?>
?>
Konya Büyükşehir Belediyesi ve Necmettin Erbakan Üniversitesi iş birliğiyle kurulan Sosyal İnovasyon Ajansı’nda (SİA) farklı disiplinlerden gelen doktora eğitimini tamamlamış uzman öğretmenler buluştu.
“Genç Ar-Ge Programı” kapsamında Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve SİA iş birliğinde düzenlenen “Araştırmacı Öğretmenler İş Birliği Toplantısı”, potansiyel iş birliklerine atılacak adımlara ön ayak oldu.
Toplantıyla; AR-GE ve inovasyon kültürünü yaygınlaştırmak, nitelikli araştırma altyapısını güçlendirmek, yenilikçi projeler üretmek ve gençlerin araştırma projelerinde rol almalarını teşvik etmek için stratejilerin geliştirilmesi hedeflendi.
YENİLİĞİN YAYILMASI İÇİN AĞ KURULDU
Toplantı; SİA’nın inovasyon ve AR-GE faaliyetlerinin, sosyal inovasyon projelerinin, destek programlarının ve ulusal/uluslararası projelerinin yer aldığı sunum ile başladı.
Ardından katılımcılar kendilerini tanıtarak kendi alanlarıyla ilgili tasarlanabilecek yenilikçi fikirlerle iş birliği kurmaya yönelik isteklerini dile getirdi. Bu doğrultuda eğitim ve inovasyon alanında yeniliğin yayılması için ağ kuruldu.
DİSİPLİNLER ARASI KATILIM SAĞLANDI
Toplantı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı okullardaki doktora eğitimini tamamlamış uzman öğretmenlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıya güzel sanatlardan eğitim bilimlerine, sosyal bilimlerden fen bilimlerine pek çok alanda doktora eğitimi olan öğretmenler katılım sağladı.
TOPLANTININ İKİNCİ AŞAMASI 26 NİSAN’DA
Potansiyel iş birliklerinin önünü açacak konuların odağa alındığı bu verimli toplantının ikinci aşaması, 26 Nisan 2025’te düzenlenecek
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sosyal İnovasyon Ajansı’nda “Araştırmacı Öğretmenler İş Birliği Toplantısı” Düzenlendi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Teknoloji Tedarikçisinden Beklenen Çözümler
İnovasyon çağrısında uzaktan yönetim sistemleri ve gerçek zamanlı stok takibi gibi akıllı teknolojilerle operasyonel verimliliği artıran, enerji tasarrufu sağlayan soğutma sistemleriyle donatılmış yenilikçi çözümler öncelikli olarak değerlendirilecek. Minibarların sıcaklığını ortam koşullarına göre otomatik olarak ayarlayabilen ve çevre dostu soğutma ürünleriyle sürdürülebilirliği destekleyen projeler, kullanıcı dostu ve maliyet etkin olmasıyla da öne çıkacak. Seçilecek çözümlerin, otel yönetim sistemleriyle tam uyumlu şekilde çalışması hedefleniyor.
Teknoloji Tedarikçisinde Aranan Özellikler
İnci Radar ve ISM Minibar, teknoloji tedarikçilerini çevre dostu malzemelerle üretilen, yenilikçi ve enerji verimliliği yüksek çözümler sunmaya çağırıyor. Söz konusu çözümlerin, dayanıklılık ve uzun ömürlü performans vaat ederken, enerji tasarrufu sağlayarak işletmelere maliyet avantajı sunacak şekilde kurgulanması bekleniyor. Ayrıca, mevcut sistemlerle uyumlu bir şekilde entegre olabilmesi ve sürdürülebilirlik odaklı olması beklenen çözümler, uzun vadede ekonomik fayda sağlamayı amaçlıyor.
Başvuru Süreci ve Takvim
Başvurular 7 Nisan 2025 tarihinde başlayacak ve 9 Mayıs 2025’te sona erecek. Ön değerlendirme süreci 12-13 Mayıs 2025 tarihlerinde yapılacak, ardından 16 Mayıs 2025’te bilgilendirme ve soru-cevap oturumu düzenlenecek. İkinci değerlendirme 20 Mayıs 2025’te yapılacak ve kazananlar 30 Mayıs 2025’te açıklanarak PoC süreci başlayacak.
Başvuru ve Detaylı Bilgi İçin
Başvuru ve tüm çağrı detayları için İnci Radar ISM Minibar ile iletişime geçebilirsiniz.
https://inciradar.com/tr/ana-sayfa/
https://ismminibar.com/
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
ISM Minibar ve İnci Radar’dan Açık İnovasyon Çağrısı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) akademisyenleri, iç mekan hava kalitesini iyileştirmek için doğa temelli bir çözüm geliştiriyor. Mikroalgler ve bitkilerle çalışan biyoesaslı hava temizleme sistemi, çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamayı hedeflerken, multidisipliner yapısı ve yenilikçi yaklaşımıyla dikkat çekiyor.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP) kapsamında desteklenen “Fotosentetik Organizmaların Mahal Uygulamalarının Hava Kalitesine Etkisi Projesi” ile iç mekân hava kalitesini iyileştiren yenilikçi biyoesaslı bir teknolojiyi tanıttı.
DEÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Azize Ayol, gelişmeyle ilgili olarak, “Bu proje, mikroalgler ve bitkiler kullanarak geleneksel hava temizleme yöntemlerine alternatif, doğa temelli bir model geliştirmeyi amaçlıyor. Artan kentleşme ve değişen yaşam tarzı ile birlikte insanlar, zamanlarının büyük bir kısmını kapalı alanlarda geçiriyor. Bu durum, hava kirliliğinin insan sağlığına olumsuz etkilerini daha da kritik hale getiriyor” dedi.
BİYOLOJİK ESASLI TEMİZ HAVA TEKNOLOJİSİ
Prof. Dr. Ayol, bu sistemlerin geleneksel mekanik hava temizleyicilerle karşılaştırılacağını ve etkinliğinin deneysel çalışmalarla belirleneceğini ifade ederek, “Proje, mikroalgler ve bitkilerle çalışan biyoesaslı hava temizleme sistemlerinin iç mekân hava kalitesi üzerindeki etkisini incelemeyi hedefliyor. Bu yenilikçi yöntem, doğa temelli yaklaşımıyla hava kalitesini iyileştirme potansiyeline sahip. Bizler de bilimsel verilerle bu etkinliği ortaya koymayı amaçlıyoruz” ifadesinde bulundu.
EKONOMİK VE ÇEVRESEL KATKI
Projenin sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik kazançlar da sağlayabileceğine vurgu yapan Prof. Dr. Ayol, şunları ekledi: “Daha temiz hava, sağlık harcamalarını azaltabilir, enerji verimliliğini artırabilir ve iş verimliliğini yükseltebilir. Ayrıca, proje kapsamında geliştirilen mikroalgli hava temizleyicilerin ticarileşmesi de planlanıyor. Düşük enerji tüketimi ve çevre dostu yapısıyla bu teknoloji, sürdürülebilir yaşam alanları oluşturulmasına önemli bir katkı sağlayabilir. Projemize desteklerini esirgemeyen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz.”
TOPLUMSAL FARKINDALIK
Proje Yürütücüsü DEÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayça Tokuç ise proje ile çevresel sürdürülebilirlik konusunda toplumsal farkındalık yaratmayı amaçladıklarını ifade ederek, “Proje, akademik ve ticari ortakların bir araya gelmesini teşvik edecek ve şirketleri çevre dostu teknolojilere yatırım yapmaya yönlendirebilecek. Burada amaç, sağlıklı ve sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmaktır. Dokuz Eylül Üniversitesi olarak bu proje ile bilimsel araştırmaların toplumsal faydaya dönüşmesini sağlamak, herkes için sürdürülebilir çözümler sunmaya devam etmek istiyoruz” şeklinde konuştu.
MULTİDİSİPLİNER PROJE EKİBİ
Projeyi, Çevre Mühendisliği, Mimarlık, Biyomühendislik ve Makina Mühendisliği alanlarında uzman akademisyenlerden oluşan multidisipliner bir ekibin yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Tokuç, “Projede, öğretim üyelerimiz Prof. Dr. Azize Ayol, Prof. Dr. Mehmet Akif Ezan, Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Doç. Dr. İrem Deniz Can gibi deneyimli akademisyenlerin yanı sıra, Dr. Öğr. Üyesi Gizem Tuna Tuygun, Öğr. Gör. Tunahan Akış, Yonca Yaman, Hüseyin Emre Gürses, Yaşar Onur Demiral ve Seda Nur Apdik gibi genç araştırmacılarımız da aktif roller üstleniyor” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
DEÜ’den doğa temelli inovasyon: mikroalglerle temiz hava devrimi! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
HALKEVİ GENÇLİK MERKEZİ’NDE GERÇEKLEŞTİ
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nın model ve ödüllü gençlik projesi ‘Kılavuz Gençlik’ çatısı altında faaliyet gösteren Akademi Üniversite, gençlere çözüm odaklı yenilikçi fikirlerle yetkinlik kazandırmak amacıyla ‘Sosyal İnovasyon’ çalışmaları düzenliyor. Bu kapsamda Akademi Üniversite Sosyal İnovasyon Topluluğu tarafından Halkevi Gençlik Merkezi’nde yeni dönem tanıtım lansmanı gerçekleştirildi. Lansman programına; Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Raşit Fidan, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Muradiye Ateş, şube müdürleri, Sosyal İnovasyon gönüllüleri ve misafirler katılım gösterdi.
“GELECEĞİ GENÇLİK ŞEKİLLENDİRECEK”
Sosyal İnovasyon Topluluğu’nun düzenlediği sahne gösterisinin ardından Genel Sekreter Dr. Hayri Baraçlı “Gençlik Gücü: Sosyal İnovasyon ile Geleceği Şekillendirmek” adlı söyleşi gerçekleştirdi. Sosyal inovasyonun şehirlerde ve gençlerde önemli bir unsur olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Genel Sekreter Baraçlı, “Gençlerimiz kendilerini geleceğe taşıyan bir anlayışla çalışmalarına devam ediyor. İnovasyon esasen yenilik ve yeni düşünce kavramlarını ortaya koyma gayreti içerisinde faaliyetlerini yerine getirme anlayışıdır. Bizler bu anlayışla çalışmalarımızı devam ettirirken büyüklerimizi ve küçüklerimizi tanıma anlayışını da ortaya koymalıyız. Sadece insan odaklı değil, çevreyi de dikkate alan ve kaynakları verimli kullanan bir anlayışla inovasyonu ön planda tutmamız gerekiyor. Bu yüzden her yaşta üretebilecek bir anlayışa sahip olmalıyız” ifadelerini kullandı.
“SOSYAL MEDYAYI BİLGİ EDİNMEK İÇİN KULLANIN”
Ülkemizin olduğu gibi Kocaeli’nin de hedeflerinin olduğunu belirten Dr. Baraçlı “Kocaelimizin hedefi 2041. Bu hedefe ulaşırken yeni nesil, inovasyonu ön planda tutan, sosyal gelişimciliği de hedefleyen bir anlayışla çalışmalarını yerine getirmeli. Tabi ki önemli unsur dijital dönüşüm de göz ardı edilmemeli. Sosyal medyayı sadece sosyalleşmek adına değil, bilgi edinmek adına kullanmamız gerekiyor. Kölesi olmadan, onu yönetebilecek bir anlayışla çalışmalarımızı yerine getirmeliyiz. Eleştirel düşünme, problem çözme, liderlik yeteneklerinin artışı, toplumsal değişimi yönlendirme gibi kavramlarla inovasyonu ön planda tutan bir gençlik yönetimini hedefliyoruz. Beyin çürümesini de ortadan kaldırmak istiyoruz. Bu anlamda Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız gençlerin tüm girişimlerine tam destek veriyor. Artırılmış gerçeklik, yapay zeka ve sosyal medya kavramları günümüzde artık çok üst seviyelere erişti. Esiri olmadan onları yöneten bir anlayışla dijitalleşmeyi ön planda tutacağız” diye konuştu. Baraçlı daha sonra gençlerden gelen soruları cevapladı.
“SOSYAL İNOVASYON VE GENÇLERİN POTANSİYELİ”
Geleceği değiştirecek çözüm odaklı yenilikçi fikirler üretme süreci olarak tasarlanan Sosyal İnovasyon Projesi sunumunun ardından Dr. Muradiye Ateş “Sosyal İnovasyon ve Gençlerin Potansiyeli” konulu söyleşi gerçekleştirdi. Sosyal inovasyonun son 20-30 yılda ortaya çıkmış bir kavram olduğunu belirten Ateş, “Sosyal inovatif faaliyetler aslında insanlık tarihi kadar eski. Kocaeli için sosyal inovasyon, insanların ihtiyacı olan sorunlara çözüm üretmektir. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin sorunlara karşı ürettiği yenilikçi bir çözüm başka bir il için faydalı olamayabilir. Sosyal inovasyon çok yenilikçi bir yöntem fakat minik bir değişimden çok büyük etki yaratan bir değişime kadar biz her şeyi sosyal inovasyon olarak algılayabiliriz. Küçük değişimleri aslında küçümsememek gerekiyor. Özellikle gençlerin ‘Kılavuz’ ve başka şehirlerdeki çalışmalar gibi yenilikçi projelere fikir aşamasında dahil edilmesi çok önemli” ifadelerini kullandı. Program gerçekleştirilen çekiliş ve hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı gençlerle buluştu: Gençlik ‘Sosyal İnovasyon’ ile geleceği şekillendirecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Necmettin Erbakan Üniversitesi ile birlikte kurduğu Sosyal İnovasyon Ajansı’nın Meram Yerleşkesi’ndeki imza törenine katılan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ercan Uslu, Sosyal İnovasyon Ajansı’nın veriye dayalı politika üretme ve istatistiki bilgileri şehir hayatında daha ayakları yere basan politikalar şekline getirme konusunda çok başarılı çalışmaları olduğunu söyledi.
“DAHA KAMİL BİR TOPLUM OLUŞTURMA KONUSUNDA ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ”
İlk istatistik okulunun 25 Nisan 2025’te açılacağını paylaşan Uslu, “Biz de bu bilgileri hem yatay olarak şehrin teknik ve sosyal gelişmelerinde, hem de dikey olarak iyiliğin, erdemlerin şehirde hakim olması, daha kamil bir toplum oluşturma konusunda da elimizden geleni yapacağız. Verileri bizimle paylaştıkları için TÜİK Başkanlığımıza çok teşekkür ediyorum” dedi.
“İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALADIĞIMIZ İÇİN MEMNUNİYET DUYUYORUZ”
TÜİK Başkan Yardımcısı Abdullah Yüksel de “Türkiye İstatistik Kurumu olarak Büyükşehir Belediyemizle ve Sosyal İnovasyon Ajansımızla bu şekilde bir iş birliği protokolü imzaladığımız için büyük memnuniyet duyuyoruz. Sayın Genel Sekreterimize ve ajans yetkililerimize teşekkür ediyorum” değerlendirmesini yaptı.
Konuşmaların ardından Sosyal İnovasyon Ajansı’nda TÜİK Veri Ofisi kurulmasına ilişkin protokolün imzaları atıldı.
GENÇLER İÇİN EĞİTİMLER VE ATÖLYELER YAPILACAK
TÜİK Veri Ofisi ile saha araştırmaları, sosyo-ekonomik göstergeler, istatistik okuryazarlığı gibi konularda gençlere yönelik eğitimler ve atölyeler düzenlenerek ilgili veri tabanlarına ulaşım imkanı sağlanacak. Genç araştırmacıların ofisi kullanarak nitelikli bilimsel yayınlar geliştirmesi ve TÜİK’in çalışma alanı olan istatistik biliminde farkındalık kazanmaları hedefleniyor.
Programa; TÜİK Konya Bölge Müdürü Muammer Kubaloğlu ve Uluslararası İstatistikler Daire Başkanı Cihat Erce İşbaşar da katıldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sosyal İnovasyon Ajansı’nda TÜİK Konya Veri Ofisi Kurulmasına İlişkin Protokol İmzalandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Dünya Ekonomik Forumunun (WEF) Eylül 2024’te hayata geçirdiği “Quantum Application Hub’a” kabul edilen 13 şirket arasında yer alan Ford Otosan’ın projesi, 20-24 Ocak 2025 tarihlerinde Davos’ta düzenlenen WEF Yıllık Toplantısı’nda ‘en iyi uygulama örnekleri’ arasında gösterildi.
Ford Otosan, inovasyon yolunda attığı stratejik adımlarla Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Quantum Application Hub’a kabul edilen ilk otomotiv üretim şirketi oldu. Quantum Computing teknolojisini otomotiv sektöründe üretim planlama sürecine entegre etme hedefiyle, sektöre yenilikçi bir yaklaşım getirdi. Bu önemli adım, Ford Otosan’ın inovasyon yolundaki kararlılığını ve küresel liderlik hedeflerini bir kez daha ortaya koydu. Şirketin bu projedeki başarısı, 20-24 Ocak 2025 tarihlerinde Davos’ta düzenlenen WEF yıllık toplantısında dünyaya tanıtılan en iyi 13 uygulama örneğinden biri olarak uluslararası düzeyde takdir edildi.
Üretim Sırasının Optimize Edilmesiyle Artan Saatlik Kapasite
Ford Otosan, dünyada tek üretim üssü olduğu Ford Transit’in 1.500’den fazla varyantıyla artan üretim karmaşıklığını yönetmek için Gölcük Fabrikası’ndaki gövde üretim hattına Quantum Computing teknolojisini entegre etti. Bu yenilikçi teknoloji, farklı özelliklere sahip araçların üretim sırasını optimize ederek, geçiş sürelerini azaltıyor ve iş yükü dengesini sağlıyor.
Yoğun talep dönemlerinde saatte 0,1 araç daha fazla üretim kapasitesine ulaşmayı mümkün kılan bu uygulamanın, yalnızca üretim hattında değil, fabrikanın diğer alanlarında da önemli verimlilik artışlarına olanak tanıyacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor. Teknolojinin, tedarik zinciri yönetimi ve lojistik gibi süreçlerde de uygulanmasıyla, tedarikçi sevkiyatlarıyla ilgili belirsizliklerin daha iyi yönetilmesi, varyantlar arası üretim geçiş sürelerinin daha da kısaltılması, iş gücünün daha dengeli kullanılması ve ekipman arıza sürelerinin azaltılması hedefleniyor. Bu uygulama, Ford Otosan’ın operasyonel verimliliği artırma ve dijital dönüşümde lider olma vizyonunun bir parçası olarak, üretim süreçlerinde devrim niteliğinde bir değişim sağlıyor.
Ford Otosan Lideri Güven Özyurt: “Quantum hesaplama teknolojisinin üretim süreçlerimize entegrasyonu, Ford Otosan’ın inovasyon yolunda ne kadar kararlı ve ileriye dönük bir vizyona sahip olduğunun güçlü bir kanıtı”
Ford Otosan Lideri Güven Özyurt, inovasyonun Ford Otosan’da bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Quantum hesaplama teknolojisinin üretim süreçlerimize entegrasyonu, Ford Otosan’ın inovasyon yolunda ne kadar kararlı ve yenilikçi teknolojilere odaklanan bir yaklaşım benimsediğimizin güçlü bir kanıtıdır. Bu adım, binlerce değişkeni analiz ederek klasik bilgisayarların çok uzun zamanda üreteceği çözümlerini dakikalar içinde sunmamızı sağlıyor. Bu sayede üretim çizelgelerimizi daha verimli hale getirirken, operasyonlarımızı da daha esnek bir yapıya kavuşturuyoruz. Küresel otomotiv sektöründe bu düzeyde bir uygulamanın başka bir örneğinin olmaması, ileriye dönük vizyonumuzu bir kez daha kanıtlıyor.” dedi.
Ford Otosan’ın Global Lighthouse Network Vizyonu Yeniköy’e Taşınıyor
Ford Otosan, 2019 yılında Endüstri 4.0 uygulamalarıyla WEF tarafından “Global Lighthouse Network”e dahil edilen Gölcük Fabrikası’ndaki öncü başarısını, şimdi Yeniköy Fabrikası’na taşıyor. Bu global prestije sahip fabrika, üretimde dijitalleşme ve yenilikçilikte bir referans noktası olmayı sürdürürken, Yeniköy’de de Quantum çizelgeleme sistemiyle yeni bir döneme imza atılması hedefleniyor.
Gölcük Fabrikası’nda gövde üretim hattında uygulanmak için planlanan Quantum çizelgeleme sistemi, Yeniköy Fabrikası’nda da ilerleyen dönemde Ford Custom araçlarının üretim süreçlerini optimize etmek için devreye alınacak. Bu ileri teknoloji sayesinde, sadece gövde üretim hattının çizelgelemesini iyileştirmek hedefiyle yetinilmeyecek; pres, gövde üretim, boyahane, montaj ve tampon stok bölgeleri gibi tüm üretim aşamalarını uçtan uca ele alarak optimize etme hedefiyle çalışmalar genişletilerek çok daha fazla verimlilik elde edilebilecek.
Quantum Çözümleri İçin Küresel Bir Platform: WEF Quantum Application Hub
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Quantum Application Hub, quantum teknolojilerini benimseyen öncü projeleri ve bu projelerin sektörlere sunduğu yenilikçi çözümleri sergilemeyi amaçlayan bir platform olarak öne çıkıyor. Platform, kuantum teknolojilerinin pratik uygulamalarını sergileyen projelere ev sahipliği yapıyor. Bu projeler, kuantum hesaplama, kuantum iletişimi ve kuantum sensörleri gibi alanlarda yenilikçi çözümler sunarak, endüstrilerde verimliliği artırmayı ve yeni fırsatlar yaratmayı amaçlıyor.
Quantum Computing teknolojisi nedir?
Quantum Computing (Kuantum Hesaplama), kuantum mekaniğinin temel ilkelerine dayalı olarak bilgi işlem yapan bir teknolojidir. Geleneksel bilgisayarların bitler yerine kuantum bitleri (qubit) kullanması sayesinde, aynı anda birden fazla olasılığı işleyebilme kabiliyeti sunar. Bu teknoloji, geleneksel bilgisayarlardan çok daha karmaşık ve büyük veri setlerini kısa sürede analiz etme yeteneğine sahiptir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ford Otosan, inovasyon yolunda bir ilki daha gerçekleştirdi: Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Quantum Application Hub’a Kabul Edilen İlk Otomotiv Şirketi Oldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Teknoloji hızla gelişirken inovasyon da şirketlerin günümüzün rekabetçi ortamında etkin bir rol alması için hayati derecede önem taşıyor.
“EcoTank’le baskı sektöründe devrim yarattık”
Uyguladıkları tüm aksiyonlarda Epson’un misyonu ekseninde hareket ettiklerinin ve verimli, kompakt inovatif stratejiler yoluyla daha iyi bir dünya yaratmaya yardımcı olmayı hedeflediklerinin altını çizen Epson META-CWA Ticari Operasyonlar Başkan Yardımcısı Suat Özsoy, “Amacımız, tüketicilerden gelen taleplere doğru çözümler sunmak. Bu kapsamda; canlı, doğal renkler sunan, enerji tasarrufu sağlayan ve eşsiz bir performans sergileyen 3 çipli LCD (3LCD) projektörler gibi inovatif ürünlere imza atmayı sürdürüyoruz. 2010’da yeniden doldurulabilir mürekkep tanklarına sahip, kartuşsuz, yenilikçi bir çözüm olan EcoTank yazıcılarımızla da baskı sektöründe devrim yarattık. Bu yenilikle, tek kullanımlık mürekkep kartuşlarına olan ihtiyacı ortadan kaldırarak plastik atığı azalttık ve tüketicilere üç yıla kadar yetecek mürekkep sağlarken önemli ölçüde maliyet tasarrufu sunduk. İnovatif çözümümüzle, milyonlarca pound değerindeki plastiğin çöpe atılmasını önleyerek müşterilerimize hem çevresel hem de ekonomik açıdan daha sürdürülebilir bir seçenek geliştirdik.” diyor.
“Şirketler, kurumsal bir inovasyon kültürü oluşturmalı”
Rekabet, hızlı teknolojik gelişmeler ve değişen tüketici beklentilerinin inovasyondaki temel itici güçler olduğunu belirten Suat Özsoy, “Rekabette söz sahibi olmak için şirketler, yapay zekâ gibi teknolojileri benimsemeli ve müşterileriyle olan iletişimlerini güçlendirmeliler. Ayrıca, kurumların Ar-Ge’ye yatırım yapmaları ve kurumsal bir inovasyon kültürü oluşturmaları da büyük önem taşıyor. İşletmeler, yeniliklere yatırım yaparken kaynak kısıtlamaları, risk faktörü ve değişime karşı piyasa direnci gibi zorluklarla sıklıkla karşı karşıya kalabiliyor. Bu engeller, güçlü bir inovasyon stratejisi, liderlik yaklaşımı ve ‘hesaplanmış riskler’ alma isteğiyle aşılabilir.” açıklamasında bulundu.
“Ar-Ge’ye günde 1,14 milyon euro yatırım yapıyoruz”
Epson META-CWA’da misyonlarının inovasyon ekseninde müşterilere daha iyi hizmet eden yaratıcı ürünler sunmak olduğunun altını çizen Özsoy, “Yaratıcılığa açık inovatif yaklaşımları benimsemek markamızın kimliğinde önemli bir konumda bulunuyor. Epson olarak globalde, Ar-Ge’ye günde yaklaşık 1,14 milyon euro ve sürdürülebilirliği daha da ileriye taşımak, 2050 yılına kadar karbon-negatif ve yeraltı kaynaklarından arınmış hale gelmek için 770 milyon euronun üzerinde yatırım yapmaktayız. Kurumumuz, 2024 Red Dot Tasarım Ödülleri’nde, insanların hayatlarını ve toplumu zenginleştiren tasarımlar sunan ‘Ürün Tasarım Kategorisinde’, ‘En İyinin En İyisi Ödülü’ de dahil olmak üzere birden fazla ödüle layık görüldü. Yatırımlarımızın karşılığını almak bizleri çok mutlu ediyor.” dedi.
“Dünyamızı koruyan, sürdürülebilir çözümler geliştiriyoruz”
Yeniliğe odaklanmanın yalnızca tüketiciler için değil aynı zamanda dünyamız için de uzun vadeli hedeflere ulaşmak anlamında çok önemli olduğunu vurgulayan Epson META-CWA Ticari Operasyonlar Başkan Yardımcısı Suat Özsoy, “Japon kültüründen ilham alan köklerimiz, Sho-Sho-Sei (kompakt, hassas ve verimli) ve Monozukuri (üretim sanatı ve bilimi) ortak felsefelerimize bağlı kalarak sınırlı kaynaklardan sıra dışı ürünler üretme geleneğine dayanıyor. Ürün inovasyon stratejimizin temel taşı olarak sürdürülebilirliği benimsiyoruz. Bugüne dek çevresel etkiyle ilgili sorunlara çözümler ürettik ve tüketicilerin çevre bilincine sahip teknoloji çözümlerine olan talebini karşıladık. ‘Micro Piezo’ teknolojimizle çalışan ısısız mürekkep püskürtmeli yazıcılarımız lazer teknolojisine kıyasla enerji tüketimini ve karbondioksit emisyonlarını yüzde 83’e kadar azaltıyor. Mürekkep enjeksiyon sürecinden kaynaklanan ısıyı ortadan kaldırarak enerji kullanımını azaltan çözümümüz, güvenilirliği artırırken baskı süresini de hızlandırıyor. Isısız teknoloji, atığı en aza indirirken çeşitli malzemeler üzerinde yüksek kaliteli baskı yapılmasını sağlayarak evlerde, iş yerlerinde sürdürülebilir ve verimli baskı için yeni bir standart belirliyor.” şeklinde sözlerini sürdürdü.
“Globalde faaliyet gösteren kurumlar arasında sürdürülebilirlikte en iyi yüzde 1 arasındayız”
Epson tarafından geliştirilen tüm ürünlerin hem bireylerin hem de işletmelerin beklentilerini karşılarken markanın sürdürülebilirlik hedeflerine de uyum sağladığını belirten Özsoy, “Bu stratejimiz paralelinde kısa süre önce EcoVadis’ten sürdürülebilirlik konusunda platinum derecesi aldık. Bu derece bizi sürdürülebilirlik alanında sektörümüzde faaliyet gösteren şirketler arasında globalde en iyi yüzde 1’i arasına yerleştirdi. Müşterilerimizin daha sağlıklı bir çevre inşa etme taahhüdümüze destek olarak bizi tercih etmelerinden gurur duyuyoruz. Çeşitli şirketler ve araştırma kuruluşlarıyla iş birliği yaparak açık inovasyonu aktif olarak desteklemeyi sürdürüyoruz. Topluma ve insanların hayatına değer katmak ve daha iyi bir dünya inşa etmeye yardımcı olmak için inovasyonun gücüne inanıyoruz; bu nedenle teknolojinin tüketiciler, işletmeler ve dünyamız için yapabileceklerini hayal etmeye devam ediyoruz. Rekabette öne çıkmak isteyen şirketler, inovasyonu müşteri odaklı, dinamik bir süreç olarak benimsemeli. Tüketici ihtiyaçları ve teknolojik gelişmeler hızla değişiyor ve gelişiyor. Böylesine aktif bir ortamda inovasyona öncelik veren şirketler geleceği şekillendirmede öncü bir rol üstlenecek.” şeklinde konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İnovasyon geleceği şekillendirecek; şirketler, kurumsal bir inovasyon kültürü oluşturmalı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Planlama Ajansı (İZPA) tarafından şehrin uzun vadeli vizyonunu ve stratejilerini şekillendirmek üzere hazırlanan İzmir Vizyon 2074 Çerçeve Belgesi için “Nasıl Bir İzmir” panel serisi devam ediyor. Toplam 8 panel ve 8 atölye çalışmasından oluşan ve Doç. Dr. Murad Tiryakioğlu moderatörlüğünde düzenlenen “Nasıl Bir İzmir” serisinin beşinci paneli İzQ Girişimcilik Merkezi’nde gerçekleşti.
Erdil: Eğitimde büyük bir erozyon mevcut
“Bölgesel Kalkınma ve Kentsel İnovasyon” başlıklı panelin ilk konuşmacısı olan Orta Doğu Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkan Erdil, kalkınma yolunda planlamanın büyük önem taşıdığını ancak uygulanabilen planın iyi bir plan olarak tanımlanabileceğini, aksi halde dilek listesinden öteye geçemeyeceğini vurguladı. Prof. Dr. Erdil, Türkiye’de bir ‘Ar-Ge fetişizmi’ olduğunu, oysa Ar-Ge olmadan da inovasyon yapılabileceğini ifade ederken, “Eğitimde büyük bir erozyon mevcut, kamu kaynaklarıyla yetiştirilen öğrencileri yurt dışına kaçırıyoruz. Üniversitelerde bu kadar teknoloji transfer ofisine ihtiyacımız var mı? Birçok üniversitenin bu ofislere paralel oranda patent üretimi yok. Açık bilgi ekosistemlerinin desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.
Lenger: Yaratıcılık temelli inovasyon tercih edilmeli
Erdil’in ardından söz alan Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykut Lenger ise kentsel inovasyon stratejileri üzerinde durdu. Lenger, sosyal girişimciliğin kritik bir başlık olduğuna dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Burada kâr amacından çok sosyal refah önemlidir. Bu girişimcilik türü ile marjinalleşmiş grupların güçlendirilmesi, giderilmemiş ihtiyaçların giderilmesi, sosyal sermaye geliştirilmesi amaçlanır. Akıllı kent ve akıllı yönetişim başlığına gelecek olursak, bilgi iletişim teknolojileri ve yapay zekâ ile kentlerin yönetiminin sürdürülebilirliğini ve yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan bir anlayış hâkim olmalı. Akıllı enerji yönetim sistemleri ile kaynakların verimli kullanımı, yurttaşlara daha iyi hizmet verilmesi sağlanmalı. Konvansiyonel inovasyonun tersine düşük maliyetli, basit, büyük tüketici gruplarına yönelik ve yaratıcılık temelli inovasyon tercih edilmeli.”
“Mevcut inovasyon anlayışı değişmeli”
Panelin son konuşmacısı olan Kastamonu Entegre AŞ’den Dr. Hüseyin Güler, bugün konuşulan sorunların kaynağının hâkim inovasyon anlayışı olduğuna ve bu anlayışın hızlı tüketim, aşırı kentleşme, aşırı kaynak tüketimi, kaynakların verimsiz kullanımı gibi sorunları doğurduğuna işaret etti. Fosil yakıtlara dayanan motorlar, tek kullanımlık plastikler, monokültür tarımın bunun örnekleri olduğunu belirten Güler, şunları söyledi:
“Mevcut inovasyon yaklaşımına alternatif, sorumlu bir inovasyon yaklaşımıdır. İnovasyonun ‘ihtiyaç var mı’, ‘yapılabilir mi’, ‘yapmaya değer mi’ şeklindeki üç sorusu yeterli değil. Bunlara ‘sürdürülebilir mi’ ve ‘etik mi’ sorularını da eklemek gerekiyor. Yaşam alanlarında, binalarda doğal malzemelerin kullanımını nasıl artırabileceğimize yönelik çalışmalıyız. Çünkü bu doğal malzemelerin karbon ayak izinin düşük olması ve karbon yutağı olma özelliği var. Vizyon 2074, keşif odaklı olmayı gerektiriyor ve bugünün verimlilik odağından çıkıp oraya gidebilmeye odaklanmamız gerekiyor. Bugün ve yarın arasında dengeli bir yaklaşıma ihtiyacımız var.” Panel, konuşmaların ardından soru-cevap bölümü ile sona erdi.
Panel serisi devam ediyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Planlama Ajansı tarafından kurgulanan “Nasıl Bir İzmir” çalışması, iki haftada bir tüm İzmirlilerin katılımına açık olarak gerçekleşecek paneller ve bunları takip eden atölye çalışmaları ile devam edecek. Çalışmanın, Vizyon 2074 Çerçeve Belgesi’ne önemli çıktılar sağlaması bekleniyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Nasıl bir İzmir” serisi, “Bölgesel Kalkınma ve Kentsel İnovasyon” paneli ile devam etti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Planlama Ajansı (İZPA) tarafından düzenlenen ve İzmir’in geleceğini şekillendirecek İzmir Vizyon 2074 Çerçeve Belgesi’nin hazırlanmasına girdi oluşturacak “Nasıl Bir İzmir” panel serisi etkinlikleri 4 Ocak Cumartesi günü İzQ Girişimcilik Merkezi’nde gerçekleşecek “Bölgesel Kalkınma ve Kentsel İnovasyon” başlıklı panel ile devam ediyor.
Sosyal inovasyonun aracı rolüne odaklanılacak
“Bölgesel Kalkınma ve Kentsel İnovasyon” başlıklı beşinci panelde, bölgesel kalkınmanın, öncelikli sorunlar ve ihtiyaçlar odağında, kültürel dinamiklere göre nasıl sağlanabileceğinin yanında kritik kentsel hizmetlerin ve altyapıların nasıl daha sürdürülebilir, dirençli ve kapsayıcı olabileceğine ilişkin sosyal inovasyonun aracı rolüne odaklanılacak. Prof. Dr. Aykut Lenger, Prof. Dr. Erkan Erdil ve Dr. Hüseyin Güler’in konuşmacı olarak katılacağı panel, saat 11.00’de başlayacak.
Şubat 2025’e kadar devam edecek
İZPA Vizyon 2074 Strateji Ofisi yürütücülüğünde düzenlenen ve Doç. Dr. Murad Tiryakioğlu’nun moderatörlüğündeki panel serisi, İzmir’in ekonomik, ekolojik ve toplumsal geleceğine dair derinlemesine bir tartışma zemini sunmayı hedefliyor. Paneller, makro ölçekli ve vizyona yönelik stratejik temalar etrafında periyodik olarak düzenlenecek ve Şubat 2025’e kadar devam edecek.
Panel Serisinin Temaları ve Programı
Toplam sekiz panelden oluşan Kent Konuşmaları serisi, İZPA ofislerinin çalışma alanlarını tamamlayacak şekilde tasarlandı. Panellerin her biri, İzmir’in öncelikli sorunlarına ve geleceğe dair fırsatlarına odaklanacak şekilde planlandı. Serinin her paneli, İZPA’nın YouTube kanalından erişime açılarak geniş bir izleyici kitlesine ulaşıyor; İzmir’in 2074 vizyonuna dair kurumsal bir hafıza oluşturulması amaçlanıyor.
Seri; Tasarım Kenti ve Kentin Tasarımı, Sağlıklı Bir İzmir ve İzmir’de Birlikte Yaşamak başlıkları üzerinden hazırlanan paneller ile devam ederken, her panel, alanında uzman akademisyenleri misafir edecek ve İzmir’in geleceğini katılımcılarla birlikte tartışma ortamı sunacak.
“Nasıl Bir İzmir” panel serisi daha önce “İzmir’in 2074 Vizyonu” , “Gıda ve Tarım”, “Körfez ve Havzalar”, “Kent İçin Müşterek Veri” başlıklarıyla yapılmıştı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Nasıl Bir İzmir” panel serisinde bölgesel kalkınma ve kentsel inovasyon konuşulacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Programa, Ege Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. İskender İnce, EGİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Arda Yılmaz, Ege Teknopark Genel Müdür Yardımcısı Anıl Baybura, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından uzmanlar, EGİAD temsilcileri, girişimciler ve yatırımcılar katıldı. Ege D-Tech Proje Koordinatörü ve Ege Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. İskender İnce’nin konuşması ile başlayan etkinlikte Ege Teknopark ve Ege D-Tech Projesinin tanıtımları yapıldı.
Ekosistemin önemli aktörlerinin bir araya geldiği etkinlik ile ilgili bilgi veren Ege Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. İskender İnce, “Ege Teknopark, üniversitemizin uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda, Ar-Ge ve inovasyon konusunda Türkiye’nin öncü teknoparkları arasında yer alıyor. Güçlü bir kadroya sahibiz. Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Necdet Budak’ın öncülünde hazırlanan ve Ege Teknopark’ın yürütücülüğünü yaptığı Ege D-Tech Projesi kapsamında bilim ekibimiz ile birlikte bir proje tanıtımı gerçekleştiriyoruz. Başta Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak hocamız olmak üzere üst yönetimimiz girişimcilik konusuna özel önem veriyorlar. Etkinliğimiz, ülkemizin dört bir yanından seçilmiş yenilikçi start-up’ların geliştirdiği ileri teknoloji ürünlerini ve çözümlerini tanıtacağı özel bir platform sunmaktadır. Bununla birlikte, girişimcilerimiz tarafından geliştirilmiş derin teknolojilerin iş dünyasına entegrasyonunda önemli bir köprü görevi üstlenmekte ve katılımcılara yapay zeka, biyoteknoloji enerji ve daha birçok alanda öncü projeleri yakından tanıma fırsatı sunmaktadır. Bugün bu proje kapsamında alanında oldukça yetkili ve deneyimli 19 firmamız sunumlarını gerçekleştirecekler. Bugün bu değerli toplantı sonunda yeni başarı hikayelerine imza atmış olacağız. Bu etkinlik kapsamında, ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesine katkı sunacak değerli ürünlerin çıkacağına inanıyorum. Ege Üniversitesi ve Ege Teknopark olarak buna katkı sunacak olmanın büyük mutluluğunu duyuyoruz” diye konuştu.
“Proje, İzmir’i derin teknoloji alanında önemli bir noktaya taşıyacak”
Proje hakkında açıklamalar yapan EGİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Arda Yılmaz, “Ege D-Tech Projesi, İzmir’i derin teknoloji alanında önemli bir noktaya taşımayı hedefleyen stratejik ve kapsamlı bir girişimdir. Proje, bölgenin inovasyon ve teknoloji gelişimini destekleyerek, girişimcilerin uluslararası pazarda rekabet edebilir yenilikçi ürünler geliştirmelerine yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Sağlık, sürdürülebilirlik, enerji krizi, enerji kaynaklarının doğru tüketilmesi gibi birçok alanda çalışmalar hızla devam etmektedir. Bu zorlukların üzerinden gelinebilmesi için; stratejik yatırımlar ve derin teknolojik yatırımlar çok önemli bir noktadır. Gelecek derin teknolojilere yapılan yatırımların altında yatmaktadır ve inovasyonu destekleyen ve bütün potansiyeli gerçekleştirecek olan da gençlerdir. Derin teknoloji temalı bugünkü etkinliğimizde daha uzun vadeli bir bakış açısıyla baktığımızda, bu alanlar üzerindeki çalışmaların ve yatırımların da birçok iş fırsatına, birçok teknolojik gelişme fırsatına öncülük edeceğini biliyoruz” dedi.
Etkinlik kapsamında, Ege D-Tech Ticarileştirme Programı’nda yer alan 19 derin teknoloji odaklı girişimci firmanın temsilcileri sunum yaptı. Etkinlik sonunda katılımcılara teşekkür belgeleri takdim edildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bölgenin Ar-Ge ve inovasyon üssü Ege Teknopark, yenilikçi projelerine devam ediyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>