?>
?>
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Sena Kalaz Güven, bilgi obezitesi de denilen sürekli bilgi akışına maruz kalmanın etkileri hakkında açıklama yaptı.
Bilgi obezitesi duygusal dengesizliklere neden olabilir!
Bilgi obezitesinin, bireylerin sürekli olarak bilgi akışına maruz kalması ve bu bilgi miktarının yönetilemez hale gelmesi durumunu ifade ettiğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Sena Kalaz Güven, “Psikolojik bir perspektiften bakıldığında bu kavram, insanların aşırı bilgiye maruz kaldığında zihinsel olarak olumsuz etkilerle ilişkilidir.” dedi.
Sürekli bilgi bombardımanının, bireylerin dikkatlerini odaklamakta zorlanmalarına, bilgi yığınları arasında kaybolmalarına ve endişe seviyelerinin yükselmesine neden olabileceğine dikkat çeken Güven, “Bu durum, karar verme süreçlerini zorlaştırabilir ve kararların kalitesini düşürebilir. Ayrıca, bilgi yorgunluğu ve bilişsel tükenmişlik gibi psikolojik sorunlara sebep olabilir. Bireyler, sürekli bilgi bombardımanı ile stres, kaygı ve depresyon gibi ruhsal sorunlar yaşayabilir, çünkü bu bilgi yığınları arasında kaybolma hissi, bunaltıcı olabilir. Uzun süreli aşırı bilgi maruziyeti, duygusal dengesizliklere, yüksek stres seviyelerine ve genel yaşam kalitesinde düşüşe neden olabilir.” şeklinde konuştu.
Dijital çağda maruz kaldığımız aşırı bilgi yükü, zihinsel kaynaklarımızı zorlayabiliyor!
Günümüzde dijital platformların, bilgi obezitesine önemli bir katkı sağladığını dile getiren Uzman Klinik Psikolog Sena Kalaz Güven, “İnternet, sosyal medya ve diğer dijital araçlar, sürekli ve hızlı bir bilgi akışı sunuyor. Bu platformlar, kullanıcıları sürekli olarak yeni içeriklerle beslerken, hızla değişen bilgiler arasında gezinmek zorunda bırakıyorlar. Beynimiz, tarihsel olarak sınırlı miktarda bilgi işlemeye uygun şekilde evrimleşmişken, dijital çağda maruz kaldığımız aşırı bilgi yükü, bilişsel yükümüzü artırıyor ve zihinsel kaynaklarımızı zorlayabiliyor. Beynimiz, bu kadar büyük bir bilgi yığınına biyolojik olarak adapte olamayacak kadar sınırlıdır; dolayısıyla dijital dünyanın sürekli bombardımanı, zihin sağlığımız üzerinde uzun vadeli olumsuz etkiler yaratabilir.” açıklamasını yaptı.
Dijital platformlarda geçirilen zaman sınırlandırılmalı…
Bilgi obezitesinden mustarip olan bireylerin, sürekli bir zihinsel yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve karar verme güçlüğü gibi belirtiler yaşayabileceklerini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Sena Kalaz Güven, “Ayrıca, bilgi yükü nedeniyle kaygı, stres ve tükenmişlik hissi artabilir. Bireyler, gün boyunca sürekli bilgi tüketme ihtiyacı hissedebilir ve bu da sosyal izolasyon, motivasyon eksiklikleri veya ruh hali değişimlerine yol açabilir.” dedi.
Bilgi tüketimini sağlıklı bir seviyede tutabilmek için öncelikle dijital platformlarda geçirilen zamanın sınırlanması ve sadece ihtiyaç duyulan güvenilir kaynaklardan gelen bilgilerin seçici bir şekilde tüketilmesi gerektiğinin altını çizen Uzman Klinik Psikolog Sena Kalaz Güven, sözlerini şöyle tamamladı:
“Düzenli aralıklarla dijital detoks yapmak, beynin dinlenmesine ve yeniden enerji toplamasına yardımcı olabilir. Ayrıca, bilgiye odaklanmayı sağlamak için belirli saatlerde, belirli konularda bilgi edinmeye odaklanmak ve sürekli gelen bildirimleri kapatarak dikkat dağınıklığını azaltmak faydalı olacaktır. Günlük yaşamda, zihinsel sağlığı korumak amacıyla fiziksel aktiviteler, meditasyon veya derin nefes alma gibi rahatlatıcı teknikler de uygulanabilir. Sosyal medya ve haber platformları gibi bilgi akışının yoğun olduğu alanlardan bilinçli olarak uzak durmak, bireylerin aşırı bilgi yüklemesine karşı kendilerini korumalarına yardımcı olabilir.
Psikolojik destek almak da faydalı olabilir; bir terapist veya danışman, bireylerin stres yönetimi, zaman yönetimi ve zihinsel sağlığı iyileştirme konularında rehberlik sağlayarak, aşırı bilgi yükü ile başa çıkmalarına yardımcı olabilir.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bilgi obezitesi zihinsel sağlığı tehdit ediyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Demet Aygün Üstel, beyin sisi, nedenleri ve önlenmesine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Günlük hayatın temposunda unutkanlık, konsantrasyon eksikliği ve zihinsel yorgunluk yaşayanların sayısının giderek arttığını belirten Aygün Üstel, “Bu durum halk arasında ‘beyin sisi’ olarak adlandırılıyor ve birçok kişi için yaşam kalitesini ciddi şekilde etkiliyor” dedi.
Beyin sisi verimliliği düşürebilir
Beyin sisinin bir hastalık değil, altta yatan sağlık sorunlarının bir belirtisi olarak kabul edildiğini belirten Aygün Üstel, “Beyin sisi, kişinin düşüncelerini netleştirmede güçlük yaşadığı, konsantrasyon eksikliği, unutkanlık ve zihinsel yorgunluk gibi belirtilerle ortaya çıkan bir durumdur. Tıbbi olarak bir hastalık değil, altta yatan sağlık sorunlarının bir belirtisi olarak kabul edilir. Beyin sisi, kişisel ve profesyonel yaşamda verimliliği düşürebilir ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir” diye konuştu.
Beyin sisi bir hastalık değil
Beyin sisinin bir hastalık değil, genellikle altta yatan bir sorunun belirtisi olarak görüldüğünü belirten Aygün Üstel, “Stresten hormonal değişikliklere, uyku bozukluklarından kronik hastalıklara kadar birçok faktör bu durumu tetikleyebiliyor. Özellikle COVID-19 sonrası dönemde, beyin sisi şikayetlerinin artması dikkat çekiyor” dedi.
Yaşam tarzından sağlık sorunlarına kadar farklı nedenleri var
Beyin sisinin birden fazla faktörün etkisiyle ortaya çıkabildiğini belirten Aygün Üstel, en yaygın nedenlerin yaşam tarzı faktörleri, sağlık sorunları, psikolojik ve nörolojik sebepler, çevresel ve geçici nedenler olarak sıralandığını söyledi.
Yaşam Tarzı Faktörleri
Sağlık Sorunları
Psikolojik ve Nörolojik Sebepler
Çevresel ve Geçici Nedenler
Beyin sisinde bu belirtilere dikkat!
Beyin sisi yaşayan kişilerde görülen belirtilere değinen Aygün Üstel, bu belirtileri konsantrasyon eksikliği, unutkanlık, zihinsel bulanıklık, enerji eksikliği, zihinsel yavaşlama, kelime bulmada zorluk ve duygusal dengesizlik olarak sıraladı:
Konsantrasyon eksikliği: Dikkatini bir işe vermekte güçlük çekme.
Unutkanlık: Kısa süreli hafızanın zayıflaması ve önemli detayların hatırlanamaması.
Zihinsel bulanıklık: Net düşünememe, olayları ve bilgileri birleştirmede zorluk yaşama.
Enerji eksikliği: Sürekli yorgunluk hissi, zihinsel ve fiziksel motivasyon düşüklüğü.
Zihinsel yavaşlama: Basit sorunları çözmekte zorlanma ve karar verme süreçlerinde gecikme.
Kelime bulmada zorluk: Konuşurken doğru kelimeleri bulmakta güçlük çekme.
Duygusal dengesizlik: Huzursuzluk, sabırsızlık ve ani duygu değişimleri.
Bu belirtilerin kişiden kişiye farklı şiddette olabileceğini ve genellikle birkaç faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını kaydeden Aygün Üstel, uzun süre devam eden beyin sisinin, bir uzmana danışmayı gerektirebildiği uyarısında bulundu.
Yoğun stres altında çalışanlar dikkat!
Dr. Öğretim Üyesi Demet Aygün Üstel, beyin sisinin yaşam tarzı ve sağlık durumu nedeniyle yoğun stres altında çalışan bireyler, uyku düzensizliği olanlar, hormonal değişiklik dönemindeki kadınlar (örneğin gebelik veya menopoz), kronik hastalığı olanlar ve COVID-19 sonrası iyileşenlerde daha sık görülebildiğinin altını çizdi.
Beyin sisinin genellikle kalıcı olmadığını, altta yatan nedenlerin düzeltilmesiyle hafifletilebileceğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Demet Aygün Üstel, “Ancak uzun süreli veya şiddetli durumlar, daha ciddi bir sağlık sorununun belirtisi olabilir ve bir uzmana danışılmasını gerektirir” diye konuştu.
Beyin sisine müdahale önemli
Beyin sisine müdahalenin önemli olduğunu kaydeden Üstel, “Beyin sisinin tedavi edilmemesi halinde kronik yorgunluk, iş ve sosyal hayatta verimlilik kaybı yaşanabilir. Duygusal sorunlar (depresyon, anksiyete) gelişebilir. Daha ciddi nörolojik hastalıkların belirtilerine zemin hazırlanabilir” dedi.
Beyin sisi hafife alınmamalı
Alınacak önlemlerle beyin sisini önlemenin mümkün olabileceğini vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Demet Aygün Üstel, sözlerini şöyle tamamladı: “Sağlıklı uyku düzeni sağlanmalı. Günde 7-9 saat uyunmalı. Beslenmeye dikkat edilmeli. Omega-3 yağ asitleri, B12 vitamini ve demirden zengin gıdalar tüketilmeli. Stres yönetilmeli. Yoga, meditasyon gibi gevşeme teknikler deneyimlenmeli. Fiziksel aktivite artırılmalı. Düzenli egzersiz yapılarak zihinsel sağlık desteklenmeli. Zararlı alışkanlıklar azaltılmalı. Sigara ve alkol tüketimi sınırlamalı. Düzenli sağlık kontrolleri aksatılmamalı. Beyin sisi belirtileri hafife alınmamalı. Zihinsel sağlığınızı desteklemek için yaşam tarzınızı düzenleyin ve gerekirse bir uzmana danışın. Sağlıklı bir yaşam, zihinsel berraklığın anahtarıdır.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Konsantre olamıyor, unutkanlık ve zihinsel yorgunluk yaşıyorsanız dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>