?>
?>
Octet Türkiye, ödeme altyapısındaki yenilikçi yaklaşımını bir adım ileriye taşıyor. Uzun süredir kullandığı Payment Orchestration sistemini geliştiren şirket, tüm POS müşterilerine sunduğu ödeme hizmetini, kendi geliştirdiği Octet Payment Orchestration platformuna entegre etti. Bu hamleyle Octet Türkiye, daha güçlü ve esnek bir ödeme sistemine geçiş yaptı.
Octet Payment Orchestration, şirketin mevcut POS ödeme geçidi altyapısının optimize edilmiş bir versiyonu olarak öne çıkıyor. Çoklu ödeme sağlayıcılarını tek bir platformda birleştiren sistem, akıllı yönlendirme (smart routing) teknolojisiyle işlemleri en verimli şekilde yönlendirerek başarı oranlarını artırıyor. Yerel ödeme yöntemlerini destekleyen sistem, hız, güvenlik ve maliyet avantajlarıyla fark yaratıyor.
Octet Türkiye CPO’su Zeynep Bulut, bu yeniliği şu sözlerle değerlendirdi: Octet Payment Orchestration, yıllardır titizlikle geliştirdiğimiz POS ödeme geçidi altyapısının en ileri noktası. Bu platformu daha hızlı, esnek ve güvenli hale getirerek ödeme süreçlerini yeniden tanımladık. Bu sayede müşterilerimize ve iş ortaklarımıza sunduğumuz değeri artırmakla kalmıyor, aynı zamanda sektöre yön verecek bir standart oluşturuyoruz. Bu başarı, ekiplerimizin vizyoner yaklaşımı ve özverili çalışmalarıyla mümkün oldu.”
Octet Türkiye, yenilenen Octet Payment Orchestration ile operasyonel süreçlerini güçlendirirken, müşterilerine ve iş ortaklarına üstün bir deneyim sunmayı hedefliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Octet Türkiye Operasyonel Gücünü Artırıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türkiye’nin en köklü süt ve süt ürünleri kuruluşu Teksüt, İstanbul Avrupa, İstanbul Anadolu, Bursa, İzmir, Ankara Bölge müdürlükleri ve dağıtım merkezlerine bir yenisini daha ekledi. İstanbul’un kuzey hattı başta olmak üzere Trakya Bölgesi’ne daha iyi ve hızlı hizmet sunmaya katkı sağlayacak olan bölge müdürlüğü İstanbul merkezli lojistik operasyonların da verimliliğine katkı sağlayacak.
Teksüt genişleyen ürün yelpazesini Türkiye’nin büyük bir kısmına ulaştırıyor. Ulusal, yerel zincirlerin ve marketlerin yanı sıra Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarında ürünlerini müşterileri ile buluşturuyor. Türkiye’nin süt ve süt ürünlerini 4 kıtada 43 ülkeye ihraç ediyor. Üretim hattını ve ürün yelpazesini de geliştiren Teksüt uluslararası kalite standartlarını koruyarak üretim, satış, pazarlama ve ihracat başta olmak üzere her alanda en iyiyi hedefliyor.
Teksüt Direktörü Murat Keleş hedefli ve planlı çalışmanın başarıyı getirdiğinin altını çizerek şunları söyledi: “Teksüt ürünlerinin pazar payını daha da artırabilmek, hedeflerimize ulaşabilmek için tüm gelişmeleri değerlendiriyoruz. Üretim tesisimiz sütün en kaliteli olduğu bölge olan Gönen’de. Dünya standartlarında üretim teknolojilerini kullanarak yerel ve evrensel lezzetleri hem Türkiye hem de dünya pazarına sunmak için çalışıyoruz. Teksüt kalitesini en hızlı şekilde müşterilerimize ulaştırmak için lojistik altyapımızı yeniledik. Rekabetin yoğun olduğu süt ve süt ürünleri sektöründe dinamikleri, trendleri yakından takip ediyoruz. Müşterilerimizden aldığımız geri dönüşlerle ürün ve lezzet gamımızı genişletiyoruz. Ürün yelpazemize yeni ürünler ekledik. İstanbul Kayabaşı Bölge Müdürlüğü’müz sayesinde operasyonel gücümüzü artıracağız, lojistik avantaj elde ederek müşterilerimize daha hızlı ve verimli bir hizmet sunacağız.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Teksüt lojistik gücünü artırıyor, hizmet ağını genişletiyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Dünyada üretilen gıdanın üçte biri israf olurken, gıda talebi hızla artıyor. Tarım uygulamalarındaki eksiklikler, iklim değişikliği, tahıl üretiminin sürdürülebilirliğini tehdit etmeye devam ediyor. Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) tarafından “İsraf ile Mücadelenin Parçası Ol” temasıyla 5’inci kez düzenlenen Gıda Bankacılığı Zirvesi’nde gıda israfı ve gıdaya adil erişimdeki sorunlar ile çözüm önerileri ele alındı.
Barilla Türkiye’nin de destek verdiği etkinlikte, israf ile mücadelenin önemine dikkat çekildi. Moderatörlüğünü tarım yazarı Mine Ataman’ın üstlendiği “Gıda ve Tarım Değer Zincirinde Kayıplar ve İsrafın Önlenmesi” oturumunda konuşan Barilla Gıda Satınalma ve Lojistik Kıdemli Müdürü Aytaç Köksal, buğday özelinde sürdürülebilir tarım uygulamalarını katılımcılarla paylaştı.
Konuşmasında Türkiye’de Barilla’nın 30 yılı aşkın süredir sözleşmeli tarım yaptığını belirten Aytaç Köksal, israfın tohumun tarlaya atılmasından önce başladığına dikkat çekerek, doğru tarım uygulamalarının her aşamasının planlanmasını ve tüm sürecin bilimsel yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Barilla’nın Türkiye’de son 10 yıldır sözleşmeli tarım uygulamasını sürdürülebilir tarımla birleştirdiğini belirten Köksal; “Hem Trakya’da hem Güneydoğu Anadolu’da bölgedeki üniversiteler, enstitüler, akademisyenler ve ziraat mühendisleriyle iş birliği içindeyiz. Hayata geçirdiğimiz sistem, tarımsal verimliliği artırırken kaynak kullanımını da optimize ediyor” dedi.
Bilimsel tarım yöntemlerinin sağladığı tasarrufa dikkat çeken Aytaç Köksal, “Türkiye’de yıllık 7 milyon hektar buğday ekiliyor ve ortalamada hektara 300 kilo buğday tohumu atılıyor. Bilimsel yöntemlerle bu oranlarda yüzde 15-20 arasında iyileşme sağlanabilir. Bu da 300-400 bin ton buğdaya tekabül ediyor. Bir insanın yıllık 150-160 kilo buğday tükettiğini düşünürsek, 2,5 milyon insanın yıllık buğday ihtiyacını daha tohum aşamasında kaybediyoruz. Bunu tersine çevirebiliriz” açıklamasını yaptı.
Barilla’nın tarımsal üretim politikalarında bölgesel planlamaya önem verdiğini vurgulayan Köksal, sürdürülebilir bir tarım ekosistemi için kamunun, özel sektörün ve çiftçi örgütlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Su kaynaklarımız azalıyor, toprak verimliliği tehdit altında. Çiftçilerimizin yıllık planlamaya ihtiyacı var. Bu planlamada toprağı ne zaman dinlendireceğinden ne zaman hangi yöntemlerle hangi mahsulü ekeceğine kadar detaylıca çalışılmalı. Bilimi sahaya taşımalıyız. Barilla olarak aynı tarlada geleneksel ve bilimsel yöntemlerle ekim yaptırıyoruz. Geleneksel yöntem daha verimli sonuç verirse ekonomik kaybı bizim karşılayacağımızı taahhüt ediyoruz. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Şanlıurfa ve Mardin, İç Anadolu Bölgesi’nde Konya, Trakya’da Tekirdağ ve Kırklareli merkezli olarak, ilgili bölgelerin akademik kuruluşlarının iş birliği ve danışmanlığında, küçük çiftçilere yönelik eğitimden maddi desteğe kadar geniş kapsamlı bir programla makarnalık durum buğdayı üretimi gerçekleştirdik. Oluşturduğumuz bu entegre model sayesinde tarımsal verimliliği yüzde 13 oranında artırırken, karbon emisyonunu yüzde 30’a yaklaşan oranlarda azalttık.”
TİDER’in 15. kuruluş yıldönümünün de kutlandığı zirvede, Küresel Gıda Bankacılığı ağının başlattığı “Gıdadan Fazlası” kampanyasının detayları da paylaşıldı. Zirvede, “Gıdanın Sürdürülebilirliği ve Tüketici Alışkanlıkları”, “Dönüşüm Yıldızları”, “Sokak Hayvanları için Projeler” ve “İnsana Yakışır Ekonomik Büyüme ve Yoksulluğa Karşı Önlemler” görüşüldü.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Gıda İsrafıyla Mücadelede Bilimsel Tarımın Gücünü Vurguladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Almark Logistics, Avrasya’nın en önemli lojistik fuarları arasında gösterilen TransRussia 2025 Fuarı’nda güçlü bir katılımla yer aldı. Şirketin Genel Müdürü Onur Güvenler, “Fuarda Rusya, Türkiye, BDT ve Avrupa’dan dış ticaret ve lojistik sektörü temsilcileriyle önemli iş bağlantıları kurduk.” dedi.
Avrasya’daki güçlü lojistik altyapısıyla dikkati çeken Almark Logistics, bölgenin en büyük lojistik fuarları arasında gösterilen TransRussia 2025 Fuarı’nda Rusya, BDT, Avrupa ve Türkiye’den çok sayıda firmayla yeni iş bağlantıları kurdu.
Almark Logistics Genel Müdürü Onur Güvenler, 20’den fazla ülkeden lojistik şirketlerinin yoğun ilgi gösterdiği fuarda, Avrupa ve Asya ülkelerinden gelen çok sayıda ithalat-ihracat firması ve lojistik şirketi yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini anlattı.
“Avantajlı lojistik çözümlerimizi, dış ticaret ve uluslararası taşımacılık sektörü temsilcilerine tanıtma fırsatı bulduk.” diyen Güvenler, Türkiye çıkışlı ve varışlı hatlarının yanı sıra başta Rusya olmak üzere BDT ve AB ülkeleri arasındaki üçüncü ülke taşımaları hakkında da sektör profesyonellerine bilgi verdiklerini aktardı.
“BDT ile AB’nin ticaret hacmi 200 milyar avroyu aşabilir”
Güvenler, Rusya’nın, Ukrayna ile ateşkes ya da barış anlaşması imzalamasının gündemde olduğunu hatırlattı. Bu durumda Rusya’nın, AB başta olmak üzere dünyanın geri kalanıyla ticaret hacminin ciddi olarak artabileceğini belirten Güvenler, “BDT ülkelerinin ticaret hacminin, orta ve uzun vadede Türkiye ile 100 milyar doları, AB ile de 200 milyar avroyu aşabileceğini düşünüyoruz.” dedi.
Güvenler, artan ticaretin lojistik sektörüne de önemli fırsatlar sunacağını, Ukrayna’daki olası barışın ardından Odessa Limanı’nın faal hale gelebileceğini dile getirdi. Türkiye’nin yanı sıra Rusya ve Ukrayna’da şirketleri olduğuna dikkati çeken Güvenler, şunları da kaydetti:
“Karadeniz limanları ile BDT, Avrasya ve Avrupa ülkelerinde yaygın bir lojistik ağ kurduk. Rusya ve BDT ülkeleri başta olmak üzere faaliyet gösterdiğimiz ülkelerin dilini iyi konuşan ve yasal mevzuatına hakim tecrübeli bir ekiple hizmet veriyoruz. Multimodal, deniz yolu, demir yolu ve kara yolu ile hemen her sektöre hizmet veriyoruz. Araç-ekipman filomuz ve geniş tedarikçi ağımızla bölgeye en hakim lojistik şirketlerinden biriyiz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Almark logistics, TransRussia ile rusya’daki gücünü artırdı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
05.03.2025, İstanbul- Horoz Lojistik, uluslararası taşımacılık alanındaki liderliğini pekiştirmek için önemli bir adım attı. Şirket, Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) sertifikasını alarak, hava kargo hizmetlerinde global standartları karşılayan ve dünya çapında iş ortaklarıyla uyumlu operasyonlar yürütebilen bir yapıya kavuştu.
Bu prestijli sertifika, Horoz Lojistik’in hava taşımacılığında gösterdiği kaliteyi ve operasyonel mükemmeliyet anlayışını tescilliyor. IATA sertifikası ile birlikte şirketin uluslararası havayolu taşımacılığı alanındaki operasyon yönetim kapasitesi önemli ölçüde güçlendi. Bu gelişme, Horoz Lojistik’in sektördeki rekabet gücünü artırırken, müşterilerine daha hızlı, güvenli ve verimli taşıma çözümleri sunma kapasitesini de güçlendiriyor.
Global Hava Taşımacılığında Yeni Dönem
Horoz Lojistik Havayolu Taşımacılığı Grup Başkanı Banu Mankut, IATA sertifikasının alınmasıyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:
“IATA sertifikası, şirketimizin uluslararası taşımacılık alanındaki stratejik hedeflerine ulaşmasında kritik bir adım oldu. Bu prestijli sertifika, sadece operasyonel süreçlerimizdeki verimliliği artırmakla kalmıyor, aynı zamanda küresel pazarda iş birliklerimizi güçlendirme yolunda önemli bir fırsat sunuyor. Sertifikayı alarak, dünya çapındaki iş ortaklarımızla daha uyumlu ve güvenilir bir şekilde çalışabilecek duruma geldik. Artık hava taşımacılığı süreçlerimizde daha yüksek kalite standartları sunarak, sektördeki rekabet gücümüzü artırmayı hedefliyoruz.”
Banu Mankut, IATA sertifikasının aynı zamanda şirketin uluslararası taşımacılık alanındaki kapasitesini daha da geliştirerek, müşterilerine daha hızlı, güvenli ve verimli çözümler sunmasına olanak tanıyacağını vurguladı. Bu gelişmeyle Horoz Lojistik, küresel lojistik pazarında daha güçlü bir oyuncu olarak yerini sağlamlaştırmayı planlıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Horoz Lojistik, IATA Sertifikası ile Uluslararası Hava Taşımacılığında Gücünü Artırıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Enerjisa Enerji, 2018 yılından bu yana yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği uygulamalarını bir çatı altında birleştirdiği ‘İşimin Enerjisi’ projeleri ile güneş enerjisinden enerji verimliliği uygulamalarına, rüzgâr enerjisinden kojenerasyona geniş bir yelpazedeki uçtan uca çözümlerini, kamu kurumları ve özel sektör işletmelerinin hizmetine sunuyor.
Enerjisa Enerji’nin Enerji Performans Sözleşmesi (EPS) modeli sayesinde işletmeler yeşil dönüşümleri için finansman bulmak zorunda kalmıyor, insan kaynağı ayırmıyor ve performans takibi yapmıyor. Profesyonel ekiplerinin fizibilite çalışmalarını gerçekleştirmesinden sonra tüm izin ve kurulum süreçlerini üstlendiği, sözleşme süresi boyunca performans takibi ile bakım ve onarım hizmeti vermeyi de sürdürdüğü bu projelerin verimli bir şekilde çalışmasını taahhüt ediyor.
Gücünü güneşten alan 86 bin hane
Enerjisa Enerji, tecrübesi ve finansman gücünün de katkısıyla Müşteri Çözümleri alanında Türkiye’de lider enerji şirketi olmayı sürdürüyor. Sözleşmesi imzalanan ve 2024 yılında tamamlanarak devreye alınan GES projeleriyle birlikte, İşimin Enerjisi ilk gününden bu yana toplamda 102,4 MWp kurulu güce ulaşmış olacak. Yıllık yaklaşık 152 bin MWh elektrik üretimine denk gelen bu kurulu güç, 86 bin hanenin yıllık enerji tüketimine eşdeğer durumda. Fosil yakıtlardan temiz enerjiye geçişin insan sağlığı ve gezegen üzerindeki olumlu etkilerinin altını çizen Enerjisa Enerji, yılda 95 bin ton karbon salımının havayı kirletmesine de engel oluyor.
Türkiye’nin geleceği yenilenebilir enerjide
Türkiye’nin ve Birleşmiş Milletler’in karbon sıfır yolculuğunda en büyük katkıyı yenilenebilir enerji yatırımları sunacak. G20 ülkeleri arasında yenilenebilir enerjide 7. sırayı alan Türkiye, potansiyelini daha verimli kullanabilmek için 2030’a kadar yatırımlarını hızlandırıyor.
Enerjisa Enerji gibi Türkiye’nin hedeflerine katkı sunmaya çalışan özel sektör oyuncularının yatırımları sayesinde 2000 yılında toplam elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payı yüzde 25 iken şimdi yüzde 50 seviyesine yaklaşmış durumda.
“Türkiye’nin enerji dönüşümünde itici güç olmaya devam edeceğiz”
Türkiye’nin cari açık problemine çözüm olacak pozitif ayrışmanın ilk şartının yenilenebilir enerjide rekabet gücünü artırması gerekliliği olduğunun altını çizen Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, “Türkiye, toplam enerji üretiminde yenilenebilir enerjinin payını, sadece iklim krizine çare olmak motivasyonu ile büyütmüyor. Son 23 yılda 950 milyar doları enerji ithalatına harcayan Türkiye’nin, dış ticaret açığına çözüm üretmesi, toplam cari açığın 1,5 katına ulaşmış bu problemin çözülmesi gerekiyor. Ne kıymetli ki çeşitli uluslararası zirvelerde de teyit edildiği üzere Türkiye’nin yenilenebilir enerji tarafında net taahhütleri ve hedefleri var. Yenilenebilir enerji 2035 Yol Haritası’nın bakanlığımız tarafından ilanından sonra, yatırımları daha net bir şekilde konuşur olduk. Bugünü dörde katlamak ve 120 bin megavatlık bir toplam kurulu güce sahip olabilmek için Türkiye’nin her yıl en az 7 bin 500- 8 bin megavat kurulu gücü devreye alması gerekiyor. Rekabet gücümüzü en çok etkileyen negatif faktörü, içinde bulunduğumuz coğrafyanın güneş ve rüzgâr enerjisinden yararlanma konusundaki avantajıyla tersine çevirebilirsek, Türkiye net pozitif ayrışan bir ülke olabilecek. Nitelikli istihdam ve yeşil büyüme üzerinden kaliteli ve sürdürülebilir bir büyüme fırsatını da yakalamış olacağız. Biz Enerjisa Enerji olarak sorumluluğumuzun farkındayız ve Türkiye’nin enerji dönüşümünde itici güç olmayı sürdüreceğiz. 2025 yılında da İşimin Enerjisi yatırımlarına hız kazandırarak şebeke altyapı yatırımlarında olduğu gibi yenilenebilir enerji yatırımlarında da ayrışacak, ‘herkes için daha iyi bir gelecek’ adına sürdürülebilir çevresel, ekonomik ve sosyal bir fayda yaratacağız. Bizlerle iş ortağı olan ve bu dönüşüme destek veren tüm kamu ve özel sektör müşterilerimize teşekkür ederim” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Enerjisa Enerji, Türkiye’nin gücünü güneşten sağlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Sanayi ve enerji sektörünün öncü şirketlerinden ŞA-RA Enerji, 40 yıllık başarı hikayesini daha ileri taşımak ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) halka arz için resmi başvurusunu yaptı. Bugüne kadar enerji nakil hatlarından trafo ve şalt merkezlerine, telekomünikasyon projelerinden oto korkuluk sistemlerine kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren ŞA-RA Enerji, halka arz ile ulusal ve uluslararası büyüme hedeflerine ivme kazandırmayı amaçlıyor.
Şirketin halka arzla birlikte enerji nakil hatlarının modernizasyonu, kapasite artışı ve yenilikçi teknolojilere yatırım yapma planı bulunuyor. Ayrıca, yenilenebilir enerji projeleri ve karbon ayak izi azaltma hedeflerine yönelik projelerin de bu sürecin odak noktalarından biri olacağı belirtiliyor.
ŞA-RA Enerji Yönetim Kurulu Başkanı R. Mertay Türk, halka arz süreciyle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Şirket olarak, 40 yılı aşkın tecrübemizle enerji sektöründe önemli başarılara imza attık. Enerji nakil hatlarının tüm bileşenlerini üreten ve anahtar teslim projelerini gerçekleştiren Türkiye’de öncü ve dünyada sayılı firmalardan biriyiz. Bu alanda Türkiye’deki ilk halka arzı gerçekleştirecek firma olmanın gururunu yaşıyoruz.
Halka arz kararımız, büyüme hedeflerimiz doğrultusunda attığımız stratejik bir adımdır. Hem Türkiye’de hem de uluslararası arenada büyüme hedeflerimizi gerçekleştirebilmek adına önemli bir dönüm noktası olarak görüyoruz. Bu süreç, sadece finansal gücümüzü artırmakla kalmayacak, aynı zamanda sürdürülebilir ve yenilikçi projelerimizle daha geniş bir yatırımcı kitlesine ulaşmamızı sağlayacaktır.”
Global Başarılarla Desteklenen 40 Yıllık Köklü Geçmiş
1985 yılında temelleri atılan ŞA-RA Enerji, enerji nakil hatları, trafo ve şalt merkezleri, telekomünikasyon projeleri ile oto korkuluk sistemleri gibi ürünlerini kendi üreten ve geniş bir yelpazede faaliyet gösteren bir şirkettir. Bugüne kadar Türkiye’de toplamda 6.881 kilometrelik enerji nakil hattı ile çok sayıda iletim hattı projesini tamamlayan ŞA-RA Enerji, 120 ülkeye yayılan ihracat ağıyla yalnızca Türkiye’de değil, global ölçekte de kendini kanıtlamış bir marka olarak, Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşundan biridir.
ŞA-RA Enerji, 1.500’e yakın çalışanı ve toplam 9 ana fabrikasıyla, yıllık 592.000 ton üretim kapasitesine sahiptir. Kendi ürettiği ürünlerde yurt içinde yaklaşık %50 pazar payına sahip olan şirket, sürdürülebilirlik, mühendislik ve yenilikçi çözümleriyle enerji sektöründe fark yaratmaya devam ediyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
ŞA-RA Enerji, 40 Yıllık Gücünü Halka Arzla Geleceğe Taşımaya Hazırlanıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Osmangazi Belediyesi tarafından Demirtaş Kültür Merkezi’nde kendin olmanın, iletişimin, dinlemenin ve anne olmanın gücü, başlıklarıyla Aralık ayı boyunca düzenlenen ve düzenlenecek olan 4 ayrı söyleşide kadınlara annelik ve kadınlık deneyimlerini güce çevirebilmeleri yolunda rehberlik edebilecek bazı motivasyon programları sunuluyor. Aralık ayında ikincisi düzenlenen söyleşide kadınlara iletişimin gücü, söyleşi ve çeşitli oyunlarla uygulamalı olarak anlatıldı. Aynı zamanda Demirtaş Kültür Merkezi’nde 8-12 yaş arası çocuklara etkili iletişimin formülünü öğrenebilecekleri eğitimler verildi. Alanında uzman eğitmenler tarafından verilen eğitimlerde kadınlara hem annelik hem de kadınlık deneyimlerini güce çevirebilmeleri yolunda rehberlik edebilecek bazı motivasyon programları düzenlenirken çocuklara özel düzenlenen başka bir eğitim programında ise çocuklara duygularıyla iletişimi nasıl kullanabilecekleri, iletişim yöntemleri, doğru iletişim, doğru telaffuz, kızgınlık duygusunu ifade ederken nasıl davranması gerektiğine dair konularda eğitimler verildi.
“Annenin edindiği her fayda etrafına ışık saçıyor”
Kadın olmak başlığında 4 program düzenlediklerini ifade eden Sosyolog Mürüvvet Özçelik Doğan, “Bu programda kadınların hem annelik deneyimleri hem de kadınlık deneyimlerini güce çevirebilmeleri yolunda rehberlik edebilecek bazı motivasyon programlarını onlara sunmak istedik. Bunların içinde kendini keşfetme yolculuğu var, kendini keşfederken bazı enstrümanlar var bunlardan en başta iletişim geliyor. Tüm dünyayla sağlıklı iletişim kursak da ilk iletişim aslında kendimizle, kendimizle olan iletişimin nasıl gerçekleştiğinden ve ya nasıl gerçekleşemediğindenyola çıktık. Bunu dinlemek, anne ve eş olmak, aile, toplum ve iş hayatında var olmak gibi pek çok başlığı 4 programın içine dağıtarak bir program hazırladık. Bir kadın kendini keşfetme yolculuğuna başlarsa, kadınlık deneyimiyle beraber annelik ve eş deneyimini toplum içindeki herhangi bir rolünü kadınlık gücüyle daha da arttırabileceğini düşündük. Kendimizi keşfeder, kendi yolculuğumuzu tayin etme gücüne sahip olursak bizim için daha güzel olacak. Bizim için anne güzel olunca, bu eş, çocuk ve aile içinde güzel olacak. Annenin edindiği her fayda etrafına ışık saçıyor” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Osmangazi’de kadınlar iletişimin gücünü öğrendi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
OPPO Reno11 FS ile kendinizi venomlaştırın
OPPO’nun yeni Reno11 FS modeli, kullanıcılarına farklı bir deneyim sunan AI Stüdyo özelliğiyle dikkat çekiyor. Bu yenilikçi uygulama, sıradan fotoğraflarınızı eğlenceli dijital avatarlara veya yaratıcı profil resimlerine dönüştürmenizi sağlıyor. En son GenAI teknolojisiyle güçlendirilmiş AI Stüdyo, sadece size özel benzersiz avatarlar oluşturmak için çeşitli stillerde yeni görüntüler sunuyor. “Venom: Son Dans” filmine özel olarak yüklenen avatar seçenekleri, kullanıcıların kendilerini “venomlaştırmalarına” olanak tanıyarak, eğlenceli ve özgün bir deneyim sunuyor. Bu özellik sayesinde, hayranlar ikonik karakterle buluşarak dijital dünyada kendilerini yeniden yaratma fırsatı yakalıyor.
Venom gibi gücü ortaya çıkarmak için OPPO Reno11 FS
AI Silgi OPPO’nun geliştirilmiş yapay zeka aracı, fotoğraflardan istenmeyen nesneleri zahmetsizce çıkarıyor ve Venom’un şekil değiştirme yeteneklerini taklit ederek mükemmel sonuçlar sunuyor.
Her yönlü zırh, yüksek dayanıklılığa sahip alaşım çerçevesi ve sertleştirilmiş cam ile donatılan Reno11 FS, Venom’un koruyucu zırhı gibi dayanıklılık sunuyor. Telefonun IP64 derecesi, sıçramalara ve toza karşı direnç sağlarken, Islak Dokunma özelliği, kullanıcıların elleri ıslakken bile ekranın duyarlılığını korumasını sağlıyor.
OPPO’nun SUPERVOOCTM teknolojisi ile kullanıcılar, Venom’un hızlı iyileşme güçlerine benzer bir hızda, yolda hızlı şarj deneyimi yaşayabiliyor. Telefon, yüzde 1’den yüzde 100’e kadar 71 dakikada tamamen şarj edilebiliyor.
OPPO’nun AI LinkBoost özelliği Venom’un geliştirilmiş duyularını göz önünde bulundurarak, kalabalık veya otopark gibi zayıf ağ ortamlarında bağlantıyı artırmaya yardımcı oluyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
OPPO x Venom, “Son Dans” filminde Reno11 FS’in gücünü ortaya koyuyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İSTANBUL- Türkiye’nin ilk dijital bankası olarak geçen yıl eylül ayında faaliyetlerine başlayan Hayat Finans, Türkiye İnovasyon Haftası’nın konuğu oldu. T.C. Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle Türkiye İhracatçılar Meclisi ev sahipliğinde 10-12 Ekim tarihleri arasında bu yıl 11’inci kez gerçekleştirilen Türkiye İnovasyon Haftası’nın (TIW24) stratejik partnerlerinden biri olan Hayat Holding’in yer aldığı etkinlikte, dijital bankacılık ve inovasyon konuları ele alındı.
“Out of the Box: Human, Culture, Model” teması ile Haliç Kongre Merkezi’nde organize edilen etkinliğin ilk günü “İnovasyonu Markalaştırmak” konulu panelde konuşma yapan Hayat Finans Kurumsal İletişim Direktörü Gülhan Cantürk, “Hayat Finans, Türkiye’nin ilk dijital bankasını kurma cesaretini gösteren Hayat Holding’in inovasyon vizyonunun en somut ve en güncel örneğidir. Global bir yapının, dünyada dijital bankaların geldiği noktayı görerek Türkiye’de gerçekleştirme cesareti göstermesi bugün birinci yılımızı geride bırakan bir banka olarak başka olma iddiamız doğrultusunda bize güç veriyor. Henüz 1 yaşında çok genç bir banka olarak, Türkiye’de şubesiz bankacılık döneminin yani bankacılıkta yeni bir kulvar olan dijital bankalar döneminin başlamasına vesile olduk. Bireylerden ve şirketlerden çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. Dijital bankaların, Türkiye’nin inovasyon rasyosunu zirveye taşıma potansiyeline sahip olduklarını görüyoruz. Ülkemizde dijitale karşı inanılmaz bir ilgi var ancak tabii önemli olan müşteri deneyimini en üst seviyede tutarak bu ilgiyi sürdürülebilir kılmak. Bunun için teknolojik alt yapımızı zenginleştirmeyi sürdürüyor, uzman ekiplerimizle ihtiyacın doğduğu her an ve her yerde müşterilerimize çok çeşitli çözümler sunuyoruz. Şimdiden 200 bin müşteriye ulaşmış durumdayız. Son olarak bankamız bünyesinde Yapay Zeka Birimini kurduk. Sadece 1 yıl içerisinde yüzde yüz iştirakimiz olan, finansal teknoloji şirketimiz Hayat Fintek’i ve dijital cüzdan uygulamamız Hayat Pay’i devreye aldık. Şubesiz, uçtan uca dijital bir banka olarak bankacılığı dört duvar arasından çıkaracak, bankacılık hizmetleri anlamında hem sektörde hem müşterilerimizin zihinlerinde dört duvarları aşacak çok değerli inovasyonlar yapmayı sürdüreceğiz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans, Türkiye İnovasyon Haftası’nda dijital bankaların inovasyon gücünü anlattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>