?>
?>
MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı’nın da katıldığı toplantıda, 1980 yılında Devlet Su İşleri (DSİ) ile İzmir Belediyesi arasında imzalanan su tahsis protokolünün günümüz koşullarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiği vurgulandı. Artan kuraklık, yer altı su seviyelerindeki düşüş ve kontrolsüz su tüketiminin gündeme geldiği buluşmada, bölgedeki üreticilerin yaşadığı sıkıntılar ve çözüm beklentileri dile getirildi.
Saruhanlı İlçesi’ne bağlı Nuriye Mahallesi’nde, gerçekleştirilen toplantıya, MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı, MASKİ Genel Müdür Yardımcısı Özgür Avşar, Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur, Nuriye Sulama Kooperatifi Kurucu Ortağı ve Köy-Koop Merkez Birliği Temsilcisi Nurettin Dingaz, Nuriye Sulama Kooperatifi Başkanı Ünal Tosun, Lütfiye Sulama Kooperatifi Başkanı Şenol Göktaş, mahalle muhtarları, çiftçiler ve vatandaşlar katıldı.
“Ne kadar su verildiğinin kontrolü yapılmalı”
Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur, 45 yıl önce Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile İzmir Belediyesi arasında imzalanan protokole değinerek, “1980 yılında çıkmış bu karar üzerinde çok fazla görüşmeler yaptık. Ama çıkan kanunu geri alamıyoruz. Bu işin çözüm noktasında önemli olan anlaşma ile verilen suyun takibini yapabilmektir. Biz çiftçiler olarak verilen suyun kontrol edilmesini talep ediyoruz. Yapılan kontroller sonrasında da gerekli yerlere bilgilerin verilmesini istiyoruz” dedi.
“Eşit bir şekilde paylaşım yapılmasını istiyoruz”
Nuriye Sulama Kooperatifi Kurucu Ortağı ve Köy-Koop Merkez Birliği Temsilcisi Nurettin Dingaz ise “Herkesin de bildiği gibi yer altı sularımız, gün geçtikçe çekilmekte. Çocukluk yıllarımızda 7 metrelerden su çıkarıyorduk. Şuan ise 130 metre 140 metrelerden suyu çıkaramıyoruz. Biz üreticiler olarak 1980 yılındaki protokol çerçevesinde ne kadar su veriliyor, kaç metreden su çıkarılıyor konuları hakkında bilgiler almak istiyoruz. 45 yıldır iki mahallemizin üreticilerine hiç yardım edilmiyor. Suya şehirlerin de ihtiyacı var bunun da farkındayız, ama biz çiftçilerin de çok ihtiyacı var. Yetkililerin bu konuda eşit bir şekilde paylaşım yapılmasını talep ediyoruz” dedi.
“Kuyularımızın su seviyeleri gün geçtikçe çekilmekte”
Nuriye Sulama Kooperatifi Başkanı Ünal Tosun, “Belediyelerin insanlara su sağlamak gibi bir görevi var. Bizim de kooperatif olarak çiftçilere su sağlamak gibi görevimiz var. Maalesef şu an kuyularımızın su seviyeleri gün geçtikçe çekilmekte. Yeni kuyu açmak için maalesef maliyetler çok yüksek, çiftçimizin de durumu belli. Biz çiftçiler olarak bir çözüm istiyoruz. Sulama için yeni tesisler kurulmasını talep ediyoruz. İnsan hayatında su gerekli evet, ama tarım olmazsa da insan olmaz. Tarımın da suya ihtiyacı var. Çiftçinin üretmesi için suya ihtiyacı var. Bu nedenle 45 yıl önce yapılan bu protokolün DSİ tarafından tekrar gözden geçirilip yenilenmesini talep ediyoruz. Çünkü o zamanki nüfus ve tarım alanları ile günümüzün şartları aynı değil” diye konuştu.
“Saruhanlı Ovası ciddi sıkıntılar yaşıyor”
Lütfiye Sulama Kooperatifi Başkanı Şenol Göktaş ise “Su sıkıntısı genel olarak bütün Saruhanlı Ovası’na ciddi sıkıntılar veriyor. Bizim kuyularımız 150 metre, şu an askıda kalan birçok kuyum var. Çiftçilerin kimseyle yarışmaya gücü yetmez. Her geçen gün suyumuz azalıyor. Salihli Barajı’ndan istediğimiz suyu alabilirsek bizim kuyulara ihtiyacımız kalmayacak. Ama Salihli Barajı’nda da yeterince su yok. Bu durumda oradan da su alamıyoruz. Yetkililerin bu konuda bir çözüm bulması gerekiyor” dedi.
“Barajdan su gelirse sondajlara ihtiyacımız kalmayacak”
Nuriye Mahallesi üreticilerinden Gafur Ertürk de “45 yıl önce bizlere bu kadar su lazım değildi. Taban suları yüksekti. Bu kadar sulama ihtiyacı bile duymuyorduk. Yılda birkaç kez suladığımızda ürünlerimiz oluyordu. Şu an haftayı geçiremiyoruz. Bir hafta sonra ürünlerimiz tekrar su istiyor. Çünkü tabanda su yok. Toprak yarım metre, bir metre aşağıdan kuru çıkıyor. Su kullanımının çok iyi paylaşılması ve bu konuda bizlere destek olunması gerekiyor. En azından Salihli’den gelen kanalın da kapalı sistemle gelmesi gerekiyor. Eğer bu su bizlere ulaştırılırsa bizim zaten sondajlara ihtiyacımız kalmayacak. Ama şu an su olmadığı için çiftçiler sondajlarla su temin etmek zorunda. Yetkililerin sesimizi duymasını, sıkıntılarımızın çözümü noktasında adımlar atmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
“Su kriziyle karşı karşıyayız”
Ziraat odaları, kooperatifler ve çiftçilerle değerlendirme yapmak için bir araya geldiklerini belirten MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı ise tüm Türkiye’nin olduğu gibi Manisa’nın da ciddi bir su kriziyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Postacı, “Manisa, bereketli ovaları, üretken çiftçisi ve güçlü tarım altyapısıyla ülkemizin stratejik üretim merkezlerinden biridir. Ancak küresel iklim krizinin etkileriyle birlikte azalan yağış miktarı, yer altı su seviyelerinde ciddi düşüşlere yol açmakta; sondaj derinlikleri 300 metrelere kadar inmektedir. Bu faktörler, tüm dünyada olduğu gibi Manisa’mızda da su kaynakları konusunda endişe yaratmaktadır. Yeraltı su seviyelerimiz her geçen yıl azalmakta ve yüzey sularımız kuraklığın etkisiyle yetersiz kalmaktadır. Bu durum, çiftçilerimizin tarlalarını sulamasını zorlaştırmakta ve hem kırsal hem de kentsel alanlarda suya erişimi giderek güçleştirmektedir” dedi.
“Su kaynakları adil bir şekilde yönetilmeli”
Postacı, “Bilindiği üzere, 45 yıl önce Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile İzmir Belediyesi arasında imzalanan bir protokol bulunmaktadır. Bu protokol çerçevesinde, Manisa sınırları içindeki Göksu ve Sarıkız kaynaklarından yıllık toplam 108 milyon metreküp su, İzmir’e tahsis edilmiştir. O dönemin koşullarında hazırlanan bu protokolün, günümüzün değişen ihtiyaçlarını tam olarak karşılamadığı görülmektedir. İzmir, bizim kıymetli bir komşumuz ve kardeş şehrimizdir. Aynı coğrafyanın ve ortak iklimin insanları olarak iş birliğine büyük önem veriyoruz. Ancak, sürdürülebilir bir gelecek için su kaynaklarının adil bir şekilde yönetilmesi gerektiğine de inanıyoruz. Çünkü bugünün Manisa’sı, 45 yıl öncesine kıyasla nüfusu artan, sanayisi gelişen, altyapısı büyüyen ve yüzde 98 oranında içme suyunu yeraltı kaynaklarından sağlayan bir kenttir. Bu nedenle mevcut tahsis planlarının aynı şekilde sürdürülmesi, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik kalkınma açısından ciddi zorluklar doğurmaktadır. Bölgemizde içme ve kullanma suyu amacıyla geçmiş yıllarda açılmış birçok kuyunun kuraklık nedeniyle verimsiz hale geldiği ve yeni sondaj çalışmalarına ihtiyaç duyulduğu açıkça ortadadır. Bölgedeki tarımsal sulama yapan çiftçilerimiz ve kurumlarımız bu durumdan doğrudan etkilenmekte, ciddi mağduriyetler yaşamaktadır” diye konuştu.
“İki şehrimizin menfaati için su tahsisi yeniden değerlendirilmeli”
Talat Postacı, “Bugüne kadar farklı tarihlerde kurum ve kuruluşlar arasında çeşitli toplantılar yapılmış olsa da bu sorunun yerel yaklaşımlarla değil, yeraltı su kaynaklarının yönetiminden sorumlu olan Devlet Su İşleri tarafından ele alınması gerektiği açıktır. Manisa’nın tüm su ihtiyaçları dikkate alındığında, 1980 tarihli protokolün günümüz ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmesi artık zaruridir. Bugün Manisa olarak, artan su ihtiyacımız nedeniyle kendi kaynaklarımızın uzun vadeli kullanımı konusunda bazı zorluklarla karşı karşıyayız. Mevcut su tahsisinin günümüz koşullarına göre yeniden değerlendirilmesinin, her iki şehrimizin de menfaatine olacağına inanıyoruz. Bu doğrultuda, Manisa’nın içme ve kullanma suyu ihtiyacı ile tarımsal sulama hakkını gözeten, bilimsel temellere dayanan adil ve hakkaniyetli yeni bir Devlet Su İşleri protokol çalışmasının başlatılmasını talep ediyoruz. Tahsis edilen debi miktarlarının gözden geçirilerek Manisa’ya da pay ayrılması, hem adil hem de yaşamsal bir ihtiyaçtır” dedi.
Çözüm Odaklı Bir İş Birliği Vurgusu
Bu konuyu bir eleştiri veya ayrışma amacı gütmeden, tamamen çözüm odaklı bir iş birliği çağrısı olarak ilettiklerini vurgulayan Postacı “Manisa’nın tüm paydaşları; halkı, sanayicisi, çiftçisi ve dinamikleriyle birlikte, bu tahsis planlarının adil ve güncel bir yapıya kavuşturulmasını beklemektedir. Unutulmamaktadır ki tarımsal üretimin kalbi olan bu topraklarda su, sadece bir kaynak değil, yaşamın temelidir” şeklinde konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“DSİ su tahsisini adil ve bilimsel temelde yeniden düzenlemeli” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>| İKMİB Başkanı Adil Pelister: “Yeni küresel ticaret savaşları Türkiye için bir fırsat olabilir”
İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan yeni gümrük tarifeleriyle ilgili yazılı bir değerlendirme yaptı.
Pelister, değerlendirmesinde şunları söyledi:
“ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin diğer ülkelere karşılıklı tarifeler uygulayacağını, temel tarife oranının yüzde 10 olacağını açıkladı. Türkiye ABD’ye yaklaşık yüzde 10 vergi uyguluyordu, şimdi ABD karşılıklı olarak yüzde 10 vergi uygulayacak. Yeni vergi durumuna karşılık Çin ve AB başta olmak üzere ülkelerin karşılıklı gümrük tarife misillemesi yapması, ABD dahil küresel bir enflasyon atağına sebep olabilir. Küresel enflasyonist baskı Türkiye’de de ekonomi üzerinde olumsuz bir etki yapabilir. Türkiye için başta demir çelik olmak üzere, otomotiv, kimya ve tekstil sektörlerinde olumsuz etkileri olabilir. Zira dünyadan ithal ettiği otomobiller için ek yüzde 25 vergi alacağını duyurmuştu. Artan enflasyon sonucu küresel olarak faiz indirimlerine ara verilebilir, yüksek faiz küresel yatırımları, üretimi ve buna bağlı olarak küresel büyümeyi yavaşlatabilir.
2024 yılı kimya ihracatımızda ABD, yüzde 32,10 artış ve 1 milyar 524 milyon dolarlık ihracat ile sektörümüzün ülke ihracatında 3’üncü sırada yer aldı. Bu yıl Ocak-Şubat dönemi ihracatına baktığımızda ise ABD’ye yaptığımız kimya ihracatının yüzde 18,39 azalışla 196,2 milyon dolar olduğunu görüyoruz. Bu dönemde ABD en çok kimya ihracatı yaptığımız ülke sıralamasında 7’inci sırada yer alıyor.
Bu yıl iki aylık dönemde ABD’ye en çok ihracat yaptığımız ilk 5 ürün grubumuz plastikler ve mamulleri (82,1 milyon dolar ve % 11,08 artış), mineral yakıtlar, mineral yağlar ve ürünler (31,8 milyon dolar ve % 57,97 azalış), anorganik kimyasallar (22,6 milyon dolar ve % 2,50 azalış), uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun (19,6 milyon dolar ve % 5,16 artış) ve kauçuk, kauçuk eşya (17,5 milyon dolar ve % 35,78 azalış) oldu. Bu dönemde en çok ihracat artışı ise yüzde 86,41 artış ile boya, vernik, mürekkep ve müstahzarları sektörümüzde gerçekleşti.
ABD’nin yeni küresel ticaret savaşı atağı kaos gibi görünse de biz bu kaostan avantaj elde edebiliriz. Kısa ve orta vadede hammadde üretim maliyetlerimizin olumsuz etkileyebileceğini öngörmüyoruz. Aksine orta ve uzun vadede doların değerinin aşağıya düşmesi yanı sıra euronun yukarı çıkması muhtemel olabilir. Bu durum bizim en çok kimya ihracatı yaptığımız AB ile ticaretimizde parite farkından dolayı olumlu etki yaratabilir. Yine orta vadede altının fiyatı yükselebilir ve altın stoğu yüksek ülke olduğumuz için ekonomik anlamda olumlu etkisi olabilir.
Bununla birlikte yeni küresel ticaret savaşları Türkiye için bir fırsat olabilir. AB ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisinin sağlanması ayrıca yeni Serbest Ticaret Anlaşmaları yapılması mümkün olursa sektörümüz ve ülkemiz açısından olumlu yönde çok ciddi katkılara sebep olabilecektir” dedi.
|
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İKMİB Başkanı Adil Pelister: “Yeni küresel ticaret savaşları Türkiye için bir fırsat olabilir” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Tugay, “Kiraz ve Beydağ çevresi, hizmet açısından bu dönem daha fazla önem verdiğimiz yerler olacak. 2025’te bunu bariz olarak göreceksiniz, hissedeceksiniz. İzmir’in tüm ilçelerini dengeli ve adil şekilde hizmetle buluşturacağız” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yeni yılın ilk ziyaretini Beydağ’a yaptı. Beydağ Belediye Başkanı Şakir Başaran ile eşi Demet Başaran, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile eşi Öznur Tugay’ı karşıladı. Başkan Dr. Cemil Tugay, belediye binası girişinde meclis üyeleri ve personelin yeni yılını kutladı. “Haritada Küçük Menderes’in doğduğu noktadayız” diyen Şakir Başaran, ilçe hakkında bilgiler verdi. Başaran, ilçede yapılan çalışmalar ve projeler için de Başkan Tugay’a teşekkür etti. Baştan sona yenilenen, içinde bir mini futbol sahasının da bulunduğu 2 Eylül Kurtuluş Parkı’nda çocukların oynamaya başladığını belirten Başaran, “En son 1992 yılında yenileme yapılmıştı. Gözümden yaşlar geldi, çocukluğumuz aklıma geldi. Teşekkür ederiz başkanım” diye konuştu. Başaran, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hizmete alınan, bireysel toplu taşımacıları kentin toplu ulaşım sistemine entegre eden İZTAŞIT projesinin Beydağ’a taşınmasının da ilçede büyük memnuniyet yarattığını kaydetti. Başkan Dr. Cemil Tugay, Beydağ için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
Tugay: Tek tek ilgileneceğiz
Başkan Dr. Cemil Tugay, makam ziyaretinin ardından Beydağ muhtarlarıyla bir araya geldi. Beydağ Belediye Başkanı Şakir Başaran ev sahipliğindeki toplantıya Kiraz Belediye Başkanı Nasuh Coşkun, İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları ve Beydağ Belediyesi bürokratları katıldı. Toplantıda ihtiyaç ve sorunları dinleyen Tugay, “Göreve başladığımızdan beri şehrimizin tüm ilçe ve mahallelerinin sorunlarına hakim olup sıraya koymayı ve tek tek ilgilenmeyi planladık. Bu çerçevede çalışıyoruz” dedi.
“Beydağ’ı seviyoruz”
Muhtarların acil ve önemli gördükleri konuları ısrarla hatırlatmalarını isteyen Başkan Tugay, “Herhangi bir soruna karşı duyarsız kalmayacağız. Kiraz ve Beydağ çevresi, hizmet açısından bu dönem daha fazla önem verdiğimiz, daha fazla çaba göstereceğimiz yerler olacak. 2025 yılında bunu bariz olarak göreceksiniz, hissedeceksiniz. İzmir’in her ilçesini dengeli ve adil şekilde hizmetle buluşturmayı düşünüyoruz. Hiçbir yerin ihmal edilmemesi bizim için önemli. Süs, göstermelik işler değil, gerçekten şehrimizin öncelikli sorunlarını ele alıyoruz. Hayallerimiz, fantezilerimiz değil, halkımızın ihtiyaçları, şehrimizin ihtiyaçları bizim için önemli. Gösteriş peşinde de değiliz. İzmir’in gördüğü en mütevazı belediye yönetimi bu dönemde olabilir” diye konuştu.
Beydağ Muhtarlar Derneği Başkanı ve Atatürk Mahallesi Muhtarı Erkan Yağcı toplantı sonrasında ilçenin önemli bölgelerinden olan Beyköy Meydanı’nın tablosunu Başkan Tugay’a hediye etti.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, toplantı sonrası ilçedeki kahvehanede vatandaşlarla buluştu ve ardından esnafı ziyaret etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tugay: İzmir’in tüm ilçelerini dengeli ve adil şekilde hizmetle buluşturacağız yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>UZMANLAR, DİJİTAL DÜNYADAKİ HAK İHLALLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Bayraklı Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından organize edilen etkinlikte konuşmacılar, dijital dünyada insan hakları ile ilgili görüş ve önerilerini paylaştı. Panele, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal ve eşi Gökçe Pişkin Önal’ın yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Baro Başkanı Av. Sefa Yılmaz, CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun, meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Osmangazi Hizmet Binası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Dr. Derya Başlamışlı Güvenir üstlendi. İzmir Demokrasi Üniversitesi’nden Dr. Ezgi Çırak Karalı, ceza hukuku perspektifinden siber zorbalık ve etkilerini değerlendirdi. İzmir Barosu’ndan Avukat Zöhre Dalkıran, dijital şiddetin cinsiyetli faili ve kadın-çocuk hakları ihlalleri hakkında konuştu. Sosyal Psikolog Prof. Dr. Melek Göregenli, dijital ortamda nefret söylemi ve nefret suçları arasındaki ilişkiyi ele aldı. Ayrıca UCİM Temsilcisi Avukat Candan Tekin, dijital ortamda kadın ve çocuk hakları ihlalleri üzerine saha deneyimlerini paylaştı. Etkinliğe katılan vatandaşlar, dijital dünyada insan haklarının korunmasına dair önemli bilgiler edinirken, panelin sonunda katılım sertifikası verildi.
HER ALANDA HAK İHLALİ OLUYOR
İzmir Baro Başkanı Av. Sefa Yılmaz, “İnsan hakları ihlallerini genellikle çatışmalar üzerinden değerlendiriyoruz. Ancak ülkemizde hukuk, sağlık, eğitim ve adalete erişim gibi alanlarda tüm yurttaşların yaşadığı hak ihlallerinin varlığını biliyoruz. Bu alanlarda farkındalığın sağlanması ve hak ihlallerinin önlenmesine yönelik çalışmalar yapılması önemli” dedi.
DEĞERLERİMİZDEN TAVİZ VERMEYELİM
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır ise, “Geleceğin öngörülemez ve belirsiz olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle ilkeler ve değerleri sahiplenerek hareket etmeli ve onlardan taviz vermemeliyiz” dedi.
ÖZGÜR VE ADİL BİR DÜNYA İÇİN MÜCADELEMİZ SÜRECEK
Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, “Tüm insanlığın ortak paydası, farklılıklarımıza rağmen doğuştan sahip olduğumuz temel hak ve özgürlüklerdir. Dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez bu haklar, modern anayasaların özünü oluştururken; ırk, din, dil, yaş ve cinsiyet ayrımı gözetmeden güvence altına alınması, demokratik toplum yapısının temel taşlarını oluşturuyor. Bayraklı Belediyesi olarak, Demokrasi ve İnsan Hakları Haftası kapsamında düzenlediğimiz bu panelle, dijital dünyada insan haklarının korunmasına dair farkındalık oluşturduk. Her bireyin temel haklara erişebildiği, eşit, adil, özgür ve insan onuruna yakışır bir dünya diliyorum ve bu hedef doğrultusunda mücadeleye devam ediyoruz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bayraklı Belediyesinden ‘Dijital Dünyada İnsan Hakları Paneli’ Başkan Önal, “Eşit, adil ve özgür bir dünya diliyorum” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi, engellilere bağımsız bir yaşam alanı sunmak amacıyla kentin dört bir yanında çalışma yürütüyor. Engelli hizmet ve farkındalık merkezleri ile engelli bireyleri toplumun daha aktif bir parçası haline getiren Büyükşehir, Destekli İstihdam Ofisi ile iş hayatına adım atmalarını sağlıyor. Engellilere yönelik ulaşım hizmetlerinin yanı sıra onların sosyal hayatta eşit bir şekilde var olması için Kırmızı Bayrak uygulamasını sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, sosyal yardımlar ile de engellilerin yanında oluyor.
Engelli hizmet merkezleri
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Konak, Örnekköy ve İnciraltı’nda olmak üzere üç Engelli Hizmet Merkezi bulunuyor. Bu merkezlerde engellilere yönelik özel eğitim, el sanatları, seramik, masa tenisi, boccia, resim, hareket ve spor, izcilik, müzik, dans, fotoğraf, doğa temelli müdahale programı gibi destekleyici eğitimler ile psiko-sosyal danışmanlık hizmeti veriliyor.
Ebeveyn Bilgi ve Eğitim Merkezi
Olimpiyat Köyü içinde bulunan Ebeveyn Bilgi ve Eğitim Merkezi’nde otizm tanı sürecinde olan ve tanı almış kişiler başta olmak üzere otizm, zihinsel engel, down sendromu gibi nöroçeşitlilere ve ailelerine yönelik programlar uygulanıyor. Merkezde ayrıca psiko-sosyal destek çalışmaları yürütülüyor.
Farkındalık merkezleri
Büyükşehir, Limontepe Farkındalık Merkezi ve Örnekköy Farkındalık Merkezi’nde tekerlekli sandalye, otizm duyu labirenti, özel öğrenme güçlüğü, ruh sağlığı, işaret dili ve karanlık oda parkurlarıyla engellilerin günlük yaşam pratiklerine dair deneyimler sunuyor. Öğrenciler, farklı meslek gruplarından yetişkinler, belediye personeli, karar vericiler başta olmak üzere toplumun tüm kesimleri bu eğitimlerden yararlanarak farkındalığa erişiyor.
Tekerlekli Sandalye Bakım Onarım İstasyonu
Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nün Konak’ta bulunan Engelli Hizmet Merkezi’nde yer alan Tekerlekli Sandalye Bakım Onarım İstasyonu ise engelli bireylerin arızalanan tekerlekli sandalyelerine tıpkı bir hastane gibi tamir ve bakım hizmeti veriyor. Engelli yurttaşların hayatla en önemli bağlantısı olan tekerlekli sandalyeleri kısa süre içinde tamir edip sahibine teslim eden istasyon, bu hizmetten hiçbir ücret talep etmiyor. Merkezde ayrıca akülü tekerlekli sandalye kullanıcıları için şarj istasyonu hizmeti de sağlanıyor.
Engelsiz ulaşım hizmeti
Engelli çalışmaları kapsamında farklı engelli grupların sağlık kuruluşlarına, sınavlara ve deniz, toplantı, piknik gibi mekanlara ulaşım taleplerine istinaden engelsiz ulaşım hizmeti de veriliyor. Ayrıca ulaşımda zorluk yaşayan engelliler için de bu araçlar kullanılıyor.
Engelli İzmirim Kart ve refakatçi kartı
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından engellilere ve kendileriyle seyahat eden bir refakatçiye ücretsiz şehir içi ulaşım kartı sağlanıyor. Bu sayede engelliler ve ailelerin hem kent yaşamında hem de sosyal hayatta daha aktif olmaları destekleniyor.
Destekli İstihdam Ofisi
Destekli İstihdam Ofisi, engellilerin niteliğine uygun işlerle eşleşmeleri için danışmanlık ve iş koçluğu yapıyor. Destekli İstihdam Ofisi aracılığıyla çok sayıda engelli birey iş hayatına atılırken, alanda çalışanlara süpervizyon destekli iş koçluğu eğitimleri de veriliyor.
Kırmızı Bayrak uygulaması
Erişilebilirlik çalışmaları kapsamında yürütülen Kırmızı Bayrak uygulaması, engellilerin erişimine uygun hale getirilen kamuya açık faaliyet gösteren özel veya kamu kurumlarına ait açık ve kapalı mekânlar ile ulaşım araçlarına Kırmızı Bayrak verilmesi çalışmasını kapsıyor. Böylelikle Kırmızı Bayrak sahibi mekânlara rahatlıkla erişim sağlayan engelli bireylerin sosyalleşmesi sağlanıyor.
Sosyal yardımlar
Büyükşehir, sosyal yardımlar kapsamında engelli vatandaşlara yönelik akülü tekerlekli sandalye, manuel tekerlekli sandalye, pediatrik tekerlekli sandalye, jel akü, hasta yatağı, havalı yatak, hasta bezi, görme engelli bastonu yardımlarında bulunuyor.
İzmir Dokunulabilir Engelsiz Modern Sanatlar Müzesi
İzmir Dokunulabilir Engelsiz Sanatlar Müzesi, görme engelli bireylerin sanatı dokunarak hissetmesi amacıyla dünyaca ünlü tabloları kabartma tekniği ile sergiliyor. Engelli bireylerin sanata erişimde çeşitli zorluklar yaşamaması için çalışma yürüten İzmir Büyükşehir Belediyesi, ayrıca karekod uygulaması ile görme engelliler için sesli betimleme, işitme engelliler için de işaret dili ile anlatımlarını sağlıyor.
Bağımsız Hareket Eğitimi
İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Erişilebilir Engelliler Derneği iş birliği ile görme engelli ve kör yurttaşlara yönelik uygulanan Bağımsız Hareket Eğitimi programına da başladı. Bugüne dek sadece bir özel rehabilitasyon merkezi tarafından verilen eğitimler, iş birliği sayesinde ücretsiz olarak yurttaşlara sağlanıyor. Bağımsız Hareket Eğitimi, ülkenin sayılı öğreticilerden biri olan Nadir Gültekin yönetiminde 15 Haziran 2025 tarihine kadar cumartesi günleri saat 10.00-15.00 arasında verilecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir’den erişilebilir, eşit ve adil bir İzmir hedefi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>