otomasyon platformunu, sektörel uzmanlığa sahip yapay zekâ destekli çözümlerle güçlendirmek için İngiltere merkezli yapay zekâ şirketi Peak’i satın aldığını duyurdu. Peak AI platformu, farklı sektörlerdeki işletmelerin ürün envanterini ve fiyatlandırmasını optimize ederek, büyük ölçekli teknoloji ekiplerine ihtiyaç duymadan hızlı ve somut sonuçlar elde etmelerini sağlıyor.
UiPath Kurucusu ve CEO’su Daniel Dines, satın almayla ilgili olarak şunları söyledi: “Peak’i bünyemize katarak, dikey yapay zekâ çözümleri stratejimizi daha da güçlendirme misyonumuzu hızlandırıyoruz. UiPath platformu ile entegre edildiğinde, Peak’in sektörel ihtiyaçlara özel geliştirilmiş yapay zeka uygulamaları, iş süreçlerini optimize eden çözümler sunma kabiliyetimizi artıracak ve müşterilerimize benzersiz bir değer sağlayacak.”
Peak, işletmelerin yapay zekâ iş akışları oluşturmasına, verileri işlemesine ve kritik iş süreçlerini optimize etmek için kullanılan tahminler üretmesine olanak tanıyor. Bu süreçleri API’ler veya entegre web uygulamaları aracılığıyla destekleyen platform, aynı zamanda stok planlaması ve ürün fiyatlandırma optimizasyonu gibi karmaşık karar alma süreçlerini kolaylaştıran yeni nesil yapay zekâ tabanlı karar destek uygulamaları sunuyor.
UiPath çatısı altına katılmasıyla birlikte Peak’in çözümleri küresel ölçekte büyüyerek yeni sektörlere ulaşma imkânı bulacak ve müşterilere sürdürülebilir büyüme ve inovasyon fırsatları sunacak. Öte yandan, Peak’in perakende ve üretim gibi sektörlerde yapay zekâ benimsenmesini hızlandırmaya odaklanması, UiPath’in pazardaki büyümesini destekleyecek ve büyük dil modelleri (LLM) ile güçlendirilmiş, sektörel odaklı yeni nesil yapay zekâ destekli uygulamalar geliştirmesini hızlandıracak.
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Peak CEO’su ve Kurucu Ortağı Richard Potter, “UiPath ile güçlerimizi birleştirmek, Peak’in bu aşamadaki yolculuğu için mükemmel bir adım. Otomasyon ve agentic yapay zekâ birleşirken, kurumsal dünyada yepyeni bir olasılıklar çağına giriyoruz. UiPath’in küresel erişimi, derin kurumsal uzmanlığı ve yapay zekâ inovasyonuna olan bağlılığı, vizyonumuzu hızlandırmamızı sağlayacak ve ölçeklenebilir, uzmanlaşmış kararlar alan yapay zekâları işletmelerin hizmetine sunacağız. Bugüne kadar inşa ettiklerimizle büyük gurur duyuyoruz ve artık UiPath’in bir parçası olarak müşterilerimize daha fazla değer sunmayı, yapay zekânın kurumsal dünyada yarattığı sınırları zorlamayı dört gözle bekliyoruz” dedi.
Peak, UiPath’in agentic otomasyon platformunu daha da güçlendirecek
Günümüzde işletmeler, çeşitli iş süreçlerinde karmaşık hesaplamalar için sıkı gereksinimlere uyum sağlamak zorunda. Doğru analizler ve güvenilir tahminler, iş dünyası için kritik öneme sahip ve Peak’in çözümleri, UiPath müşterileri için geliştirilecek yeni Fiyatlandırma ve Stok Yönetimi Ajanlarının temelini oluşturacak. Ayrıca, Peak’in geniş kapsamlı Karar Zekâsı yetkinlikleri, UiPath agentic otomasyon platformunun iş akışlarını yönlendirme kapasitesine entegre edilecek ve müşteri verilerinin bağlamsal analizine dayalı otonom süreçlerin hayata geçirilmesini sağlayacak.
UiPath ve Peak müşterileri, birleşen teknolojiler sayesinde gelir artışı ve kârlılıklarını iyileştirme fırsatına sahip olacak. İki şirket, mevcut iş ortaklıkları kapsamında bu başarıyı şimdiden müşterilerine sunmaya başladı. Örneğin, UiPath ve Peak, dünyanın en büyük yapı malzemeleri üreticilerinden biri olan ve Birleşik Krallık merkezli Heidelberg Materials için teklif fiyatlandırma sürecini dönüştürdü. Bu çözüm, otomasyon ile yüzlerce veri noktasından bilgileri bir araya getiriyor, yapay zekâ kullanarak her müşteri için en uygun teklifi belirliyor ve satış ekiplerine rehberlik ediyor. Bu uçtan uca otomatikleştirilmiş süreç sayesinde, Heidelberg Materials satış ekibi çok daha verimli çalışıyor, teklif süreleri hızlanıyor ve dönüşüm oranları artıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
UiPath, İngiltere Merkezli Yapay Zekâ Şirketi Peak’i Satın Aldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Akbank, “Sorumlu Yapay Zekâ Manifestosu” ile bankacılık hizmetlerinde insan odaklı ve etik yapay zekâ kullanımına öncülük ediyor. ABD’de düzenlenen ve dünyanın en prestijli yapay zekâ konferansları arasında gösterilen HumanX’te açıklanan manifesto, toplumsal fayda ve sürdürülebilirlikten veri gizliliğine kadar uzanan altı temel ilkeyi vurguluyor, bu alandaki çalışmalar için kapsamlı bir çerçeve sunuyor.
Türkiye bankacılık sektörünün dijital dönüşüm öncülerinden Akbank, Sorumlu Yapay Zekâ Manifestosu’nu duyurdu. Yenilikçi yapay zekâ uygulamalarıyla dikkat çeken Banka, ABD’de düzenlenen ve yapay zekâ dünyasının önde gelen uzmanlarını bir araya getiren HumanX Konferansı’nda açıkladığı
bu manifesto aracılığıyla teknolojiyi insan odaklı, etik ve sürdürülebilir bir çerçevede kullanma konusundaki kararlılığını paylaştı. Uluslararası ölçekte finans alanında öncü çerçeveler arasında yer alan Akbank Sorumlu Yapay Zekâ Manifestosu, konferans katılımcılarından tam not aldı.
Finans Uygulamalarında İnovasyonun Yeni Çerçevesi
Bankanın açıkladığı manifesto, toplumsal fayda ve sürdürülebilirlik, kapsayıcılık, şeffaflık, hesap verilebilirlik, dayanıklılık ve veri gizliliği olmak üzere altı temel ilkeye dayalı. Akbank, bu ilkeler çerçevesinde yapay zekâ teknolojilerini sadece verimlilik ve yenilik için değil, etik ve sorumlu bir yaklaşım geliştirerek uyguladığını vurguluyor. Banka, inovasyon ve dijitalleşmenin gücünü ekonomik, toplumsal ve çevresel fayda yaratmak için kullanarak geleceğin finans ekosisteminde örnek alınacak bir model sunuyor.
Verilerin korunması ve müşteri mahremiyetinin önceliklendirilmesi, yapay zekâ algoritmalarının kapsayıcı, şeffaf ve açıklanabilir olması, sürdürülebilir finansal çözümlerin geliştirilmesi, tüm modellerin operasyonel sağlamlık ve güvenlik esaslarına uygun şekilde uygulanması ve hesap verebilirlik mekanizmalarını içeren bu ilkelerle Akbank, müşterilerine güven veren ve sektörde yol gösterici olan çalışmalarını küresel standartlarda sürdürecek.
“Sorumlu Yapay Zekâ” için Uzun Vadeli Yol Haritası
Akbank, manifesto ile duyurduğu sorumlu yapay zekâ ilkelerini bir başlangıç noktası olarak konumluyor. Banka, hızla gelişen bu teknolojinin en iyi örneklerini sunmaya odaklanırken, sorumlu ve etik yaklaşımını da geliştirmeye ve derinleştirmeye devam edecek. Böylece müşterilerine sunduğu yenilikçi hizmetlerle birlikte yapay zekânın etik ve sorumlu kullanımını gözeten çalışmalarıyla bankacılığın geleceğini şekillendirmeyi sürdürecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Akbank’tan sorumlu yapay zeka manifestosu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Gerek zengin oyuncu kadrosu, gerekse de görkemli galasıyla, 2024 yılının en çok ses getiren yapımlarından biri olan ve oyuncu kadrosunda; Halil Ergün, Erkan Petekkaya, Cem Kılıç, Seda Tosun, Turgay Tanülkü, Aliye Uzunatağan, Ali İpin, Elif Kaya ve Hüseyin Elmalıpınar başta olmak üzere bir çok başarılı isimlerin yer aldığı son filmi “Dedemin Gözyaşları” ile gişede fırtına gibi eserek, milyon dolarlık Hollywood filmlerini dahi geride bırakıp, gişenin zirvesine yerleşmiş ve sinemaseverlerden de tam not almıştı.
Ödüllü yönetmen, gelecekte sinemada yapay zekânın önemine vurgu yaparak “Yapay zekâ sayesinde, sinema dünyasındaki değişim, verimlilik ve yaratıcılık katlanarak artacak. Bu teknoloji sayesinde senaryo geliştirmeden sahne tasarımına, özel efektlerden, post-prodüksiyon aşamasına kadar bir çok alanda sinema sektörü daha hızlı ve güçlü bir şekilde büyüyecek. Gelecekte, seyirciyle kurduğumuz duygusal bağ daha da güçlenip, anlamlı hale gelecek. Bu teknolojinin sanata katacağı yenilikler, sinema dünyasında yeni ufuklar açacak. Arnheim’ında dediği gibi; “Teknoloji ne kadar sinemanın içine girerse o kadar sanatsallaşır” Bunun da doğruluğunu günümüzde görmekteyiz.” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İhsan Taş: Sinemada yapay zeka çağı başlıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Borusan Holding’in “Geleceğe İlham Buluşmaları”nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü özel bölümüne konuk olan Doç. Dr. Şebnem Özdemir, veriye dayalı yapay zekanın mevcut durumda kadınları yeterince temsil etmediğini ve bu durumun değişmesi için toplumsal bilinçlenmenin şart olduğunu vurguladı.
Borusan Holding’in iklim, insan ve inovasyon odak alanları doğrultusunda hayata geçirdiği “Geleceğe İlham Buluşmaları” video serisinin yeni bölümü yayınlandı. Sürdürülebilirliği farklı açılardan ele alan serinin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü özel bölümüne, yapay zeka ve veri bilimi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Şebnem Özdemir konuk oldu. Özdemir, yapay zeka ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilişkisini derinlemesine inceleyerek, yapay zekanın mevcut veri setlerinin erkek egemen bir bakış açısıyla oluşturulması nedeniyle kadınlara karşı önyargılı olduğunu vurguladı. Ayrıca, kadınların yapay zeka ve veri bilimi alanlarında daha fazla yer almasının, bu önyargıları kırmak ve daha adil bir yapay zeka ekosistemi oluşturmak için kritik önem taşıdığını belirtti.
Kadınların üretken yapay zeka ile daha fazla etkileşime girmesi gerektiğini ifade eden Özdemir, kadınların bu teknolojiyle ilişkisi ve geleceğine dair çarpıcı bir değerlendirme yaptı: “Belirli görevleri yerine getirmek üzere tasarlanmış, sınırlı bir alanda uzmanlaşmış yapay zeka türünü ifade eden yapay dar zeka şu an verileri erkek egemen bir insanlıktan aldığı için kadına karşı önyargılı. Eğer toplum kadına bakış açısını değiştirmezse, kız çocuklarının teknolojide daha fazla yer almasını sağlamazsa, kadınların bilişim alanlarında yer almasını desteklemezse, bilişim alanlarında öncü olacak kadınlara daha fazla yer açılmazsa veri temelli dediğimiz bu yapay dar zeka uzun bir süre daha kadını görmeyecek.”
EKOIQ Genel Yayın Yönetmeni Barış Doğru’nun moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşi boyunca Özdemir, yapay zeka, veri bilimi, yönetim bilişim sistemleri, karar verme ve matematiksel modelleme gibi alanlardaki uzmanlığı ve deneyimleri ile yapay zeka ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilişkisi hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Borusan Holding, sürdürülebilirliği iş süreçlerinin merkezine alarak hem çevreye hem de topluma duyarlı bir yaklaşım benimsiyor. Bu kapsamda hayata geçirdiği “Geleceğe İlham Buluşmaları”nda, farklı alanlardan uzman isimler, sürdürülebilirlik konusundaki en güncel gelişmeleri ve geleceğe dair vizyonlarını paylaşıyor. Her ay gerçekleşen buluşmalarda toplumsal cinsiyet eşitliği, gençler ve iklim krizi, doğa ve insan ilişkisi, insan ve teknoloji, kültür ve sanat odağında sürdürülebilirlik gibi farklı konular ele alınırken, iş dünyası ve toplumun sürdürülebilir bir gelecek için birlikte hareket etmesinin önemi vurgulanıyor.
Geleceğe İlham Buluşmaları”nın yeni bölümü, Borusan Holding’in YouTube kanalından izlenebilir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Geleceğe İlham Buluşmaları”nın konuğu Doç. Dr. Şebnem Özdemir yapay zeka ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilişkisini anlattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Acıbadem Üniversitesi, Türk Nöroşirürji Derneği çatısı altında Genç Nöroşirürjiyenler Kurulu mentörlüğündeki Nöroşirürji Öğrenci Çalışma Grubu’nun düzenlediği II. Ulusal Nöroşirürji Öğrenci Kongresi’ne ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin önde gelen bilim insanlarının bir araya geldiği kongrenin koordinatörlüğünü Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmettin Pamir yaptı. Beyin ve sinir cerrahisi alanındaki son gelişmelerin ele alındığı “Nöroşirürjiye Bakış: Sahnenin Işıklarını Açmak” isimli kongrede özellikle “minimal invazif cerrahiler, yapay zeka destekli ameliyatlar ve genetik tabanlı tedaviler” masaya yatırıldı. Kongre Başkanı Kenan Kerem Özçınar, kongreye 76 farklı fakülteden, 40 ilden yaklaşık 400 akademisyen, hekim ve öğrenci katıldığını belirtirken Türk Nöroşirürji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ömer Hakan Emmez ise öğrencilere seslenerek “Yüksek teknoloji kullanımı, minimal invazif işlemler ve moleküler araştırmalar, nöroşirürjinin geleceğini şekillendirecek. Hep eğitim peşinde koşmalısınız” dedi.
Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmettin Pamir kongrede yaptığı konuşmada iyi bir beyin cerrahı olmak için öncelikle mükemmeliyetçi olmak gerektiğine dikkat çekerek, “Tıp fakültesinin ikinci sınıfında beyin cerrahı olmaya karar verdim ve işimi hep çok sevdim. Mükemmeliyetçi olup mükemmeli hedeflemeliyiz. Hocalarınızdan daha iyi olabilirsiniz, hatta daha iyi olmak görevinizdir!” diyerek öğrencilere ilham verdi.
Nöroşirürjinin Geleceği: Robotik Cerrahi, Yapay Zeka ve Genetik Analizler
Mikrocerrahi, beyin cerrahisinde devrim yaratan tekniklerden biri. Teknolojik gelişmelerin hem cerrah hem de hasta açısından büyük avantajlar sağladığını vurgulayan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaya Aksoy “Optik sistemler, robotik cerrahi ve 3 boyutlu teknolojiler, cerrahi müdahaleleri kısa sürede çözülebilir hale getirdi. Yapay zeka, patoloji ve radyolojinin yerine geçebilecek potansiyele sahip artık” diyerek teknolojik gelişmelere dikkat çekti.
Beyin tümörlerinin tanı ve tedavisinde de önemli gelişmeler yaşandığını belirten Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Koray Özduman, “Beyin tümörlerini artık mikroskop altındaki görüntülerine göre değil, genetik özelliklerine göre tanımlayabiliyoruz. Tümöre tanı koyduğumuzda ise hastanın ne kadar, nasıl yaşayacağını bile söyleyebiliyoruz. Örneğin glioblastom hastaları, bir zamanlar en fazla 1 yıl yaşıyordu, ancak yeni tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde 8 yıldır hayatta olan hastalarımız var” diyerek genetik araştırmaların önemini vurguladı.
Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayça Erşen Danyeli, mikroskop kullanımının giderek azaldığını ve moleküler analizlerle ilerlediklerine dikkat çekti: “Nöropatologlar olarak sadece hücrenin görüntüsü değil, hücrenin içinde olup biten tüm olaylar bizim ilgi alanımızda, bunları çok ileri teknolojilerle araştırabiliyoruz. Cerrahi ekiple ameliyatlara da giriyor, sadece tanı koymakla kalmıyor, yaptığımız genetik analizlerle aynı zamanda hastalığın nasıl seyredeceği ve hangi tedavinin işe yarayıp yaramayacağıyla ilgili de bilgi veriyoruz. Yaklaşık 140 beyin tümörü tipi var. Kişiselleştirilmiş, hedefe yönelik tedavi ve teknolojiler sayesinde çok zorlandığımız, çok kötü seyreden beyin tümörleri bile artık kontrol altında tutulabilir hale gelmeye başladılar. Yeni nesil dizileme, metilasyon profillemesi ve çok yakında uluslararası bir proje ortaklığı ile başlayacağımız ‘nanopore sekanslama’ en önemli gelişmelerden. Nanopore teknoloji dakikalar içerisinde tümörün DNA’sını analiz ederek tümörün tiplendirmesine büyük katkı sağlıyor. Artık standart tanı ve tedavi yöntemleri geçmişte kaldı”…
Genetik Araştırmalarla Kişiselleştirilmiş Tedavi Dönemi
Tedavinin daha etkin hale gelmesini sağlayarak hastaların yaşam süresini uzatan en önemli gelişmelerden biri de genetik analizler sonucu gerçekleştirilen kişiye özel tedaviler. Tümörlerin genetik sınıflandırmasının, hastaların sağkalım sürelerini ve tedavi başarısını belirleyen en kritik faktörlerden biri olduğunu söyleyen Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi, Moleküler Biyoloji Uzmanı Doç. Dr. Timuçin Avşar, genetik analizler sayesinde artık daha doğru, daha hassas bir tümör sınıflandırması yapıldığına dikkat çekti. Doç. Dr. Timuçin Avşar, “Genetik alanındaki gelişmelerin beyin cerrahisi alanında katkıları çok büyük. Çığır açan teknolojiler arasında ise DNA’yı hızlıca analiz eden yeni nesil dizileme (NGS), kanda çok erken evrede tümör hücrelerini tespit eden likid biyopsi, tek hücre dizilemesi, DNA cerrahisi (Genome editing) gibi yöntemler yer alıyor. Artık pek çok farklı genetik belirteçle sınıflandırılabilen farklı glial tümörler ve hedefli tedavi seçeneklerimiz var. FDA onaylı, IDH mutasyonuna özel ilaçlar ise, tedavisi en zor olan glioblastoma tedavisinde umut verici” dedi.
Sanat Beyni Olumlu Etkiliyor
Sanatın beyin sağlığını nasıl etkilediğiyle ilgili bir sunum yapan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Selman Demirci, “Sanat stres ve kaygıyı azaltır. Müzik ve dans, özellikle Parkinson ve demans hastaları için iyileştirici etkiler sağlayabilir. Resim ve heykel psikolojik rahatsızlıkların tanı ve tedavisinde yardımcı olabilir. Sanat terapisi gibi uygulamaların, gelecekte beyin hastalıklarının tedavisinde daha fazla yerini alacağı öngörülüyor” dedi.
Acıbadem Sağlık Grubu’dan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Özgen ise çağımızın önemli bir hastalığı olan “beyin çürümesi”nden söz etti. Teknolojinin insanları tembelleştirdiğini ve insanların IQ’sunun maalesef giderek düştüğünü belirten Prof. Dr. Serdar Özgen, “Odaklanma sorunu, anksiyete ve kronik yorgunluk en sık görülen sıkıntılardan. Stres ve kötü beslenme alışkanlıkları da beyimizi olumsuz etkiliyor” dedi.
Nöro-Mühendislik Alanında Çığır Açacak Gelişmeler
Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Solaroğlu, önümüzdeki dönemde çığır açacak bilim dallarından, özellikle nöro-mühendislikten söz etti. Prof. Dr. İhsan Solaroğlu, “Mühendislik alanındaki gelişimeler, özellikle de yapay zeka ve akıllı makineler, sağlık teknolojilerinde devrim yaratacak. Beyne benzeyen yeni bilgi işlem aygıtları geliştirilecek. Hibrit nöro-elektronik devreler ile ileride insan-bilgisayar etkileşimi gelişecek. Beyin cerrahları, gelişmiş görüntüleme yöntemleri ve fonksiyonel manyetik rezonans gibi teknolojileri kullanarak ameliyatları daha güvenli ve hassas bir şekilde gerçekleştiriyor. Gerçek zamanlı nöromonitörizasyon, beyin haritalama, nöronavigasyon, ultrason gibi teknolojilerin beyin cerrahisi alanında geniş bir kullanım alanı var. Önümüzdeki 50 yıl içerisinde, inovasyon ve medikal teknoloji uygulamalarının büyük bir kısmı nörobilim ile ilişkili olacak” şeklinde konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yapay Zeka ve Genetik Gelişmeler Beyin Cerrahisinin Rotasını Belirliyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Acıbadem Üniversitesi, Türk Nöroşirürji Derneği çatısı altında Genç Nöroşirürjiyenler Kurulu mentörlüğündeki Nöroşirürji Öğrenci Çalışma Grubu’nun düzenlediği II. Ulusal Nöroşirürji Öğrenci Kongresi’ne ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin önde gelen bilim insanlarının bir araya geldiği kongrenin koordinatörlüğünü Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmettin Pamir yaptı. Beyin ve sinir cerrahisi alanındaki son gelişmelerin ele alındığı “Nöroşirürjiye Bakış: Sahnenin Işıklarını Açmak” isimli kongrede özellikle “minimal invazif cerrahiler, yapay zeka destekli ameliyatlar ve genetik tabanlı tedaviler” masaya yatırıldı. Kongre Başkanı Kenan Kerem Özçınar, kongreye 76 farklı fakülteden, 40 ilden yaklaşık 400 akademisyen, hekim ve öğrenci katıldığını belirtirken Türk Nöroşirürji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ömer Hakan Emmez ise öğrencilere seslenerek “Yüksek teknoloji kullanımı, minimal invazif işlemler ve moleküler araştırmalar, nöroşirürjinin geleceğini şekillendirecek. Hep eğitim peşinde koşmalısınız” dedi.
Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmettin Pamir kongrede yaptığı konuşmada iyi bir beyin cerrahı olmak için öncelikle mükemmeliyetçi olmak gerektiğine dikkat çekerek, “Tıp fakültesinin ikinci sınıfında beyin cerrahı olmaya karar verdim ve işimi hep çok sevdim. Mükemmeliyetçi olup mükemmeli hedeflemeliyiz. Hocalarınızdan daha iyi olabilirsiniz, hatta daha iyi olmak görevinizdir!” diyerek öğrencilere ilham verdi.
Nöroşirürjinin Geleceği: Robotik Cerrahi, Yapay Zeka ve Genetik Analizler
Mikrocerrahi, beyin cerrahisinde devrim yaratan tekniklerden biri. Teknolojik gelişmelerin hem cerrah hem de hasta açısından büyük avantajlar sağladığını vurgulayan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaya Aksoy “Optik sistemler, robotik cerrahi ve 3 boyutlu teknolojiler, cerrahi müdahaleleri kısa sürede çözülebilir hale getirdi. Yapay zeka, patoloji ve radyolojinin yerine geçebilecek potansiyele sahip artık” diyerek teknolojik gelişmelere dikkat çekti.
Beyin tümörlerinin tanı ve tedavisinde de önemli gelişmeler yaşandığını belirten Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Koray Özduman, “Beyin tümörlerini artık mikroskop altındaki görüntülerine göre değil, genetik özelliklerine göre tanımlayabiliyoruz. Tümöre tanı koyduğumuzda ise hastanın ne kadar, nasıl yaşayacağını bile söyleyebiliyoruz. Örneğin glioblastom hastaları, bir zamanlar en fazla 1 yıl yaşıyordu, ancak yeni tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde 8 yıldır hayatta olan hastalarımız var” diyerek genetik araştırmaların önemini vurguladı.
Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayça Erşen Danyeli, mikroskop kullanımının giderek azaldığını ve moleküler analizlerle ilerlediklerine dikkat çekti: “Nöropatologlar olarak sadece hücrenin görüntüsü değil, hücrenin içinde olup biten tüm olaylar bizim ilgi alanımızda, bunları çok ileri teknolojilerle araştırabiliyoruz. Cerrahi ekiple ameliyatlara da giriyor, sadece tanı koymakla kalmıyor, yaptığımız genetik analizlerle aynı zamanda hastalığın nasıl seyredeceği ve hangi tedavinin işe yarayıp yaramayacağıyla ilgili de bilgi veriyoruz. Yaklaşık 140 beyin tümörü tipi var. Kişiselleştirilmiş, hedefe yönelik tedavi ve teknolojiler sayesinde çok zorlandığımız, çok kötü seyreden beyin tümörleri bile artık kontrol altında tutulabilir hale gelmeye başladılar. Yeni nesil dizileme, metilasyon profillemesi ve çok yakında uluslararası bir proje ortaklığı ile başlayacağımız ‘nanopore sekanslama’ en önemli gelişmelerden. Nanopore teknoloji dakikalar içerisinde tümörün DNA’sını analiz ederek tümörün tiplendirmesine büyük katkı sağlıyor. Artık standart tanı ve tedavi yöntemleri geçmişte kaldı”…
Genetik Araştırmalarla Kişiselleştirilmiş Tedavi Dönemi
Tedavinin daha etkin hale gelmesini sağlayarak hastaların yaşam süresini uzatan en önemli gelişmelerden biri de genetik analizler sonucu gerçekleştirilen kişiye özel tedaviler. Tümörlerin genetik sınıflandırmasının, hastaların sağkalım sürelerini ve tedavi başarısını belirleyen en kritik faktörlerden biri olduğunu söyleyen Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi, Moleküler Biyoloji Uzmanı Doç. Dr. Timuçin Avşar, genetik analizler sayesinde artık daha doğru, daha hassas bir tümör sınıflandırması yapıldığına dikkat çekti. Doç. Dr. Timuçin Avşar, “Genetik alanındaki gelişmelerin beyin cerrahisi alanında katkıları çok büyük. Çığır açan teknolojiler arasında ise DNA’yı hızlıca analiz eden yeni nesil dizileme (NGS), kanda çok erken evrede tümör hücrelerini tespit eden likid biyopsi, tek hücre dizilemesi, DNA cerrahisi (Genome editing) gibi yöntemler yer alıyor. Artık pek çok farklı genetik belirteçle sınıflandırılabilen farklı glial tümörler ve hedefli tedavi seçeneklerimiz var. FDA onaylı, IDH mutasyonuna özel ilaçlar ise, tedavisi en zor olan glioblastoma tedavisinde umut verici” dedi.
Sanat Beyni Olumlu Etkiliyor
Sanatın beyin sağlığını nasıl etkilediğiyle ilgili bir sunum yapan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Selman Demirci, “Sanat stres ve kaygıyı azaltır. Müzik ve dans, özellikle Parkinson ve demans hastaları için iyileştirici etkiler sağlayabilir. Resim ve heykel psikolojik rahatsızlıkların tanı ve tedavisinde yardımcı olabilir. Sanat terapisi gibi uygulamaların, gelecekte beyin hastalıklarının tedavisinde daha fazla yerini alacağı öngörülüyor” dedi.
Acıbadem Sağlık Grubu’dan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Özgen ise çağımızın önemli bir hastalığı olan “beyin çürümesi”nden söz etti. Teknolojinin insanları tembelleştirdiğini ve insanların IQ’sunun maalesef giderek düştüğünü belirten Prof. Dr. Serdar Özgen, “Odaklanma sorunu, anksiyete ve kronik yorgunluk en sık görülen sıkıntılardan. Stres ve kötü beslenme alışkanlıkları da beyimizi olumsuz etkiliyor” dedi.
Nöro-Mühendislik Alanında Çığır Açacak Gelişmeler
Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Solaroğlu, önümüzdeki dönemde çığır açacak bilim dallarından, özellikle nöro-mühendislikten söz etti. Prof. Dr. İhsan Solaroğlu, “Mühendislik alanındaki gelişimeler, özellikle de yapay zeka ve akıllı makineler, sağlık teknolojilerinde devrim yaratacak. Beyne benzeyen yeni bilgi işlem aygıtları geliştirilecek. Hibrit nöro-elektronik devreler ile ileride insan-bilgisayar etkileşimi gelişecek. Beyin cerrahları, gelişmiş görüntüleme yöntemleri ve fonksiyonel manyetik rezonans gibi teknolojileri kullanarak ameliyatları daha güvenli ve hassas bir şekilde gerçekleştiriyor. Gerçek zamanlı nöromonitörizasyon, beyin haritalama, nöronavigasyon, ultrason gibi teknolojilerin beyin cerrahisi alanında geniş bir kullanım alanı var. Önümüzdeki 50 yıl içerisinde, inovasyon ve medikal teknoloji uygulamalarının büyük bir kısmı nörobilim ile ilişkili olacak” şeklinde konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yapay Zeka ve Genetik Gelişmeler Beyin Cerrahisinin Rotasını Belirliyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Aiforia firmasına ait algoritmalar da kısaca klinik teşhiste yapay zeka destekli patoloji görüntü analiz yazılımı olarak tanımlanabilir. Türkiye’de CE-IVD onaylı bir patoloji algoritması ilk olarak Memorial Sağlık Grubu’nda kullanılmaya başlandı. Patolojideki YZ uygulamaları ve 2025 yılı itibariyle hastalara hizmet edecek algoritmalar hakkındaki detayları, Memorial Sağlık Grubu Patoloji kurucu hekimi ve koordinatörü Prof. Dr. İlknur Türkmen aktardı.
Yapay zeka, uzman değerlendirmesine katkıda bulunuyor
Patolojik inceleme, başta kanser olmak üzere hemen tüm hastalıkların altın standart tanısı için gereklidir. Patolojik tanı mikroskop altında hücrelerin incelenmesi ile yapılmakta iken, son 20 yılda bu görüntülerin dijitalize edildiği dijital patoloji kavramı hayatımıza girmiştir. Dijitalizasyon, pek çok alanda süreçlere katkı sağladığı gibi, yapay zeka destekli görüntü analizi yazılımları ile tanı, tedavi süreçlerini yönlendirme ve YZ’nın hastalar için kullanımı için uygun ortamın oluşturulmasını sağlamaktadır. Bu tür yazılımlar, dijitalleştirilmiş patoloji örneklerini analiz etmek için derin öğrenme ve makine öğrenimi algoritmalarını kullanmakta ve patoloji uzmanlarının doku örneklerini daha hızlı ve arttırılmış doğrulukla incelemelerine yardımcı olmaktadır. Yapay zeka modelleri, hücre tespiti, sınıflandırma, sayım ve anormal dokuların belirlenmesi gibi çeşitli görevlerde destek sunabilmektedir. Bu tür yazılımlar, görüntü analizini otomatikleştirerek patologların iş yükünü hafifletmeye yardımcı olmasının ardından hata riskini de en aza indirmektedir. Ancak, bu tür yazılımlar tek başına tanı koymaktan öte patoloji uzmanının değerlendirmesini tamamlayıcı nitelikte kullanılmaktadır.
Daha doğru ve daha kısa zamanda teşhis imkanı sağlıyor
Aiforia yazılımları, özellikle dijital patoloji ve yapay zeka tabanlı görüntü analizi alanında önemli yenilikler sunan yazılım desteği olarak günümüzde kullanıma sunuldu. Bu yazılım, çeşitli hastalıkların teşhisinde ve araştırılmasında yardımcı olabilmeyi amaçlamaktadır. Genel olarak şu alanlarda etkili olabilir:
Patoloji alanında CE-IVD onaylı yazılım algoritması olan Aiforia algoritmalarının güçlü yanı, büyük miktarda veriyi hızlı ve tutarlı bir şekilde analiz ederek patoloji uzmanlarının daha doğru ve daha kısa zamanda teşhis koymasına yardımcı olmaktır.
Yapay zekanın bir diğer avantajı; kullanım alanındaki çeşitlilik
Bu yazılım desteğinin güçlü yanı, büyük miktarda veriyi hızlı ve tutarlı bir şekilde analiz ederek patoloji uzmanlarının daha doğru ve zamanında teşhis koymasına yardımcı olmasıdır. Patoloji alanındaki dijitalizasyon, YZ yazılımlarının kullanımına olanak sağlamakta ve patoloji alanında oldukça önemli bir yenilik sunmaktadır. Bu teknoloji ve yazılımların kullanım alanları şunlardır:
Yukarıda özetlendiği üzere; dijital patoloji ve bu alanda kullanılan klinik karar destek yazılımları, tıpta dijital dönüşümün önemli bir parçası olup, klinisyenlere ve araştırmacılara önemli avantajlar sunmaktadır. Bu tür yazılımlar, tıbbi araştırmalar ve klinik uygulamalarda büyük bir potansiyele sahiptir. Kişiselleştirilmiş tedavilerini geleceği büyük veri analizinden geçmektedir.
Dört yıllık bir süreçte, tam dijital iş akışı ile ülkede öncü, globalde bilinir hale gelen Memorial Sağlık Grubu Patoloji Bölümü, dijital patolojinin ana hedeflerinden biri olan yapay zeka kullanımını da hastaların yararına rutin işleyişine almıştır. 2025 yılı itibariyle prostat, meme ve akciğer kanseri hastalarında yapay zeka algoritmaları kullanılacaktır. Portföyü genişletme çalışmaları devam etmektedir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Hastalıkların Tanısı İçin Yapay Zeka ile Yeni Dönem Başladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Edremit Belediyesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Atatürk Gençlik Merkezi her yaştan vatandaşı değişik kurs ve atölye çalışmalarında bir araya getiriyor. Yetişkinlere yönelik kursların yanı sıra çocukların gelişimine katkı sağlayacak kursları açıyor. Çocuklara yönelik eğitim ve gelişim etkinlikleri kapsamında 6-9 yaş arası çocuklara özel düzenlenen “Akıl ve Zeka Oyunları” atölyesi yoğun ilgi görüyor.
Atölyeye katılan çocuklar, farklı zeka oyunları ile problem çözme yeteneklerini güçlendirirken, hayal güçlerini ve düşünme becerilerini de geliştiriyor. Edremit Belediyesi, çocukların bilişsel ve sosyal gelişimine katkı sağlayan bu tür etkinliklerle eğitici ve eğlenceli bir ortam sunmayı amaçlıyor.
Edremit Belediyesi yetkilileri, çocukların zihinsel ve sosyal gelişimine destek olacak bu tür etkinliklerin devam edeceğini belirterek, aileleri ücretsiz olarak sunulan atölye çalışmalarına katılmaya davet etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Edremit Belediyesi’nden Çocuklara Zeka Oyunları Atölyesi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Çok sayıda yeni kullanıcının oluşturduğu yükün yanı sıra DeepSeek’e yapıldığı iddia edilen siber saldırı nedeniyle, DeepSeek uygulamasında ve web sitesindeki kayıt sürecinde aksaklıklar yaşanıyor. Birçok kayıt düzgün şekilde gerçekleşemiyor. Bu durum, siber suçlular tarafından sahte DeepSeek web sayfaları aracılığıyla kullanıcıların kimlik bilgilerini çalmak için zemin yaratıyor.
Saldırganlar bu tür sahte kayıt sayfaları aracılığıyla kullanıcıların e-postalarını ve şifrelerini topluyor. Bunlar, kullanıcıların DeepSeek’teki veya diğer hizmetlerdeki hesaplarına erişmek için kullanılabiliyor. Özellikle de şifrelerin birden fazla hesap için aynı olduğu durumlarda risk daha da büyük.
Ayrıca DeepSeek kandırmacasına dayanan birkaç yeni kripto token de satışa sunuldu. Bunlar resmi olarak DeepSeek markasıyla bağlantılı olmadığından, sermayeleri de tamamen spekülatif nitelikte.
Kimlik avı e-postaları oluşturmak gibi dolandırıcılık yöntemlerine popüler yapay zeka modellerinde oldukça yaygın olarak rastlanıyor. Siber suçlular kaçınılmaz olarak bu tür araçları kötü niyetli amaçları için her fırsat bulduklarında kullanmaya çalışıyor.
Kaspersky GReAT Güvenlik Araştırmacısı Leonid Bezvershenko, şunları söylüyor: “DeepSeek örneğinde öne çıkan husus açık kaynak kodlu olmasıdır. Açık kaynaklı ortamlar şeffaflığı, işbirliğini ve inovasyonu teşvik ederken, aynı zamanda önemli güvenlik ve etik riskleri de beraberinde getirir. Açık kaynaklı bir araç kullanırken verilerinizin nasıl işlendiğinden her zaman emin olamazsınız. Özellikle de başka birinin bu aracı kullandığı durumlarda. Açık kaynaklı yazılımların istismarı, siber suçluların kötü amaçlı yazılım yerleştirmek için karmaşık kampanyalar yürüttüğü geçtiğimiz yıl boyunca önemli bir trenddi. Açık kaynaklı tarayıcımız 2024 yılında açık kaynak depolarında 12 binden fazla kötü amaçlı paket tespit etti. Merkezi gözetim olmadığı taktirde, saldırganlar yazılımın güvenliği ihlal edilmiş sürümlerini oluşturmaya başlayabilirler veya DeepSeek’in API’sini kullanmak için geliştirilmiş araçlar görüntüsü altında arka kapılar sunarak kullanıcılar ve kuruluşlar için ciddi riskler oluşturabilirler.”
Kaspersky, bu gibi tehditlerden korunmak için aşağıdaki ipuçlarını öneriyor:
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yapay zekanın derin suları: Kaspersky, yapay zeka asistanlarını kullanırken güvende kalmak için ipuçları paylaştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>